YAZARLAR

Her yıl basit seremonilerle geçiştirdiğimiz bir tören olmaktan kurtulamadı Ahilik haftası kutlamaları. Bir çoğuna katıldım. Pabucun dama atılma hikayesi canlandırıldı bir çoğunda.

İki günde yırtılan çarığını eline alır müşteri ve çarığı diken ustanın bağlı bulunduğu Ahi Teşkilatına şikayet eder. Ustanın diktiği çarık, ayakkabı ustalarından oluşan bir heyet tarafından kontrol edilir, hata kesinlikle ustadan kaynaklanmışsa, Ahi geleneğine göre, yaptığı çarık, ustanın dükkanının damına atılır ve o usta bir daha o şehirde dükkan açamaz, ayakkabı dikemez, buna da pabucu dama atıldı denirdi.

Bunları seyretmiş ve yapılan konuşmaları dinlemiş birisi olarak, her Ahilik haftasında içime bir hüzün çöker.

Çünkü; Sağlam pabucunu kendi eliyle kendi damımıza atan bir haldir, bizim halimiz!…

Kendi pabucunuzu kendi elinizle, kendi evinizin damına atar mısınız?

Biz atarız!..

Hem de hiç gözümüzü kırpmadan.

Ahilik nedir bilmeyiz. Anlamını bilen dahi, yerine getirmez o mana güzelliğini.

Ahi kardeş demek ya…

Kardeş kardeşin ne olduğunu, ne öldüğünü ister demişler!…

Biz o Ahilerin torunlarıyız deriz.

Aynı türküyü, her Ahi Evren’i anmada söyleriz.

Günün anısına, hep beraber birde yemek yeriz.

Sonra evli evine, köylü köyüne hesabı, bir yıl sonra bir başka Ahilik haftasında buluşmak üzere vedalaşırız, kardeşlerimizle!…

Birbiriyle kucaklaşırken dişlerini sıkan, dişlerini gıcırdatan bir sarılma.

Şaka gibi!…

*/*/*/*/*

Ahi Evren, Konya merkezden başlamak üzere, bütün meslek gruplarını teşkilatlandırmış. Hanımı Fatma Bacı, kurmuş olduğu Bacıyan-ı Rum teşkilatı ile Türk kadınına bugünkü Ulu Muhsine, Keçi Muhsine, Akpınar ve Başarakavak bölgesinde kurulan halı tezgahları ile halı, kilim, heybe, çorap dokunmasını öğreterek kadınların el sanatlarını geliştirmelerinde öncülük etmiştir.

O devir şartlarında böyle bir çalışma dünyanın hiçbir yerinde başarılamamıştı.

Ahiler arasındaki, birlik ve beraberlik çok yüksek seviyedeydi. Konya, iyi yetişmiş ustalarını sanat öğretmek üzere Kayseri, Sivas, Erzincan gibi bir çok şehre gönderiyor, Konya’dan giden Ahi ustalar, bilgileri, görgüleri, çalışma disiplinleri, adap ve edepleriyle gittikleri şehirlerde gönülleri fethediyorlardı.

Ahiliğin tartışmasız merkezi Konya idi.

Ahi Evren’in vefat ettiği yer olan Kırşehir, Konya’dan giden Ahiler tarafından ihya edilmiş bir şehirdi.

Ahi Evren ve arkadaşlarının Moğol zulmüne başkaldırışı ve büyük Türkmen isyanı olarak adlandırılan isyan, Moğolların Kırşehir Valisi Emir Cacabey tarafından oldukça kanlı bir şekilde bastırıldı. Ahi Evren, Fatma Bacı ve kaynaklara göre, Hz. Mevlana’nın küçük oğlu Alaaddin bu isyanda hayatlarını kaybettiler.

Ahi Evren, Anadolu’da bütün meslekleri bir çatı altında toplayan isimdi. Her mesleği kendi arasında teşkilatlandı, kurallar koydu, yıllarca hiç bozulmayan bir teşkilat yapısına kavuşturmuştu.

