YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta ülke gündemi yine Dersim’le yatıp Dersim’le kalktı. Siyasetin bu denli ucuzu ve bu denli gayri ciddisi başka türlü olamaz. Üniter bir devletin siyasi ciddiyeti gözle görülüp elle tutulur olmak mecburiyeti vardır.

İktidar ve ana muhalefet Dersim İsyanı ile ilgili sadece gerçeği saptırıp siyasi rant elde etme çabası içinde olurken şu Rersim olaylarının ülkenin bütünlüğüne karşı bir bölme hareketi olduğunu açık seçik itiraf etme yerine siyasi rant elde etme çabası içine girmiş olmalarına tanık olan basiretli ve aydın Türk insanı vah, vah yazıklar olsun şunlara sözcüklerini kullandılar.

Yiğidi öldür hakkını ver derler ya, Sayın Bahçeli, açık seçik bir ifade ile dünkü Dersim İsyanı’nın bugünkü PKK’nın ta kendisi olduğunu ifade edip iktidar ve muhalefete sadede gelmeleri çağrısında bulundu.

Akıl, mantık, vicdan sahibi kimseler demezler mi gelecek 2050’de bu ülkenin çocukları şimdiki PKK belası ile verilen mücadelede PKK militanlarını katlettiler ve bu devlet 2000’li yıllarda masum Kürt halkına imha planı uyguladı diye. Elbette bugünkü siyasi kafaların yolunda olunursa bal gibi söylenir. O zaman gerçeklerin nasıl inkar edildiğini görmek gerçeğin ta kendisi olmaz mı? Yukarı da belirttiğim gibi koskoca bir ülkenin devletinin, hükümetinin, iktidarının, muhalefetinin heba ettikleri bu zaman israfının özü bir siyasi skandal değil de nedir? Bunun hesabı sorulsun istenmez mi ?

65 yılı geride bırakan çok partili hayatımızın istikrar bulmayıp siyaset çöplüğünde; zamanı öldürerek vazifeyi asliyeleri allayıp pullayıp siyasi rant elde teme çabaları yerine vazifeyi asliyelerini vazifeyi “Ala” yapıp kendisine oy verenleri ve vermeyenleri mutlu edecek çalışmalar sergilemeleri gerçek demokrasinin icabı sayılmıyor mu?

Yetiştirdiğimiz yeni nesil inceleme ve araştırma yeteneğinden yoksun siyasi yelpazenin rüzgarına kapılıp geçmişimize küfrü sanat edinirken inancımızın özüne dayanarak ifade etmemiz gerekirse ecdadımızın kemiklerini sızlattıklarının bilincinde bile olamıyorlar.

Siyaset meydanları yalan yanlış bilgilerle kirlenirken, kaybettiklerimizin kazandıklarımızdan çok ama çok fazla olduğunu ancak basiretli düşünenlerimizin bilmesi asla yeterli olamaz.

Bu ülke; İstiklal Savaşı’nın külleri içinden sadece 13 milyoncuk bir ülke olarak dirilip çıkarak bu günkü 75 milyona gelmek için koskoca bir yüz yıla dayanmak üzere olan zaman dilimini geride bıraktı. Kaybedilen zamanlar. Yaydan çıkan oka benzer onlar asla geri gelmez. Böylesine bir milli kayba sebebiyet vermekte inancımızın özüne dönerek düşündüğümüzde bireysel boyutlu veballerin milyonlarca kat fazlası olarak amalimize işlenir ki bir ömür boyu değil binlerce yıl ibadetle bile bu günahın affı mağfireti kazanılmaz.

Değerli okuyucularım siyasi nitelikli günahları işleyenler hem bu dünyada ve hem de öbür dünyada cezalarını çektikleri cemiyetimiz içindeki geçmişin siyasetçilerinin hali hazır konumlarının ayrıntılarında ayan beyan görülmektedir.

Halka mal olmak ve halkın sevgilisi olmak her yiğidin harcı değildir. Halka mal olmuş gerek siyasetçi ve gerekse bilge ilim irfan sahipleri yaşantılarının her kademesinde mutlu ve bahtiyardırlar.

Halka mal olan devlet büyükleri sadece vazifeyi asliye değil Vazifeyi ala derecesinde verdikleri hizmetle ebediyete kadar anılırken, rahmetlere vesile olmaları yüce tanrının onlara kazanılmış haklarının bir nişanesidir. Zira inancımız odur ki Yüce Allah hiç kimseye torpil yapmaz. Hizmetlerinde halka mal olma başarısı gösterenlere yürek dolusu sevgiler sunarız…

> Yeni Meram >Yazarlar > DÜNKÜ DERSİM BUGÜNKÜ PKK BELASININ TA KENDİSİ !
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.