YAZARLAR

Bilindiği üzere BSA projesi kapsamında bir dizi çalışma yürütüldü ve projede sona gelindi.

Projede sona gelindi; ama yetkililer kanal boyu güvenliği dikkate almadan suyu APA Barajı’na akıtmaktan başka bir şey düşünmedi.

PROJE HAKKINDA BİRAZ BİLGİ

Projenin birinci ayağı her geçen yıl su seviyesi düşen Beyşehir Gölü’ne Gembos Ovası’ndan su akıtmak. Böylece tek tatlı su gölünün su seviyesinin düşmesini önlemek; yani gölü kurtarmak.

İkinci ayağı Beyşehir Gölü’nden Apa Barajı’na su taşıyan Çarşamba Çayı’nın beton kanalet içine alınması, böylece su kaybının önlenmesi. Bu projede sona gelindi, yakında açılışı yapılacak.

Üçüncü ayağı ise Suğla Gölü’nde seddeleme çalışması yapılarak göl alanını küçültmek ve burada kış ve bahar aylarında toplanan suları yine Çarşamba Çayı vasıtası ile Apa Barajı’na akıtmak. Göl çevresinde sulu tarım yapma imkanı sağlamak.

Projenin üçüncü ayağı olan Suğla seddeleme çalışması tamamlandı. Zamanın Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler Türkiye’de proje halinde iken masrafı ödenen tek proje Suğla seddeleme projesi demişti. Sulu tarım için temel atıldı, yapım devam ediyor.

O günlerden bugünlere geldik, Suğla Gölü’nden Apa Barajı’na yılda milyonlarca metreküp su akıtılıyor. Yetmezmiş gibi iki yıl önce Çatmakaya Boğazı’nda toplanan sularda kurulan sistem ile yine Apa Barajı’na akıtılıyor.

Kanal içine alma çalışmalarında sona gelinen önceki adı Çarşamba Çayı, şimdiki adı ise Çarşamba Kanalı’ndan bahsedeceğim.

Bilindiği gibi Çarşamba Kanalı’nda her yıl onlarca insanımız boğularak hayatını kaybediyor. Bunun yanında ise yüzlerce küçük ve büyük baş hayvan ile yine yüzlerce vahşi hayvan da kanala düşerek hayatını kaybediyor.

Kanal yapımı sırasında defalarca yazdım. Mevcut konumu itibariyle can ve mal güvenliği açısından kanal son derece tehlikeli diye.

Kanalın çevresinde korkuluk olmadığı gibi, kanala düşen bir insanın tırmanıp çıkacağı merdiven ve setlerin arası çok mesafeli.

Kanala düşen hayvanların zaten yaşama şansı yok, ama en azından düşen insanlarımızın kurtulması için gerekli önlemler alınmalıydı.

HALKIMIZ EL ELE VERMELİ

Ateş düştüğü yeri yakar. Kanalda çocuklarının, yakınlarının hayatını kaybeden insanlarımızın feryatlarına defalarca şahit oldum. Geç de olsa önlem alınması konusunda halkımız el ele vererek yetkilileri harekete geçirmeli.

KANAL ÇEVRESİNE KORKULUK YAPILMALI

Çarşamba Kanalı’nın çevresinin demir korkuluklarla çevrilmesi için mutlaka bir kampanya başlatılmalı.

Konu ile ilgili olarak siyasiler, DSİ, emniyet birimleri, jandarma, sulama birlikleri ve halkımız el ele vermeli, kamuoyu oluşturulmalı, kanal kenarının demir korkulukla çevrilmesi için çalışma başlatılmalı. Özellikle beldelerdeki ve köylerdeki okullarda öğrencilerimiz kanalın mevcut konumu hakkında eğitilmeli.

Kanal eğimli. Düştüğünüz anda kurtulma şansınız yok. Suya düşünce de kısa mesafede çıkmak için ne bir merdiven var ne de set var.

Sürekli su aktığı içinde beton, yosun tutarak kaygan hale geliyor, yüzme bilmiyorsanız Allah korusun ölüm kaçınılmaz.

İhmal edilen “Kanal Boyunda Güvenlik önlemleri” bir an önce alınmalı.

Can güvenliği taşınan sudan çok daha önemli değil mi?

> Yeni Meram >Yazarlar > Can Güvenliği, Taşınan Sudan Önemli
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.