YAZARLAR

Konya Ovası, altın sarısı başakların boy verdiği, hasat zamanlarında toyların birbirini takip ettiği yüzyıllardan bu yana bu şenliğe, bu güzelliğe, bu zenginliğe ev sahipliği yapmış bir ova…

Tahıl ambarı unvanını bir değil bin defa hak etmiş…

Buğdayla başlayan umutlar, bu zengin ve mümbit ovaya pancarı, ayçiçeğini ve patatesi de kazandırdı.

Bu ova ve bu ovada kurulmuş tarım şehri olan Konya, aynı zamanda tarımın başkenti, tarımın gözbebeği, tarımın kalbinin attığı bir şehir olma özelliğini de taşıyor.

Ülkemizin tahıl ambarı olan Konya’nın, buğdayla olan birlikteliği binlerce yıl öncesine dayanıyor.

Bunun izlerini Çumra yakınındaki, dünyanın ilk yerleşim merkezlerinden biri olan Çatalhöyük’te görmek mümkün.

18 Haziran 2008’de yayınlana bir haberde şöyle deniyordu;

Bilinen en eski neolitik yaşam bölgesi olan Çatalhöyük’te bulunan 8 bin 500 yaşındaki, dünyanın en eski antik buğday örnekleri bilim dünyasında heyecan yarattı. 

 

*****

İsterseniz şöyle geçmişe doğru bir uzanalım;

1950’li yıllarda ki, Konya üzerine yapılmış bazı tespitlere göz atalım;

Konya’nın merkezle birlikte 16 kazası olup 50 807 kilometrekarelik geniş bir coğrafya üzerine serpilmiş bulunmaktadır. Bu sahanın yaklaşık 22 875 kilometrekaresi ziraata elverişli olarak tespit edilmiş olup bu sahada yapılan ziraat çeşitlerini iklim, arazi ve mevki karakterlerine göre iki kısımda mütalaa etmek icap eder.

Umumiyetler tarla ziraatı yapılan arazi…

Hem hububat hem de bağ bahçe sebze gibi çeşitli ziraat yapılan arazi…

Teknik Ziraat teşkilatı kurulmadan önce yalnızca hububat ziraatı yapılmakta ve buna mukabil bağ, bahçe ve diğer ziraat kollarına ya hiç önem verilmemekteydi yada cüzi miktarlarda ekilmekteydi.

1950 yılıyla birlikte başlayan beş yıllık çalışma programı çerçevesinde Teknik Ziraat teşkilatı iklim şartlarına göre bölgede çeşitli ziraat usullerini planlı bir şekilde tatbik etmeye başladı.

Hububat ziraatının yaygın olduğu sahalarda tarla ziraatı şubesi mevzuuna girişilen işler arasında iyi vasıflı tohumluk tedariki deneme ve üretme, nadas hazırlama zamanında ekim ve hasat gibi işlerden selektör, makineli ziraat münavebe usullerini suni gübre demonstrasyonları küçük su ve sulama işleri yer almış bulunmaktadır.

Çalışmaların başında çiftçi elinde verim kabiliyetini ve tohumluk vasfını kaybetmiş tohumların yerine iyi vasıflı ve verim kabiliyeti yüksek tohumluk temin edilerek 1953- 1954 Ekim devresinde buğday olarak 17 376 tonu Devlet üretme çiftliklerinden peşin para ile, 3234 tonu 5254 sayılı kanunla muhtaç çiftçilere ve 5000 tonu da civardaki çiftliklerden peşin para ile tedarik edilerek çiftçiye tevzi ve ekimleri temin edilmiştir. Ayrıca temin olunan iyi vasıftaki 2834 ton arpa tohumu da tevzi edilmiştir.

Gerek çiftçi elinde gerekse muhtelif çiftliklerden temin oluna tohumlardan 28048 ton buğday selektörden geçirilerek ilaçlanmış ve bunun için ücret alınmamıştır.

Konya vilayeti dahilinde günden güne artan ve bu yıl mevcudu 2435’i bulan traktörle, sayısı 801’i bulan biçer-döğer ve diğer ziraat alet ve makinelerinin randımanlı olarak çalışmalarını temin maksadı ile köylere ve çiftçilerin ayağına gidilerek bunları yeni alınan makinelerin bakım işletme ve kullanış şekilleri gösterilmiş ve diğer taftan da yedek parça ve yedek malzemeleri temin edilerek tamir ve arızaları giderilmiştir.

