YAZARLAR

PKK’nın kaçırdıkları kamu görevlilerini nihayet serbest bırakmalarını “barışın işaret fişeği “olarak algılamamız gerekir mi? Evet demek için daha alınacak mesafeler var.

İmralı tutanaklarını sızdırma olayı tam bir “uçtu, uçtu kuş uçtu” oyununa dönüşmüştü. Belirsizlikte çözüldü. Namık Durukan’ın bu gazetecilik başarısına sadece şapka çıkarılır.

Aslında tutanağın içeriğini tümce tartışmak gerekirden nedense çocuk oyununu yeğledik ve sonunda sızdırma kavgasının yorgunu düştük. Kim ya da kimler, nasıl sızdırırlarsa sızdırsınlar, o kadar önemli değil. Önemli olan terörün durmasıdır, gerisi teferruattır. Tutanakta yazılanlara karşı yetkililerin nasıl bir tavır sergileyecekleri daha önemlidir ve kamuoyu mutlaka bilgilendirilmelidir. Ülke

kaderini ilgilendiren tutanak gerçeklerini de masaya yatırıp ciddi biçimde ele almalı ve tartışmalıyız. Zarfa değil, mazrufa bakalım beyler! Gelişmeleri siyasal bir ranta dönüştürmeyelim, ülke yararını en önde tutalım. Kamuoyu, tutanak içeriğine ilişkin çok boyutlu yanıt beklerken “İmralı sürecine zarar verir” savıyla susmak yanlıştır.

Yemeklerini yemeyen çocuklarına anneler

“Uçtu, uçtu kuş uçtu” diyerek dikkatlerini başka yere çeker sonra da lokmayı ağızlarına tıkarlardı. Bu da onun gibi bir şey.

Tutanağın BDP Genel Merkezi’nden sızdığı anlaşılınca ne oldu, sanki kıyamet mi koptu! Havanda su dövüp vakit yitirdik. İçeriği geri plana atarak aydınlatıcı ve açıklayıcı yanıtlar vermeyerek belki süreci zora bile soktuk.

Barıştan yanayız, analar ağlamasın, evlere ateş düşmesin. Türk- Kürt ve diğerleri barış içinde yaşasın. Temel iste budur;

Barış!

Silahlar sussun, bırakılsın ve barış gelsin,.

Mustafa Kemal Atatürk, dış politikamızın ana omurgasını dile getirmişti;

Yurtta sulh, cihanda sulh!

Yineleyip durulan başka yanlışlık iktidarın muhalefeti, muhalefetin iktidarı suçlaması yeni tartışmalara olanak sağlaması, sinirleri germesidir. Asgari müştereklere anlaşmaya varılarak süreci barış eksenine oturtursak barışa ulaşma ivme kazanır ve kalıcı olur.

Türkiye’nin üniter yapısı korunarak, Türk ve Türklük değerlerinden ödün verilmeden açık ve şeffaf biçimde sürecin barışa doğru götürülmesini kim istemez? Açık olacağız, bütün olanları hatta varsayımları da halkla paylaşıp ve barışa uygun adım koşacağız.

Terörün toplam maliyeti, parasal olarak 300 milyar dolar, dolaylı giderler eklenince maliyet 1,5 trilyon dolara ulaşıyor.

300 milyar dolar baz alındığında bile 10 adet GAP, 75 Atatürk Barajı, binlerce kilometre otoyol, 15 bin tane hastane, 16 derslikli 100 bin okul yapımı gerçekleştirilir. 300 milyar dolar baz alınarak daha neler yapılabilirdi. İstihdam yaratıcı yatırımlarla işsizlik sorunu temelden çözülür, Doğu ve Güneydoğu Anadolu tam anlamıyla kalkınır batı standartlarına erişirdi.

Can kaybına gelince;

Terör nedeniyle 7 bin 918 şehit, 5 bin 557 sivil kayıp ve 22 bin 101 terörist olmak üzere toplam 35 bin kişidir.

Emniyet Teşkilatı, terör nedeniyle 6 emniyet müdürü, 15 başkan, 3 emniyet amiri, 27 komiser, 16 komiser yardımcısı, 471 polis memuru, 54 çarşı ve mahalle bekçisi, 1 teknisyen, 1 öğretmen olmak üzere toplam 594 şehit verdi.

Jandarma teşkilatından 3 bin 105 kişi şehit oldu. Şehitlerin rütbelerine göre dağılımı 161 subay, 209 astsubay, 187 uzman jandarma, 141 uzman erbaş ve 2 bin 407 erbaş ve er olarak gerçekleşti.

Toplum katmanları ödün verilmeden ve şımartılmadan uzak yaklaşımla barış sürecine destek veriyor.

Süreç başarıyla sonuçlanırsa Sayın Erdoğan’ın söylemiyle Türkiye bahara kavuşacak, analar ağlamayacaktır.

Şimdi yanıt bekleyen soru şudur;
Barış ne zaman?

BİR DAMLA:

Bizi hiç tasalı görmez bu yerler;

Yiğitler, ölürken bile gülerler,
Yeter ki yaşayan er oğlu erler,
Bizi çiğnetmesin ayakaltında.

> Yeni Meram >Yazarlar > BARIŞ NE ZAMAN?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.