Bunları gerçekleştirdiği, geliştirdiği, Anadolu’nun hemen her yerine ihraç ettiği yer Konya idi.

Ancak, Konya büyük bir vurdumduymazlık içerisinde, Ahiliğin merkezi olduğu konusunu pas geçmekte ve üzerinde durmamayı yeğliyor. Başkent olduğu dönemde küçük bir şehir olan Kırşehir’e, asırlar sonra Ahilik kutlamalarını adeta altın bir tepsi içerisinde kendi eliyle sunan ve bundan da oldukça memnun görünen bir şehir Konya!…

Konya’nın Tarihçileri, araştırmacıları bu konuyu bir türlü gündeme taşıyamadılar. Konya Valileri, Konya Belediye Başkanları, Siyasilerimiz, Esnaf ve Sanatkarlar Birliğimiz Ahiliğin Merkezi Konya’dır dememeye sanki yemin ettiler!..

Sizce de biz kendi elimizle kendi pabucumuzu kendi damımıza atmadık mı?

*/*/*/*/*

Nasıl Ahi olunur? Ahilik nedir, konusunu sanırım tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.Ahi Evren’e göre, Ahiliğin düsturları şöyle sıralanıyor;

Ahi, iyi huylu ve güzel ahlâklı olur. İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınır. Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olur. Gözü, gönlü ve kalbi toktur.

Ahi, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüsttür. Cömertlik, ikram ve kerem sahibidir.

Küçüklere sevgi, büyüklere karşı edepli ve saygılıdır.

Ahi, alçakgönüllüdür, büyüklük ve gururdan kaçınır. Kimsenin hatasını yüzene vurmaz. Dost ve arkadaşlarına tatlı sözlü, samimi, güler yüzlü ve güvenilirdir.

Ahi, gelmeyene gider, dost ve akrabayı ziyaret eder. Herkese iyilik yapar ve herkesin iyiliğini ister.

Yapılan iyilik ve yardımı başa kakmaz.

Ahi, Hakka, hukuka, hak ölçüsüne riayet eder. İnsanların işlerini içten, gönülden ve güleryüzle yapar. Daima iyi komşulukta bulunur.

Ahi, Yaradandan dolayı yaradılanı hoş görür. Hata ve kusurları daima kendi nefsinde arar.

İyilerle dost olup, kötülerden uzak durur.

Ahi, fakirlerle dostluktan, oturup kalkmaktan şeref duyar. Zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan kaçınır.

Ahi, Allah için sever, Allah için nefret eder. Hak için hakkı söylemekten korkmaz. Emri altındakileri ve hizmetindekileri korur ve gözetir.

Ahi, açıkta ve gizlide Allah’ın emir ve yasaklarına uyar. Kötü söz ve hareketlerden sakınır. İçi, dışı, özü, sözü birdir.

Ahi, inanç ve ibadetlerinde samimidir. Fani dünyaya ait şeylerle öğünmez, böbürlenmez.

Ahi, yapılan iyilik ve hayırda hakkın hoşnutluğundan başka bir şey gözetmez. Âlimlerle dost olup dostlara danışır.

Ahi, her zaman her yerde yalnız Allah’a güvenir. Örf, adet ve törelere uyar.

Ahi, sır tutar, sırları açığa vurmaz. Aza kanaat, çoğa şükür eder. Feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapar.

Anadolu Selçukluları döneminde Ahi Evren’in getirdiği bu düsturlara uymayan yoktu. Konya o dönemleri mesut ve bahtiyar olarak yaşamıştı. Ahi Evren’in mihenk taşı niteliğindeki düsturları bunlar. Bugünün Ahileri olarak, bu mihenk taşına kendinizi vurmak ister misiniz?

> Yeni Meram >Yazarlar > Biz pabucumuzu kendi elimizle dama attık!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.