YAZARLAR

■ Rüşveti alan da veren de cehennemliktir.



Yargıtay eski başkanlarından Mehmet Uygun’un, Adalet yılını açarken yaptığı konuşma eleştirilere uğrarken onay verenler de vardı;
-Vicdanlarımızla cüzdanlarımız arasında sıkışıyoruz!

İşin içine “cüzdan” girince, ister istemez, her dönem toplumumuzu kemiren ” rüşvet”

konusu gündeme geliyor.

Yıllar önce Fuzuli, Nişancı Ali Paşa’ya rüşvetin alıp yürüdüğüne vurgu yapmak için, ünlü mektubunu kaleme alıyordu;
– Selam verdik, rüşvet değüldür deyu, almadılar.

■ Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.
Eğer ki görünürde itaat eder gibi davrandılar.
Ama bütün sorduklarıma hal diliyle karşılık verdiler.

O günlerden bugünlere ne değişti? Değişen fazla yok. Rüşvet konusunda ise, değişen hiçbir şey yok, eskisinin aynısı, tıpkısı gibi.

Dünyanın en çok rüşvet verilen ülkeleri listesinde Liberya, Afganistan , Irak , Hindistan ve Gana’nın ardından 6’ncı sıradayız!

Rüşvet için hediye, behiyye, armağan yadigâr, sus payı, hörmet, bahşiş, bağış, eşantiyon, çay puli çorba ya da bıçak parası vb. sözcükler telaffuz edilse de özü aynıdır.

Gümrüklerde yine “rüşvet” kaynıyor. Yapılan operasyonların ardından 15 yerin gümrük başmüdürü değişti. Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne ise Remzi Akçin getirildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameye göre, Samsun, Malatya, Mersin, Ankara, Antalya, Sinop, Hakkari, Habur ve Gürbulak gümrüklerine yeni isimler atandı. Rüşvet operasyonunun yapıldığı İstanbul’a Bursa Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü Tevfik Usta getirildi. Gaziantep ve Trabzon gümrük başmüdürleri yer değiştirirken, Bursa, Hopa ve İskenderun gümrüklerine de diğer yerlerdeki başmüdürler atandı.

Rüşvetin önlenemeyeceğini kabul edip, “Biraz insaflı olsunlar!” diyenler de vardır.
■ Sultan Aziz’in Baş Mabeyincisi Mustafa Nuri Paşa yazar; “Rüşvet kaldırılamaz. Hiç olmazsa insaflı olmalıdır ki, sahibine hayır getirsin, verene de yıkım olmasın.”
Sadrazam Rüstem Paşa, rüşvet almadan hiç kimseyi bir yere tayin etmezmiş. Bir gün Erzurum Beylerbeyi, tayin için 5 bin altın takdim edince, Padişah itirazda bulunmuş;

Yooo! Erzurum’un bu miktara tahammülü yoktur, 3 bin altın yeter!
Birinci Cihan Savaşı içinde İstanbul halkı süpürge tohumlarından yapılmış ekmeği yerken, Talat Paşa’nın konağına bir gün bembeyaz, hastalara verilen ekmekler gelir. Talat Paşa akşam yemeğinde bu has ekmekleri sofrada görünce nereden geldiğini öğrenir, İaşe Bakanı İsmail Hakkı Paşa göndermiştir. Talat Paşa hemen ekmekleri paket yaptırır, geldiği yere gönderir, sonra eşine döner der ki;
Biliyor musun, bu ekmeklerin içinde bir madde var ki, insanın yüzünde simsiyah lekeler bırakır, hani yüz karası deriz ya! İşte o lekeler, halk süpürge tohumu yerken, bunları ziftlenebilenlerin alınlarındadır. Millet bu lekeleri görür.


■ Hakkı ortadan kaldırmak ve haksıza yol vermek, yoluna düşerek düzenin bozulması rüşvet iledir.

BİR DAMLA:

Sadrazam Koca Ragıp Paşa, bir gün yanındakilere yemin teklif etmiş;

– Rüşvet almadığınıza yemin eder misiniz?
Rüşveti yaşam biçimine dönüştürenler birer birer yemin etmişler. Sadrazam, bir kenarda sessiz oturan şair Haşmet’e dönmüş;
-Haşmet sen de memuriyet yaptın, rüşvet aldın mı? Bakıyorum yemin etmiyorsun!
Haşmet, utangaç bir üslupla yanıtlamış;
-Efendim yalan yere yemin eden çatlar, diye bir inanış vardır, şimdi yemin edenlere bakıyorum, eğer çatlamazlarsa, ben de yemin edeceğim!

> Yeni Meram >Yazarlar > CÜZDAN VE VİCDAN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.