YAZARLAR

İktidar yapar da Ana muhalefet yapmaz mı?

Biz, bize benzediğimizden o da başladı.

Başörtüsü açılımı yaptı.

Yenileşme açılımı yaptı;

Sav ekibini devirdi.

Başbakan “Sivas’tan öteye gidemezler “ dedi, gitmeye başladı.

Bu, “sevgi açılımı” olarak da nitelendirildi. Diyarbakır’da, “ Kürt aşk alevleniyor mu?” sorusuna “ gerçek aşk ölmez” yanıtını verdi.

Bir açılım daha var;

Pere-Lachaise açılımı.

Pere-Lachaise, Paris ’in evrensel müze niteliğinde mezarlığıdır. Örneğin, dünyaca ünlü Balzac, Moliere Collette ve Oscar Wilde orada yatıyor. Sinema sanatçısı Yılmaz Güney ve ses sanatçısı Ahmet Kaya’nın mezarları da Pere-Lachaise mezarlığında yer alıyor.

Yılmaz Güney, bir yargıcımızı öldürüp Fransa’ya kaçmıştı. Kaya’ya vatana hıyanetten hapis cezası verilince soluğu Paris’te almıştı.

Kılıçdaroğlunun iki mezarı da ziyaret edip karanfiller bırakması, CHP’ne belli oranda getiri mi sağlayacak, yoksa götürü mü?

MHP Lideri Bahçeli, Kılıçdaroğlu’ nu sert üslupla eleştiriyor, adeta yerden yere vuruyor.

“Getiri” ve “götürü” hesabı önümüzdeki seçimde sandıklar açılınca belli olacak.

Kılıçdaroğlu, “Ağaç budandıkça gelişir” diyor, diyor da ya ağaç kökünden kesiliverirse.

***

Kimi açılımlar vardır, yararlıdır.

Kimi açılımlar vardı, zararlıdır.

Günümüzde yaşadığımız açılımlar için de değer yargısı aynıyla vakidir.

Açılımlar siyasal, toplumsal, sosyal ve ekonomik gerçekler göz önünde tutularak yapılırsa bir değer ifade eder. Değilse…

Açılım, açılım yapmak için uygulanırsa bu bir fantazyadır; göstermeliktir.

Elbette olduğumuz yerde uygun adım sayıp durmayacağız. İleriye, hep ileriye gideceğiz ve yenileşeceğiz. Ne diyordu Yüce Mevlana;

Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım.

Kuşkusuz düne takılıp kalmak doğru değildir, yeni şeyler üretmek de gerekir.

Devri uygarlıkta ve devri demokraside

artık dün “ben şu idim, bu idim” söylemleri çok gerilerde kaldı. Ancak ne var ki;
İnersin, gönül inersin,
Attan inip eşeğe binersin,
Eşekten de iner yaya gidersin.

Yanlış hesaplamalar sonucu yaya kalmak da var. Siyaset çok ince hesapların yapıldığı bir alandır. En ufak hatayı bile kaldırmaz. İnce eleyip, sık dokumak gerekir.

***

BİR DAMLA:

HAKLI VE HAKSIZ!

Bir kadıya sormuşlar:

– Davayı nasıl halledersiniz?
– Haklıyı haklı, haksızı haksız çıkararak.
– Ya ikisi de haklı olursa ne yaparsın?
Kadı gülmüş;
– Ben bunca yıldır kadılık ederim, bir dava için iki haklının mahkeme kapısından içeri girdiğini hiç görmedim.

> Yeni Meram >Yazarlar > CHP’NİN AÇILIMLARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.