Ayrıca Teknik Ziraat teşkilatı emrinde bulunan 19 adet traktör ve altı adet biçer-döğerle işleri sıkışık olan çiftçilere yardım yapılmıştır.

 

*****

Bir başka tespitte ise şöyle denmekteydi;

Türkiye’nin 63 vilayetinden biri olan Konya 1952 yılında 1 milyon 300 bin ton hububatla istihsal rekorları kırmıştır. Bu rakam Türkiye’nin hububat istihsalinin yüzde onundan biraz fazladır.

Teknik Ziraat Müdürlüğü 1953 yılında bu istihsalin geçileceğini ve yüzde 11-12’lere erişileceğini hesaplamaktadır.

1952 hasadı için ekilen arazi 10.981.060 dönümü bulmaktadır. Bu rakam 1952 yılında 11.570.920 dönümü bulmuştur.

Bu ekimin hasadı 1953 yılında yapılacaktır. Hububat istihsali göz önüne alındığında tahmini istihsalin 1.570.000 ton olacağı tahmin edilmektedir.

Konya Teknik Ziraat Müdür Vekili Osman Çığıray şöyle diyor ; “ Hububat istihsalinde Konyalı çiftçilerin muvaffakiyetleri iyi tohum kullanmalarından, suni gübre ve kullanma sisteminin genişletilmesinden, sulama tedbirlerinden, makineleşmekten, ve teknik ziraat servisleriyle çiftçi arasında artan işbirliğinden doğmuştur.”

Konya’da kullanılmakta olan tohumların yüzde 80-90’ı ya selektörden geçirilmekte yada teknik ziraat müdürlüğü tarafından evlere verilen ilaçlarla işlenmektedir.

Konya’ya her yıl temizlenmiş, selektörden geçirilmiş 100 bin ton tohumluğa muhtaçtır. Bu yakında temin edilmiş vaziyete girecektir.

Konya’da daha 1951 yılında makineleşme mükemmel sonuçlar vermiştir.

O sene Konya vilayetinde 978 traktör ve 235 kombina faaliyet halindeydi.

1952 yılında bu rakam 1.561 traktöre ve 448 kombinaya yükseldi.

1953 yılının ilk altı ayında ki rakamlara bakılacak olursa traktör sayısı 2000’i aşarken kombina sayısı da 600’ü buldu.

Kombinaların ve traktörlerin aynı zamanda ve aynı havalide çalışmakta oldukları görülebilir.

Bunlardan birisi hasadı kaldırmakta, diğeri de gelecek mevsim için toprağı sürmektedir.

Traktöre sahip olmayan çiftçilerin hepsi de hayvanla çekilir mibzerler kullanmaktadırlar.

Konya köylüleri Teknik Ziraat servisleri tarafından tarlalarda yapılan gösterileri takip ettikten sonra, gübrenin mahsul üzerindeki tesirlerini görmüşler ve bunu benimsemişlerdi.

1952 yılında Konya çiftçileri 2586 ton süper fosfat, 1120 ton Amunhium sülfat, 600 ton da Kalsiyum sülfat kullanmışlardır ki, bunların hepsi suni gübrelerdir.

1952 yılında Konya çiftçilerinin talepleri bunun iki katına çıkmaktadır.

Konya çiftçileri aynı zamanda sulama sistemleriyle de yakından alakadar olmaktadırlar.

Teknik Ziraat Servisleri şimdi köylüye nasıl istihsal edileceğini değil, nasıl daha ucuza ve daha iyi kalite istihsal elde edileceğini göstermektedirler.

*****

Sevgili okurlar!

Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu 29 Ekim 1923 tarihinden bu yana, Tarımla ilgili olarak Konya’da sayısını unuttuğumuz kadar zirve ve toplantı yapıldı. Çatalhöyük Tarım Zirvesi de bunlardan biri olacak.

Konya Ovasını sulama projesi olan KOP’un hayata geçmesi, hatta Fırat’ın sularının Kızılırmak yoluyla Konya Ovasına aktarılması projesinin gerçekleşmesiyle, Türkiye Tarımının kurtulması da gündemden düşmemelidir.

Konya ovasını ihya etmek demek, Türkiye tarımının silkinmesi, toparlanması ve kendine gelmesi demekle eşdeğerdir.  

 

 

> Yeni Meram >Yazarlar > ÇATALHÖYÜK’TEN KONYA’YA TARIM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.