YAZARLAR

Adam toplamış herkesi diyor ki, elinizden gelenin fazlasını yapacaksınız!..Orada bulunanların bir kısmı başüstüne demişler, yağcılar, yalakalar emrin olur demişler.

Büyük bir çoğunlukta sessiz kalmış. Susarak ellerinden gelenin fazlasını yapacaklarını bir anlamda sessiz bir şekilde doğrulamışlar!…

Her şey güzel hoşta, insanlar ellerinden gelenin fazlasını yaptıklarında, sen ne yapacaksın?

Mühim olan işin orası!…

İsterseniz neler yapacağını biz sayıverelim.

Sağ olun diyecek,,.

Elinize sağlık diyecek,

Hakkınızı helal edin diyecek,

Teşekkür edecek,

Hatta birkaç kez daha teşekkür ederek, ettiği teşekkürü kuvvetlendirecek!…

Bunları niçin mi yapacak?

Elinden gelenin fazlası için çalışan, çırpınan, kendini paralayan insanlara üç kuruş daha fazla vermemek için!…

Neden vermeyecek?

Herkese toptan bir sağ olun dedi ya…

Teşekkür etti ya…

Hakkınızı helal edin dedi ya…

Elinize sağlık dedi ya…

Bu sözleri söylemeyi bile karşısındakilere nimetmiş gibi göstermeye çalışan insanlara ne denir?

Tam olması gerekeni yapan mı?

İnsafsız mı?

Merhametsiz mi?

Terbiyesiz mi?

Cahil mi?

Yok canım, adam Fakülte bitirmiş. Her lafın nereye gittiğini iyi bilen biri.

İyi de bu davranışın başka ne adı olabilir?

Açıkgözlük mü?

Aç gözlülük mü?

Karşısındakileri enayi yerine koymak mı?

Ya da teşekkür ettik ya, nelerine yetmiyor anlayışı mı?

Bu tür insanları hemen birçok yerde, her kurum ve kuruluşta görebilirsiniz.

İstisnaları yok mu?

Olmaz olur mu?

Onlar ne yazık ki, oldukça azınlıkta.

Onların sözleri söz, vaatleri boş değil…

Müesseselerinde huzur var, çalışma tempoları oldukça yüksek, neden bu kadar başarılı oldukları, sözde vaat kumkumaları tarafından anlaşılmamaya devam ediyor.

Sözünde duranları her nedense bir türlü anlayamayan bu insanlar, birlikte çalıştıklarına şöyle hitap ederler;

Herkesin elinden gelenin çok daha fazlasını yapmasını istiyorum. Bunun karşılığının madden ve manen verileceğinden kimsenin şüphesi olmasın!…

Hedeflenen başarı yakalanıp, yine masanın başına toplanıldığında;

Uzun bir teşekkür konuşması sonrasında işin manen kısmı yani bedava olan kısmı bol teşekkürlü, sağ olun, var olun, sizler bizimle olduktan sonra sırtımız yere gelmez faslı ile tamamlandıktan sonra, maddi kısmından kapak kaldıran olmaz.

Oysa elinizden gelenin fazlası istenmiş, bunun gereği yapılmış, isteyen muradına ermiş, bir şeyler uman ve bekleyenler ise kuru birer teşekkürle, yiğidim, aslanım, koçum ifadeleriyle çırak çıkarılmışlardır!…

Bu söz verildiği halde yerine getirilmeyen vaat, direkt olarak kul hakkına girer mi?

Kul hakkı da ne mi?

Kul hakkı, elinizden gelenin fazlasını yapmanızı istiyorum diyenlerin dilinden hiç düşürmediği, ancak bir türlü hatırlayamadıkları bir hak!…

Verilemeyen, sürekli ertelenen, iyi günler yakında edebiyatları ile allanan-pullanan bir hak.

Mesele umutla bekletmek, umut kuşunu arada kafesinden çıkarıp, milletin göreceği şekilde bir uçurmak. Ve insanları o umutla çalıştırmak, çalıştırmak!..

Bir çok yönetici ve işyeri sahibi, yarım elma gönül alma konusunda olumlu yönde tek bir adım atmayan, atamayan bahtsızlar kategorisine onun için giriyorlar!

İnsan gönlü almak bu kadar zor mu?

Demek ki, dükkanın orta yerine mescit açmakla bu işler olmuyor!…

Demek ki, arada bir nasılsınız, iyi misiniz demekle de olmuyor!…

Ramazan umrelerine gitmekle de olmuyor!…

Şu kadar hacca, şu kadar umreye gittik-geldik çok şükür demekle de olmuyor!…

Bari mübarek Ramazan ayında, hem Ramazan içinde, hemde bayram öncesinde sevindirin, gönüllerini alın şu insanların!…

Dostlar alışverişte görsün, bir iftar bile vermedi demesinler diye verdiğiniz iftarlar sayılmaz!…

Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun diyerek, bütün çalışanların Ramazanını mübarekledik demekle de bir şeyler yaptınız sayılmaz.

Sizin gibilerin işyerlerinde başta sizler olmak üzere, sinerji falan oluşmaz, oluşamaz, değil yüzü gülen, tebessüm eden bile yok, oruçtandır lafının arkasına sığınmaktan da, vazgeçin artık.

Verdiğiniz sözlerde durmaya durmaya küskün, kırgın, isteksiz insanlarla çalıştığınızın farkına ne zaman varacaksınız?

Elinizden gelenin fazlasından vazgeçtik, elinizden gelenide siz yapın. Cömertlik denen kavram bu dünyada geçerli. Bana bir adım gelene, ben on adım gelirim diyen Rabbimiz değil mi?

Gösterin cömertliğinizi. Siz o cömertliği gösterdikten sonra, elinizden gelenin fazlasını istiyorum demenize gerek bile kalmayacağını göreceksiniz, görmesine de, nerede o göz, nerede o feraset!…

> Yeni Meram >Yazarlar > Elinizden gelenin fazlasını yapacaksınız!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.