YAZARLAR

Dünya Kadınlar Gününde Türk Kadınının Eksi ve Artıları - Hanefi Aytekin - Yeni Meram Gazetesi

Türklüğün tarihinden bu yana asil ve necip Türk Kadınları, dünya kadınlarına göre hep önde olmayı başarmışlardır. Türk Kadını erkeğinin arkasında bir matah değil erkeğinin önünde onore edilirken, iffetine sahip olmayı da diğer kadınların önünde tutmuştur.

Cumhuriyet Türkiye’sinde kadın silkinip uyanmanın dünya kadınlarına örnek olacak gelişimleri Cumhuriyetimizle birlikte götürürken, dünya kadınlarına örnek olmayı da başarmıştır. Türk Medeni Kanunu evlilik müessesesinde Yüce Dinimizin ön gördüğü tüm vecibeleri Türk Kadınına armağan ederken, kadın haklarında dünya devletlerine örnek olacak bir kadın hakları profili çizmiştir.

Bu profilin içinde dini vecibelere uygunluğu da beraberinde getirmiştir. Kılık kıyafet yasasını yürürlüğe koyarken, kara çarşaftan sıyrılmayı başa alırken, medeni giyim kuşamı öne çekmekle asla ve asla dinimiz vecibelerine aykırı bir uygulama getirilmemiştir.

Öyle olmasaydı; Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanımefendinin başı açık olurdu. Öyle olmasaydı, Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın başında bone olmaz, başı açık olurdu. Öyle olmasaydı, ninemin, halamın, teyzemin, bacımın, annemin, yengemin, kız kardeşimin ve hülaseten Tüm Cumhuriyet kadınlarının başları açık olurdu.

Ulu Önder Atatürk dünyaya örnek olacak kadın haklarını getirirken, kılık kıyafet yasasında adabı muaşerete aykırılık dışında, giyim kuşamın serbestliğini getirmiştir. Bu serbestlik içinde ifratın başörtüşü yanında, şimdilerde o malum likralı ve elastiki streç pantolonların, saçın bir tutam teli değil vücudunun baldır, bacak, kalça tüm hatlarının teşhirini sağlayan giyim kuşamın nasıl istismar edildiği ortadadır.

Türk kadını tıpkı bin yıldan bu yana, örtünen Türk kadınının saçından bir tutamı kapatacağım özeni içinde iken, tezat sayılan türbanın şekillenmesi ve ayağında halhal, tırnağında cila, dudağında ruju teşhir etme talihsizliğini sergilemezdi.

Kadına şiddetin azgınlaşıp Türk kadınını sarmalaması hepimizin yüreğini yakmaktadır. Çocuklarımıza cinsel tacizin korkunç boyutlara gelmesinden ülke ve ulusunu sevenlerin utanç duymaması mümkün mü?

Hani şu Koca Yunus Hazretleri ‘derviş derviş dedikleri hırka ile taç değil, yüreği derviş olan hırkaya muhtaç değil’ vecibesi derinden ders alınacak anlamdadır.

Yüce Kitabımız KURAN’ın getirdiği ilkeleri, ayetlerin anlamları yeterince bilinmiş olsaydı, kadına şiddet bu boyutlara gelmezdi. Tesettür ayetlerinin o günün ağır şartları üzerine Hazreti Ömer’in müşriklerden kadının korunması amacına matuf olduğu bilinseydi, dini yorumcuların yok asansörde, yok yatak yorgan altında halveti dile getirmeleri asla söz konusu olmazdı.

İçinde bulunduğumuz siyasetin, iktidarının ve muhalefetinin sadece koltuk hırsı için kadına yönelmeleri sakilliğini bu ülke ve kadını yaşamazdı. Bu ülke kadını dün İstiklal Savaşında bugün Suriye’nin onur ve haysiyetinin kurtarılmasında bu denli mücadele içinde olmazdı.

Ne olur, siyasi iradelerimiz kadın üzerindeki baskı ve şiddetin bertaraf edilmesine yarayacak önlemlerin başına Türk Kadının onurlu yerinin almasına yardımcı olmalarını diliyoruz.

Dünya Kadınlar Gününde geçmişimizi bizler bu kadara getirdik, bundan böylesi için de en etkin kanuni müeyyidelerin alınarak, kadına şiddet ve çocuklarımızın iffeti için idari, iktisadi, ahlaki, eğitici, tüm tedbirlerin alınarak ülkemiz ve insanını Cumhuriyetimizin kuruluş amacı içine çekmeleri dileğimizdir.

Yüce Rabbimizin yar ve yardımcımız olması dileğimizle.

> Yeni Meram >Yazarlar > Dünya Kadınlar Gününde Türk Kadınının Eksi ve Artıları
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.