YAZARLAR

Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki, padişah olan Kanuni bile bu dünyadan eli boş gitmiştir.

***

Adalet kavramı ve sözcüğü sadece biz de değil, tüm ülkelerde sıkça gündeme gelir ve tartışılır, polemiklere dek uzanır, gider. Ancak tartışmalar ve polemikler de bir zaman sonuca varılmaz. Bir tartışma başka bir tartışmayı, bir polemik bir başka polemiğe neden olur. Bu bağlamda uzlaşma kültürü hep “yok” sayılır.

İşin içine siyaset girer, ticaret girer, toplum katmanları girer ve en önemlisi halk da girer.

Yassıada duruşmalarından başlayarak Silivri’ye uzanan uzun ve ince yolda “adalet” kavramının tartışmaları daha da ağırlık ve yoğunluk kazandı. Moda olan şike iddialarının ana eksenine “adalet” oturdu. Âli mahkemeler Anayasa, Yargıtay ve Danıştay ‘atamalar ve düzenlemeler ile YSK’nın yapılanmasındaki yakınmaların içinden yine “adalet” çıkıyor.

Yeni Anayasa’nın taslak metni yok, ancak konuya ilişkin tartışmalar kimi zaman sert, kimi zaman da sert sürüp gidiyor.

Devletin var oluşu ve yaşamın sürdürmesinin ana eksenini adalet oluşturmaktadır.

II. Ömer’den itibaren, hatipler hutbenin sonunda Nahl Suresi’nin 90’ıncı ayetini okurlar;

“Allah adaleti emreder!”
Ne zaman “adalet” tartışması ve polemikleri başlasa ünlü düşünür Bertolt Brecht’in söyledikleri zihin jimnastiğimde adeta resmi geçit yapar;
■ Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
Bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt…
Bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat,
Azaldı mı ekmek, başlar açlık…
Bozuldu mu tadı, başlar hoşnutsuzluk
boy atmaya.
***

…….. Yeter katıksız, kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!
Bolsa insanın önünde ekmek,
lezzetliyse,
Gözler öbür yiyeceklere yumulsa da
olur.

Ama her şey bollaşmaz ki birden bire…
Bilirsiniz, nasıl bolluk doğurur ekmek:

Adaletin ekmeğiyle beslene beslene…

Ekmek her gün nasıl gerekliyse,
adalet de gerekli her gün,
Hem o, günde birçok kez gerekli.
Sabahtan akşama dek, iş yerinde,
eğlencede,
Hele çalışırken canla başla,
Kederliyken, sevinçliyken,
Halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe,
Günlük, has ekmeğine adaletin.

Madem adaletin ekmeği bu kadar
önemli,
Onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin?
Öteki ekmeği kim pişiren?
Adaletin ekmeğini de, kendisi
pişirmeli halkın,
Gündelik ekmek gibi;
Bol, pişkin, verimli…
Bertolt Brecht’in bu öngörüleri, kuşkusuz dün geçerliydi, bugün de geçerli, yarınlar da da sürekli geçerli olacak;

“Adaletin ekmeğini de, kendisi
pişirmeli halkın,
Gündelik ekmek gibi;
Bol, pişkin, verimli.”

BİR DAMLA;

■ Kılıcın yapamadığını adalet yapar.

■ Adalet olmadan düzen olmaz.

—–

YAMAN AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Barış Yaman’ın değerli annesi Hacer Yaman’ın tramvay kazasında ağır yaralandığını ve her türlü çabaya karşın yaşama veda ettiğini üzüntü ile haber aldım. Bu acı kayıptan dolayı Yaman ailesinin acısını paylaşırım. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun. R-B

> Yeni Meram >Yazarlar > HALKIN EKMEĞİ ADALETTİR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.