YAZARLAR

Ermenek Yukarı Çağlar - Mehmet Bildirici - Yeni Meram Gazetesi

Anadolu çeşitli uygarlıklara beşik olmuş bir coğrafyadır. Bir açık hava müzesidir denilebilir. Ben bu yazımda Karaman-Ermenek Yukarı Çağlar köyünde (Sbede-İzvit) Roma döneminde yapılmış olan bir su tünellerinden yeniden söz edeceğim. Yukarı Çağlar köyüne Ermenek Taşkent yolu üzerinde bulunan Güneysınır beldesinden sapılarak 5 km bir yolla ulaşmak mümkündür. Yukarı Çağlar, suyu bol ormanlarla kaplı doğal güzellikleri olan yaşanacak bir yerdir. Benim buraya ilk gelişim şöyle olmuştur.

 

DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 1994 yayınlanan “KONYA TARİHİ YAPILARI” kitabımın hazırlanması kapsamında Sayın Ermenek Belediye Başkanı Halil Akbulut’un yönlendirilmesi ile 1991 Eylül ayında Yukarı Çağlar su tünellerini görmüş ve çok farklı anıtsal su yapısı olduğunun farkına varmıştım. Buradaki su yapıları ve tünellerini DSİ tarafından yayınlanan kitabında kısaca bahsetmiştim. Bundan büyük bir kıvanç duymaktayım.

1991 yılından bu yana Konya çevresinde başka bilinmeyenlerin de farkına vardım. Örnek olarak Konya Karaman arasında Akarköy (Zosta) su kehrizleri (tünelleri), Konya’nın hemen yanı başında ve bugün Konya ile birleşmiş Sille’nin su yapılarının planını çıkardım. Ereğli Ayrancı Pınarkaya köyünde bilinmeyen bir antik kent (Kastabala ?) olduğunun farkına vardım ve Anıtlar Kuruluna tescilini sağladım

 

Ama Sbede konusunda farklı bir durum gelişti. Bu köyden Ali Aktürk, Ramazan Bahar ve Durmuş Ali Özbek ile tanıştım. Abdullah Çıkrık’ın arazi Jibi ile katılımıyla 2011 yılında 3-4 gün süren bir gezi ve araştırma yaptık. Bu arada Mehmet Aktürk uydudan tünelin planını çıkardı.

Daha sonra çıkardığım bir özeti Ekim 2012 de Konya Liselilerin Ermenek gezisinde Güneysınır Belediye Başkanına ve geziye katılan yüksek bürokratlara sundum.

 

Aynı yıl İsrail’de yapılan Uluslararası Tarihi Su Toplantında İngilizce olarak sundum,  Sempozyum Bildiriler kitabında İngilizce olarak yayınlandı.

 

“Cura Aquarum in Israel II sayfa 275-284” Bildiri Web 2014 Türkçe II 1.6 bölümünde 40 numara) ulaşılabilir.

 

Bu defa 2019 yılında yeni bir gelişme oldu. İzvitli DURMUŞ ALİ ÖZBEK memleketi İzvit (Yukarıçağlar) hakkında ikinci kitabını yayınladı. İLK KALE

Basılma aşamasında iken benden kitap kapağı için bir yazı istedi, nasıl mutlu olduğumu anlatamam ben bunu zevkle yazmadan önce içeriğini görsem iyi olur dedim. Yayınlanacak kitabının içeriğini gönderdi. Arka kapağında benim yazım yer almaktadır

 

Durmuş Ali Özbek köyü hakkında her çeşit tarihi, görüşe yer vermiş, kitabına her objenin fotoğrafını (100 civarında) koymuş çok büyük bir emek harcamış. Kendisini candan kutluyorum.

 

Kitabı inceledim. Fotoğraflar arasında özellikle su tesislerinde kullanılmış kurşun boru parçası, basınç altında kullanılmış künk boru resimlerini görünce gözlerim fal taşı gibi açıldı. Ayrıca yeni bulunmuş başka bir oyma kilise, kaya mezar düzenlenmesinde bulunmuş insan cesetleri çok çok dikkatimi çekti. Eline sağlık dostum Durmuş Ali Özbek diyorum.

 

Antik Sbede (izvit) dünya ölçüsünde anıtsal bir su sistemine sahip bir mühendislik harikası olmasına karşı, dağlık bir coğrafyada olduğundan ismi duyulmamıştır.

