YAZARLAR

Önce geçmişten bir yaprak;
Geçmişte bayram sayısı çoğaltmak ve buna koşut da günlerini uzatmak eğilimi ağır basmaktadır. Nedenini zamanın İçişleri Bakanı Şükrü Kaya yasa görüşülürken şöyle bir görüşle dile getirmektedir;
– Ülkemizde tatil günlerimiz azdır. Çalışkan bir ulusun dinlence hakkı vardır. Bu aynı zamanda sağlık ve sosyal bir sorun ve konudur.

Görüşmelerin bir bölümünde söz alan Balıkesir Milletvekili Hacim Kezer, bayram günlerini uzun bulur, her iki dini bayram için “birer gün kâfidir” diye konuşur.

Yozgat Milletvekili Sırrı İçöz bayramların uzunluğunun ekonomik yönüne değinir ve öneriye karşı çıkar;
“Ekonomik değerlendirmeler iledir. Zira şekerciler ve diğer esnafın menfaati vardır.”
Sonuçta, Kezer’in önerisi dikkate alınmaz.

Bugünlerde bir bayram tartışmasıdır, almış başını gidiyor;

“Bu bayram dursun, şu bayram kaldırılsın!”

Tartışmalar en çok siyasal aktörler ve medya dünyasında yoğunlaşıyor.

Biz de zaman zaman gündeme getiririz;

Bayramı, haftası, günü, şöleni, töreni bol bir ulusuz!

Bu bolluğa sevinmek mi yerinmek mi gerekli? Sorunun tamca yanıtı alınmış değil. Herkes, her kesim, kendine göre bir yol tutturmuş gidiyor. Birlik, anlaşma uzlaşma yok, dağınıklık, darmadağınlık var.

Bayramlar iki ana eksende toplanıyor;

Dinsel bayramlar ve ulusal bayramlar!

Dinsel bayramlar tartışılmaz, her türlü tartışmalardan da soyutlanmalıdır. Konu da gelip ulusal bayramlar da düğümleniyor.

Bayram sözcüğü sevinç ve eğlence günü anlamına gelen Farsça bazrâm ya da bezrem sözcüğünden gelmektedir. Çiçekler ve ışıklarla süslenen yere de “bazrâmgir, yani gönül açan yer” denir. Bu bağlamda bayram, “neşe ve sevinç günü” demektir. Arapçası,

İyd’dir. Bu sözcük dönmek anlamına gelen gelir. Peş peşe tekrar etmek, her yıl gelmek anlamını da içerir. Çoğulu ise “A’yâd”dır. Bayram tebriklerine “Ta’yîd”, bayramlaşmaya da “Muayede” denir.

■ Uluslara ait toplu sevinç, mutluluk ve ortak kutlama vesilesi olarak kabul edilen belirli zamanlar için kullanılan bir terimdir.

■ Bayram çeşitli önemli gün veya tarihsel olaylardan yola çıkılarak çeşitli şekillerde yapılan kutlamalara verilen genel isimdir. Kimine göre mecburiyet kimine göre sadakat kimine göre dinlenme kimine göre eğlence kimine göre sosyal etkinlik kimine göre dini bir görevi yerine getirmek kimine göre yakınlarını görmek için tek hatta son fırsat olacağı önemli bir gündür.

■ Bayramlar, millet, kabile ya da toplulukların tüm bireyleri tarafından benimsenen ve zamanı gelince ortaklaşa kutlanan âdetlerdir. Dünyada kutlanan bütün bayramların dinî, millî bir inanıştan veya o toplumu derinden ilgilendiren ortak bir hatıradan doğduğu bilinmektedir.

■ Bayramlar akrabaların birbirini anımsadıkları aradaki bağlarını tekrar sıkılaştırdıkları hep beraber sevgi dolu anlar yasadıkları özel günlerdir.

■ Bayram, buluşma yeri, buluşma zamanı, buluşma nedeni, özcesi buluşmadır.

Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com – Bayram Ne Demektir? Çıkarılan bir yasayla 30 Ağustos Zafer Bayramı , 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı , 1 Mayıs Bahar Bayramı olarak saptanmıştır.

Şeker Bayramı’nın üç gün, Kurban Bayramı ’nın 4 gün olacağı da o yasayla kararlaştırılmıştır. O gün bugündür, aynı yasa uygulanmaktadır. Bundan sonrası ise bilinmez. Kimi bayramlar kaldırılır mı, yoksa aynen durur mu, o da şimdilik meçhul.

Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.

BİR DAMLA;

HERGÜN BAYRAM!

Hz. Ali’ye sormuşlar:

Bayram nedir?”

Hz. Ali yanıt vermiş;

“Günahsız geçen her gündür.”

> Yeni Meram >Yazarlar > BAYRAM TARTIŞMALARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.