YAZARLAR

İnsanların kulakları güzel öğütlere kapalıdır da, dalkavuk sözlere açıktır.

***

Dalkavukluk toplumun amansız hastalığıdır. Bunları değişik adlarla her alanda ve her yerde görmek olanaklıdır. Örneğin; yalaka, yardakçı, yağcı, yalayıcı, yalamacı piyazcı, sarıksız, kavuk giyen, hebelepçi, zemmekçi, zeppekçi, çanak tutucu ve el etek öpücü vb. gibi.

Osmanlı saraylarında, başta Padişah devlet büyüklerine saygı gösterme anlamında da olsa, el etek öpme yanında; “kulunuz, köleniz, hak-ı payiniz” yaklaşımları dalkavukluğun başka türünü oluşturmaktadır.

Reşat Ekrem Koçu, I. Mahmut dönemine ait bir“dilekçenin başlangıcıını aktarıyor; “Devletli, inayetli, merhametli efendim. Kimsesiz dalkavuk kullarınızın arzuhalidir”

El etek öpmenin, normal sayıldığı Saray protokolünde padişahın yanına yakın durma hakkına sahip olanlara “ileri gelenler” denirdi. Cumhuriyet’le birlikte el etek öpmenin biçimi ve içeriği değişti, bu kez de Devlet ve hükümet sorumlularının, Genel Başkanların, Milletvekillerinin, İl ve İlçe Başkanlarının, Bakanların, Genel Müdürlerin, Valilerin, Belediye Başkanlarının, medya Patronlarının Vb. “gözüne girme” dönemleri başladı. El etek öpenler ile birlikte çanak tutanlar da toplumun yozlaşmasında etken olmaktadırlar.

Kişioğlunun, “övgülere “ karşı zaafı olduğu kuşkusuzdur. Dalkavuk, bunu değerlendirerek

becerilerini ortaya koymaktadırlar. Ancak el etek öpmeye karşı olanlar da vardır;

“Kalender meşrebim minnetim yoktur
Yükseklerde uçan meleği sevmem
İzzet-i nefsime hürmetim çoktur,

Öpülmek istenen eteği sevmem.”

Melih Aşık’ın, yazısını kısaltarak;

“Ülkemiz yalakaları tek tip değildir;
Müptezel yalakalar: Zengin ve iktidarların ak dediğine ak, kara dediğine kara derler. Geceleri geç saatlere kadar televizyonlarda kan ter içinde “ağa”larını savunurlar.

Müzmin yalakalar: Yalakalığı ille de yarar için değil Mesleği refleks olarak icra ederler.
Usta yalakalar: Ancak çok dikkatli gözle takip edilirlerse yalaka oldukları anlaşılır. Çünkü bu işi son derece ustaca yaparlar. Görüntüde başbakanı eleştirir, muhalefet ederler. En kritik noktalarda öylesine ince, rafine kıyaklar çekerler ki, en baba yalakanın yalakalığı bu kadar etkili olmaz.

Liberal yalakalar: Dış dünya ile sürekli dirsek teması halindedirler. Yalakalığı çağdaş, demokrat ve özgürlükçü söylemleri bol bol kullanarak yaparlar. Kime, ne zaman, ne ölçüde yalakalık yapacaklarına dışarıdaki efendileri karar verir.

Eski solcu yalakalar: Bir solcu gibi yazar ve konuşurlar. Kendilerini kâh sosyalist kâh marksist olarak tanımlarlar.

Gizli yalakalar: Gazete ve televizyonların mutfaklarında görev yaparlar. Ortalıkta pek görünmezler. Haberleri yalakalık yaptıkları kişi ve partinin lehine ustaca düzenlerler. Olumsuz haberleri ya görmezden gelir ya da lehteymiş gibi çarpıtarak verirler. Karşılığında gazete veya televizyondaki mütevazı maaşlarını kurtarırlar. Hayatlarını gazetecilik değil yalakalıkla kazandıklarını bilir ama kimseye çaktırmazlar.

Dalkavuktan sakınınız. Çünkü o insanı boş kaşıkla besler.

BİR DAMLA:

TERKİB-İ BEND

“Pek rengine aldanma felek eski felektir
Zira feleğin meşreb-i nasazı dönektir

Ya bister-i kemhada ya viranede can ver
Çün bay u geda hake beraber girecektir

Allah’a sığın şahs-i halimin gazabından
Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir

Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm
Şirin dahi kasdetmesi cana gülerektir

Bed-asla necabet mi verir hiç üniforma
Zerduz palan ursan eşşek yine eşektir.”

> Yeni Meram >Yazarlar > DALKAVUK SAYISI ARTARKEN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.