 

Bölge hakkında bilgiler veren antik yazarlar Sicilius (M.Ö 90-30) ve Strabo (.Ö 65- MS 23) kitaplarında görünmez. Sbede’yi ziyaret eden ilk batılı tarihçi George Bean 1903-1977) köyde misafir edilmiştir. Bean antik yazı (inscription) için gelmiş, ama bulamamıştır. Bugün itibariyle de bulunmuş yazıt yoktur. Bean’ın Taşeli hakkındaki çalışmaları çok yararlı bir kaynaktır. “-Journey in Rough Cilicia”

 

Ayrıca arkadaşım Halit Bardakçı’nın Bütün Yönleri ile Ermenek kitabı da elimin altında, arkadaşım dostum Halit Bardakçı ile 1991 yılında tanışmış Ermenek’in çeşmelere su veren avgınların planını çıkarmıştık.

 

Ben bütün yayın yüzlerce resimleri ve zamanla yeni gelişmeleri göz önüne alarak bir güncelleme yapmanın yararlı olacağına karar verdim.

 

SBEDE SU TÜNELLERİ NEDEN ÖNEMLİ

 

Antik dünyada ve Anadolu’da pek çok tünel örneği vardır. Yaklaşık 50-100 m ara ile kuyular kazılır, bunlar tabandan birleştirilir. İran’da, Doğu Anadolu Van’da, Urfa Germüş (Dağ Eteği) güzel örnekler vardır.

 

Ama burada tüneller çok dik yamaçlarda kaya içine kazılmış dik kuyular yerine yatay pencereler vardır, topraklar buradan aşağı boşaltılmıştır. Bir örneği Silifke Lamas (Limonlu) çayından aynı dönemlerde yapıldığı düşünülen Diocaesera (Uzuncaburç) su getiren tünellerdir. Başkaca da bir örnek gösteremiyorum

 

Buradaki tüneller yaklaşık 4 km dir. Bu uzunlukta görülen nadir tüneller vardır. Ayrıca tünelin gayesi içinde suya yol vermek ve bakım onarım için içinden bir insanın geçmesini sağlamaktır.

 

Ben 28 yıl konu üzerinde çalışan bir kişi olarak bu güzellikte başka tünele rastlamadım. Bu bir mühendislik harikasıdır. Roma imparatorluğunun en güçlü olduğu 2 ve en geç 3 yüzyılda açtırıldığı kanısındayım. Bir Alman profesörün iddiası bölge hassas ve her an isyana müsaittir. Güçlü bir ordu bulundurmak zorundadır, bunlara ağır görevler yüklendiği (tünel kazımı verildiği) şeklindedir.

 

Su Tünelleri kentin yaklaşık 40-50 m yukarısındadır. Suyun enerjinin kırılması gerekmektedir. Bu tünel sonunda kayaya oyma bir kuyuya verilmiştir. Altında ve civarda içi dolu pek çok sarnıca su verilmektedir. Bu enerji kırma yöntemine başka hiçbir sistemde rastlamamış bulunuyorum.

 

Enerjin kırılmasına rağmen koruma duvarları içindeki antik yerleşim daha aşağıdadır. Burada kurşun boru kullanılması gerekir. Bu defa burada boru şeklinde değil eritilmiş kurşun bulunmuştur.

 

Anadolu’da kurşun borunun (lead pipe) Bergama, Efes’te kullandığı bilinir. Burada antik kent yerleşim alanında kazı yapıldığında kurşun borular bulunacağına inanıyorum.

 

Sümer ve Hititler dönemlerinden bu yana pişmiş toprak boruların (künk) kullanıldıkları bilinir, su yer çekimi (cazibe) ile akar. Helenistik ve Roma döneminde boru basınç altında kullanıldıklarında künklerin kalınlıkları artırılır. Sbede bu tip künklere de rastlanılmıştır. Kullanılan yer tünele girişten öncedir, kazıldığında yeni örnekler bulunacaktır.

 

Ayrıca bu sistemin deşarjı tam ortaya çıkmamıştır. Bacalar içinden girilerek suyun başka bir tünele (Değirmen gözü) buradan çaya verildiği kanısındayım. Bu bile sistemin başka bir harika tarafıdır.

 

Antik kentin yukarısında ova bulunmaktadır. Buraya sarp yamaçlardan çıkılmakta ve çok düzgün sadece yaya ve hayvan çıkabilecek taş döşeme harika yollar yapılmıştır. Yörede bu yollar keben olarak isimlendiriliyor.

 

Son olarak bir doğal olaydan söz edeceğim. SU UÇTU. Bazı yıllar aşırı yağışlarda yukarıdan gelen sular şelale oluşturamıyor, havada yere uçarak iniyor. Su uçuyor

 

Mühendis arkadaşlarımı, doğaseverleri, kulağı duymayan resmi kurumları bu hidrolik güzelliğe bu mühendis harikasına sahip çıkmaya davet ediyorum.

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > Ermenek Yukarı Çağlar
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.