YAZARLAR

Cumhuriyet’ in kuruluşunun onuncu yıldönümüne yaklaşılırken tüm yurtta bayram havası var. Yıl 1933….Nasıl sevinmez Türk Milleti! Egemenlik hakkı kişiden alınmış, Türk Milleti’ne verilmiş.

Egemenlik hakkı 600 yıllık imparatorluğun kanını emen batı devletlerinden alınmış, 19. Mayıs. 1919 ‘dan başlayarak Havza, Amasya Genelgesi, Sivas Kongresi ve Erzurum Kongresi’ nde delegelerden bazılarının tüm ısrarlarına rağmen bütün dünya devletlerine duyabilecekleri en yüksek sesten haykırarak ‘Hiçbir devletin yardımı kabul edilmeyecektir’ sözünü duyuran Mustafa Kemal’ in onurlu duruşu ile kazanılan bu tam bağımsızlık günlerine nasıl sevinmez Türk milleti? Nasıl gururla kutlanmaz böylesine onurlu bir yönetimin yıl dönümü? Osmanlı Devleti’ nin egemenliğinde yaşarken Batılılar’ ın kışkırtması ile Milliyetçilik akımlarını körükleyip, Sırp, Bulgar, Yunan, Fas, Cezayir, Trablusgarp ….vbg, isyanları çıkartıp ,esas amaçları tarih sahnesinden Türk Milleti’ ni silip, ekümeniklik hayallerini gerçekleştirip istanbul başta olmak üzere parçalanmış topraklarımızda yerleşmek, başta Ermeniler , sırasıyla Rumlar, Kürtler derken Türk’ün topraklarını talan etmek.

İşte bu şartlardan kurtulan Türk halkı cumhuriyet’in 10. Yılını büyük bir coşkuyla kutluyordu. Bu büyük eserin yaratıcısı ,mimarı ise çok yoğun duygular yaşıyordu. Bir sabah uyandığında Genel Sekreteri’ne :

‘Onuncu yıldönümünde millete seslenmek istiyorum, düşünüp bir şeyler hazırlasak…..’

Hikmet Bayur , hemen çalışmalara başlayarak, yapılan yollar, kurulan fabrikalar, açılan laik okullar, bağımsız, sadece Türk Halkı için çalışmak, müsbet ilim ve fenle uğraşmak için kurulan üniversiteler, çağdaşlığa erişebilmenin tek şartı olan devrimlerle alınan ilerlemeleri toplamaya istatistikleri derlemeye başladı.

İki gün sonra Gazi Paşa’sının yanına kalın bir dosya ile çıktı. Ama dosyayı henüz açmadan Atatürk ona birkaç sayfadan oluşan birtakım notlar uzattı. Verdiği , onuncu yıl nutkunun kendi el yazısı ile hazırladığı müsveddeleriydi. Hikmet Bayur büyük bir heyecanla okumaya başladı. Okudukça heyecanı ve mutluluğu artıyor ve yüzü gülüyor , bu arada da Gazi onu dikkatle izleyip yüz ifadesinden yazdıklarının etkisini anlamaya çalışıyordu.

Nutkunda: ‘Az zamanda çok ve büyük işler yaptık’ diyordu. ‘Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk Kahramanlığı ve yüksek Türk Kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti ‘dir.’

‘…….Fakat yaptıklarımızı asla kafi görmeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyet ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız; Milletimizi en geniş refah vasıta ve imkanlarına sahip kılacağız; Milli kültürümüzü çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.’ Ancak okuma son sayfaya gelince Genel Sekreterin yüzündeki mutluluk yerini karamsarlığa bırakır.Çünkü Gazi nutkunu şöyle tamamlamıştır;

‘Bu söylediklerim hakikat olduğu gün senden ve bütün beşeriyetten dileğim şudur: beni hatırlayınız !’

> Yeni Meram >Yazarlar > BENİ HATIRLAYINIZ !
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.