YAZARLAR

“BENCİLİN GÖZLERİ KENDİNDEN BAŞKASINI GÖRMEZ!”-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Her insanda var olan “ben” duygusu, insana ben dedirtiyor, beni, bana, benim, kendim, benim düşüncem, benim kararım diye direttiriyorsa, olgunluk sınırlarından uzaklaştırıyorsa, tevazudan nasipsiz hale getiriyorsa ve o insan bunu anlamamak gibi bir yanlışın içine sürüklenmekten oldukça mutluysa bencil bir dostunuz, bencil bir yakınınız, bencil bir arkadaşınız var demektir.

Ancak, her insan bencil değildir.

Bu duyguyu abartanlar, birçoğumuz tarafından “benden uzak, bana uzak, Allah’a yakın olsun!” diye illallah ettiğimiz, hayatımızdan çıkardığımız, hayatımıza sokmadığımız, aramıza mesafeler koyduğumuz insanlar olarak dikkat çekerler.

Çünkü, bencilin gözleri nereye bakarsa baksın kendinden başkasını görmez! Bencil, yalnızca kendini düşünen, kendi çıkarını herkesin üzerinde tutandır.

Bencil insan geçimsiz insandır, sevimli görülen halleri, çıkarlarıyla doğru orantılıdır.

Çıkar konusu, bencilin lehine sonuçlandığı an, bencil çoktan yola koyulmuş, alacağını almışların o tuhaf hazzı yüz ifadesine yansımış bir şekilde, arkasına bile bakmadan yürüyüp gitmiştir.

Bencil için kendinden daha öncelikli olan, kendinden başka düşünülecek, öne alınacak bir başka kişi yoktur.

Hele de bencillik, gözüne takılmış ayna gibiyse…

Gözüne, bencillik takılı bir aynaya bakan, ilk önce kimi görür?

Kendisini?

Bencilin arayıp da bulamadığı, böyle bir ayrıcalıktır.

Kendisini görmek!

Bencilin en çok beğendiği,

Üstüne toz kondurmadığı,

Kimseyi kendine yakıştıramadığı,

Muhatap kabul etmediği kişi kendisinden başkası değildir.

Bencilliğin derecesi, bencilin imkanlarıyla yükselişe geçer.

Elinde ki imkan ve fırsatlar ne denli fazlaysa, bencil bir o kadar daha egosu ve ben duygusu yüksek hale gelir.

Hele birde,

Kendisini kışkırtan,

Teşvik eden,

Egosunu okşayan,

Bencilin olumlu gösterilebilecek ne kadar meziyeti varsa,

Allayıp-pullayıp anlatan, anlattıranlarda bulunuyorsa,

Bencilin yanına salavatla varırsınız artık!

Zira, bencilliği gözüne ayna edinmişlerin, görecekleri bir başka insan yoktur.

Bencil, kendini ne kadar saklarsa saklasın,

Ne kadar gizlemeye çalışırsa çalışsın,

Bir yerde,

Bir olayda,

En olmadık bir şekilde,

Bencilliği ortaya çıkar.

Bencil, bencilliğini doludizgin yaşarken, beni kimse görmüyor, fark etmiyor, kimsenin benden haberi yok düşüncesine körü körüne bağlanıp kalmıştır.

Bazılarına göre adeta at gözlüğü ile bakar gibidir, dünyaya…

Bencillerin en büyük özelliği, bencil olduklarını kabul etmeyişleridir.

İnatla, ısrarla, münakaşalarla, tartışmalarla bencil olduklarını reddederler.

Bencil için, ağlayanların, sızlananların tamamı yalancıdır, yalandan ağlar!

Bencil için, gerçekler, doğrular, hakikatler birer göz boyamadan ibarettir.

Hedefine ulaşma adına, egosunu bastırmada olağanüstü çaba sarf eder.

Bencil, iyi gün dostudur.

Dostum diye neredeyse, her gün uğradığı dost mekanlarına, dostu sarsıntı geçirdiğinde, maddi-manevi zorluklar yaşadığında, uğramaz!

Benden bir şey ister mi diye uykuları kaçar!

Onun için telefonlara çıkmaz, yok dedirtir, şehir dışına çıktı, ne zaman geleceğini bilmiyoruz diye haber uçurur.

Çünkü bencilin vefası, çıkarı, işi olduğu, çarkı döndüğü sürecedir.

Bencil kendince kurnazdır.

Sinsi olduğu da anlatılır.

Kötülükten zevk aldığını, ancak bunu belli etmemek için çaba sarf ettiğini anlatanlarda olmuştur.

Bencil, yaptığı bencilliklerin sonunda yapayalnız kalan kişidir şeklinde tasvir de edilmiştir.

Benciller,

Bazen içlerine kapanıp, melankolik duyguların esiri olarak,

Ben ben diye diye, beni kimse anlamıyor,

Anlamadı diye karamsarlığın girdaplarında da dönebilirler.

İnatlarını, inatçılıklarını, kararlılık gibi yutturmaya kalkmaları ancak bencillere göre bir davranış şekildir.

Çoğu kez hüzünlerini, kederlerini dahi paylaşamazlar.

Dünyanın en önemli insanları olarak kendilerini görmeleri, dertlerini ve sıkıntılarını paylaşmaya en büyük engeldir.

Kendilerine aşırı şekilde odaklanmadan dolayı bir başkasını, başkalarını düşünemezler.

Ne kadar başarı varsa, ne kadar övgü ve iltifat varsa, ne kadar alkış ve takdir varsa hepsinin sahibi olmak isterler.

Ekipçe kazanılan bir başarı hakkında, “Bu bir ekip çalışmasıdır, bunu ben ve arkadaşlarım hep birlikte başardık, bu ödülü onların adına alıyorum” gibi cümlelerden ve takdimlerden nefret ederler.

Hz. Mevlana diyor ki; “Bencillik gözüne takılmış ayna gibidir. O gözler nereye bakarsa baksın kendinden başka birini görmez.”

 

 

 

> Yeni Meram >Yazarlar > “BENCİLİN GÖZLERİ KENDİNDEN BAŞKASINI GÖRMEZ!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.