YAZARLAR

 

“DOĞRUYU konuşmak için iki kişi ister: Doğru söyleyen, doğru dinleyen. (Thoreau)

***

3 PUAN HATALARI ÖRTMEMELİ

Maç öncesi arkadaşlarımla sohbette “3 sonuç da çıkabilir” dediğim bir karşılaşma idi Trabzonspor-Konyaspor mücadelesi… Cuma günü yayınlanan yazımda da aynı cümleleri kullandım.

Nitekim 3 sonuç da olabilirdi. Kazanan Konyaspor oldu. Yok, penaltı pozisyonu 18 dışında olmuş. Yok, 2. golde ofsayt varmış. Yok, bir topları direkten dönmüş. Yok, bir şutu çizgiden çıkarmışız. Olmuş, varmış, dönmüş ve çıkarmışız.

Hatırlayınız, biz geçtiğimiz sezonlarda böyle çook kritik pozisyonlarda çok maçlar kaybettik ama yukarıya “lobimiz olmadığı için” sesimizi bir türlü duyuramadık ve Konya’da kaldık! Bakalım Trabzonspor sesini ne kadar yükselterek duyuracak!

Açık ve net; bütün samimiyetimle vurgulamalıyım. Gerçekçi olalım.

Hakem Süleyman Abay isteseydi penaltı yerine faul çalabilirdi. Açık ve net; bütün içtenliğimle vurgulamalıyım. Attığımız 2. golde ofsayt vardı. Ancak, hepimiz iyi biliyoruz ki, hakemler de hata yapıyor. Teknik direktörler gibi… Futbolcular gibi… Yöneticiler gibi…

Futbolumuza gelelim:

Trabzon gibi şampiyonluk kovalayan bir takımın deplasmanından galibiyet çıkarmak çok önemli.

Bizim için ciddi bir skor.

Bize göre, oynadığı maçlarda başarı grafiği hayli yüksek olan Vedat Bora’yı unutan Teknik patron Aykut Kocaman’ın, Ali Çamdalı ile Uğur İnceman ısrarı ise sürüyor. Mersin maçına girdikten sonra oyunun rengini değiştiren, bir şutu direkten dönen ve 2’nci golün asitliğini yapan Ömer Şişmanoğlu’nun, sanıyorum ya rahatsızlığı sürüyor veya kondisyonu hala eksik. Oyuna yine sonradan alındı.

95 dakikanın büyük bölümünde yine kendi sahamıza hapsolduk ve bir Kocaman klasiği, çabuk ataklarla goller aradık ve bu kez de bulduk.

Ancak, maç sonu röportajında Konya seyircisinin yine sabırsız olduğunu ima etmesi hiç hoşuma gitmedi. “Takım, istenilen skorları alamayınca ağır şekilde eleştiriliyor, başarılı sonuçlarda ise Avrupa Kupaları hedefi konuyormuş…”

Rangelov bana göre sık sık ofsayda ve yere düşen bir futbolcu ama geriye kadar gelerek defansa yardımcı oldu.

Trabzon taraftarının maçın henüz 2’nci dakikasında, “vur-kır parçala, bu maçı kazan” tezahüratlarına elbette hiç birimiz katılmıyoruz.

“Kazanmak kafada başlar” demişler. Konyaspor’da da bu ince detay iyi irdelenmiş. Çok pas, dayanışma, adam paylaşımı ise güzel… Ama, rakibe çok boş alan bırakmak olmadı. Zira, sıkıntısını ileride çekebiliriz.

Altını çizerek belirtelim: Süper Lig’in en fazla net gol çıkaran kalecisi Konyasporlu Serkan. Kendisini içtenlikle kutluyoruz…

Zirve mücadelesi veren bir takımın (Trabzonspor’un) Cuma günkü maçını 6.990 seyirci izlerken, bakın Konyaspor’a maçların ortalaması 14 binlerde geziyor… Bir haftalık milli maç arasından sonra 18 Ekim Pazar günü Konya’da oynanacak Gaziantep maçında belki 20-25 bin taraftarına selam verecek.

Biz, son olarak temsilcimiz Konyaspor’u samimiyetle bir kez daha kutlayarak başarılarının devamını dileyelim.

Ve unutmadan ekleyelim:

Konyaspor bugüne dek Süper Lig’de hiçbir takımın maç boyunca koşmadığı kadar Trabzon maçında koşarak bir rekora imza attı. Bu da ayrıca bir başarı…

> Yeni Meram >Yazarlar > Başarı zinciri
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.