YAZARLAR

Yaprak dökümü devam ediyor ve acı haberler üs tüste geliyor;

Bu kez de Adil Karaağaç’ın acısıyla uyandık sabaha. Değerli dostumuz, Ahmet Ergun’un iletisiyle bir kez daha sarsıldık;

Adil Karaağaç Yaşama veda etti!

Konya’lı olup da Adil Karaağaç adını duymayanlar var mıdır? Selçuk Üniversitesi yerleşkesi yolunda Eğitimize kazandırdığı çok amaçlı Eczacı Adil Karaağaç Meslek Lisesi ile anımsamalı,  Zincirli Hanın girişinde bulunan  Eczanesiyle  fikir jimnastiği yapmalıdırlar. Girişimciliğin Konya’nın soylu evladı olarak saygı duruşuna geçmeli, hep gülen yüzündeki yaşam çizgilerini de örnek almalıdırlar.

■ Asalet; boyda değil, soydadır!

İncelik; belde değil, dildedir,

Doğruluk; sözde değil, özdedir

Güzellik; yüzde değil, yürektedir

(Hz Mevlana)

■ İnsanın hakiki asaleti faziletten gelir, doğuştan değil. (Epiktetos)

Merhum Adil ağabeyle dost ilişkilerimiz dışında ailecek yakınlığımız da vardı. Babası  Mustafa Fevzi Karaağaç (Cumhuriyet dönemi 2. Meclisinin Konya Mebusu) amcam Bülbül Hoca diye anılan Müsevvit Mehmet Bülbül’ün  arkadaşıydı. Adil ağabeyin amcamın çocukları Dr. Operatör Ali Bülbül, Eczacı Mustafa Bülbül,  Öğretmen M. Suad Bülbül ile Konya Lisesinde başlayan arkadaşlıkları sonra sür-git devam edip gitti. Biz Köprübaşında otururken, Karaağaç ailesine ait Fenni Fırın arkasında yer alan Anayoldaki evlerinin önünden günde en az 4-5 kez geçerdim. Çift kanatlı ahşap kapılı tarihi o muhteşem ev.

Adil Karaağaç vefa duysuna önem verirdi.   Tarihi Konya fotoğraflarından İstanbul’dan  gönderir ne olduklarını da not düşerdi. Onları değerli  hazine özeniyle saklıyor,  daraldıkça, sıkıldıkça çıkarıp bakıyor, rahatlıyorum,

Zinciri Hanın girişindeki Eczacılık işini yeni   atılımlar için İstanbullara gidince noktaladı. Kısa sürede İstanbul’un en ünlü girişimci ee iş adamları arasında yerini aldı. Bilfar Holding ve Bilim İlaç Sanayi kurdu, arkasından Kopaş Kozmetik ve Dalin sabun ve şampuanlarını üreten fabrikaları yaşama geçirdi ve tümünün yöneticiliklerini elinde tutarak başarıdan başarıya koşturdu. Şimdi direksiyon başında sevgili eşi Gülserenhanım, oğulları Kemal, Bülent ve Alp Karaağaç’lar var. Onlar son dönemlerde kaptan köşkünde oturuyorlardı, deneyim kazandılar, donanımlarını eklediler.

Adil ağabey, hastalanmadan önce her yıl en az bir kez Konya’ya gelir, yakın dostlarını aileleriyle birlikte akşam yemeğinde bir araya getirirdi. Söyleşiler, gecenin geç saatlerine dek   anılarla süslenerek geç saatlere uzar, giderdi. Onun vefaya ne denli önem verdiğinin somut göstergelerinden biriydi, dost buluşmaları.

■ Dostlarını daima vefa ile hatırla.
Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen. Kula vefası olmayanın, Hakk’a vefası olmaz. (Hz. Mevlana)

Adil ağabey, hep övünürdü;
   “29.Ekim.1923 tarihinde Cumhuriyeti ilân eden toplar atılırken doğmuşum”

 Cumhuriyetin değerlerine kazanımlarına sahipti. Bir başka anlatımla tam anlamıyla bir Cumhuriyet insanı beyefendisiydi.

    İlaç ve Kozmatik Sanayi tesislerini halka açınca ilk haber verdiği kişilerden biri olmanın   heyecanıyla elimde bulunanlardan kimilerini  paraya dönüştürüp hisse senedi almıştım. Bu karşılıklı vefa duygularının paslaşmasıydı.

İlaç Sanayi deyince Mustafa Öncel’den satır başı açmamak kuşkusuz olmazdı.  Kısa süre önce kaybettiğimiz Öncel Konya’da başladığı  eczacılık mesleğini ( Eski Garaj Civarında Büyük Eczanın sahibi) İstanbul’a taşıdı kısa sürede dev bir sağlık sektörünün ses getiren temsilcisi oldu, üstelik bir İlaç Fabrikasını da  Konya da kurdu, iş imkanı sağladı. Merhum Öncel, hem hemşerim, hem de anne tarafından hısımım olurdu. Siyasete girdi, İktidarla olan bir siyasal partinin İl Başkanlığını da yaptı; doğruluktan ve dürüstlükten ödün vermedi,

İlklerini askıya almadı. Nur içinde yatsın.

■ Üslup konusunda zamana uyun, ilke  konusunda ise kaya gibi durun. ( Jefferson)
Doğruluk yüzünden öleceğini bilsen bile, yine doğru ol. (Hz. Ömer)
Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir. (Hz. Ali)

Dürüstlük, pahalı bir mülktür;
Ucuz insanlarda bulunmaz. (Hz. Mevlana)

Adil Karaağaç, uzun yaşadı, doğru yaşadı

ve iyi yaşadı. Onca kişiye ekmek kapısı açtı.

Yaşama veda ettiğinde yaş takvimi 93’ü gösteriyordu. Ama ne var ki, şairin dediği gibi her ölüm erken ölümdü. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Nur içinde uyusun…

■ Fazla söze gerek yok. Bugün varsınız, yarın bir ihtimal. (Hz. Mevlana)

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > Bir Ulu Çınarımız Daha Gitti; Adil Karaağaç
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.