YAZARLAR

Konya eski bir Başkent, her sokağında tarihten bir iz var. Ancak bu tarihi şehrin, tarihle iç içe sokaklarında, mahallelerinde uzun yıllar önce var olan yapılar, hatıraları ile birlikte toprak olmuşlar, tarih olmuşlar.

Konya Tarihi yazarı merhum İbrahim Hakkı Konyalı eserinde, kiler ve ev olarak kullanılan, yıkılıp, taşlarıyla mahalleye çeşme yapılan, yol açmak ve genişletmek adına kazmalarla yıkılan, yıkılamayanların dinamitle havaya uçurulduğu bir çok tarihi eserden bahseder.

Konya gibi tarihi bir şehrin, türbe ve medreselerinin nerelerde olduğu konusu ile ilgili olarak, yaşayan bir görgü şahidi bulmak neredeyse imkansız.

Eski kayıtlarda var olsalar bile, üzerlerine binalar dikilmiş, üzerlerinden yollar geçmiş, dahası onlarca yıllar geçmiş.

Dikkatli gözlerin, aradığı, bulduğu bulduğunda dünyalara değen yerler yok değil.

İşte onlardan bir tanesi Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi.

Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi, Şerafettin Caminin arkasındaki çıkmaz sokak içerisindeymiş.

Yaklaşık olarak iki-üç yıl önce, Konya Postası için araştırdığım ve bir yazı dizisi halinde okurlara sunmaya çalıştığım, ” İmam Hatipliler-Hak Yolunun Yolcuları” adlı yazı dizisinde şu anda 93 yaşlarında olan, 1951 yılında açılan Konya İmam Hatip Okulunun mevcut yeri olan Konya İdmanyurdu sahasını İmam Hatip Okuluna kazandıranlardan Halil İbrahim Sayar’ın kendi çocukluğu ile ilgili hatıralarında tarafıma anlattığı, Akkülâh camii ve Akkülâh Medresesine ait hatıraların o bölümünü tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şöyle diyordu Halil İbrahim Sayar Ağabey;

“1930 ‘lara kadar, ilk mektebe başlayıncaya kadar, mahalle mektebinde Silleli “ Hocaana” denen esas adı Tayyibe olan bir Hocamız vardı. Bu Hoca, kızı Huriye ile birlikte bizi okuturdu. Huriye’nin kocası vefat etmiş dört oğlu, bir kızı kalmıştı.

Biz onlara Tayyibe Ana, Huriye Aba derdik.

Kuran öğrenmek isteyen çocuklara, Şerafettin Camii’nin arkasındaki, çıkmaz sokak içerisinde bulunan Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi’nin olduğu yerde Elifba’dan başlayarak, Kuran-ı Kerim okuturlardı.

Annem ve anneannem beni oraya götürdüler. Her gün Altınçeşmeden oraya okumaya giderdim. 25-30 çocuk vardık.”

Halil İbrahim Sayar, çocukluk günlerini anlatırken tam seksen beş yıl öncesine dönmüş ve şu anda hiç kimsenin şurasıdır diye tarif edemeyeceği ve bilemeyeceği eski bir Medrese yerini tarif etmişti.

Bu konuyu merak ederek soruyorum;

Şerafettin Camii’nin arkasındaki o çıkmaz sokak şimdi nerede?

Bilen var mı?

Ya da tam olarak neresi?

Akkülâh Camii ve Akkülâh medresesi ayakta olmadıklarına göre; bulundukları yerin üzerinde şimdi hangi yapılar var?

Sanırım onu bir görgü şahidi olarak kuvvetli bir hafızaya sahip olan Halil İbrahim Sayar’dan başkası bilmiyor.

Bilenler yardımcı olurlarsa, eski bir Konya medresesinin yerini tam olarak tespit etmiş olacağız.

*/*/*/*/*

Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi konusunu neden gündeme getirdiğimi aşağıdaki satırları okuduğunuzda daha iyi anlayacaksınız.

9 Eylül 2013 Pazartesi günü İskenderun’dan bir telefon aldım. Arayan 87 yaşında olduğunu söyleyen Saim Akkülâh’tı.

Saim Akkülâh, Konya Sanat Okulu’ndan mezun.

Yıllarca öğretmenlik yapmış…

İskenderun Sanat Okulu’nun kurucularından.

Halen İskenderun Körfez Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapıyor.

Hatay ve İskenderun’un tanınmış gazetecilerinden ve köşe yazarlarından.

Yazı dizinde yer alan Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi, İskenderun’dan Saim Akkülâh’ın dikkatini çekmiş.

Kendi ifadesi ile yeğenleri gazeteyi bularak kendisine göndermişler.

O da bu yazıyı okuduktan sonra, beni telefonla aradı ve buldu.

Seni dedi işte böyle bir tesadüf sonucu aradım.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, bir açıklamasında Konya’da 600’den fazla tarihi eser olduğunu, ancak bu sayının ancak yarısına ulaşabildiklerini söyledi.

Siz yazı dizinizde Akkülâh cami ve Akkülâh Medresesi’nden bahsedince çok heyecanlandım.

Saim Akkülâh, Konya eşrafından bir aileden geliyor.

Konya Devle Mahallesi Müftü Çeşmesi Mahalle Mektebi Muallimlerinden Akkülâh Salih Efendi’nin torunu.

Özderya Yem Fabrikası sahibi Mehmet Hilmi İlbiz’in ablası ile evli olan Saim Akkülâh halen İskenderun’da yaşıyor.

Babası Mehmet Akkülâh Küçük Hilal, Büyük Hilal ve Merkez Otelleri’nin müstecirliğini yapmış.

Ailesinin şeceresini çıkaran Akkülâh, ailesinde Hafız Molla Mehmet isminde bir zatında bulunduğunu söyledi.

Aile soyadlarını, şu anda ayakta olmayan ve Halil İbrahim Sayar’ın hatıralarında yer alan Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi’nden alıyor.

Saim Hocamın dileği, Konya içerisinde bulunan ve üzerine binalar dikilmiş, Akkülâh Camii ve Akkülâh Medresesi’nin yerinin Büyükşehir ve Vakıflar tarafından yeniden tespiti ve ortaya çıkarılması.

Sevgili okurlar, Saim Akkülâh’ı hiç görmedim. Onunla telefonda tanıştım. 87 yaşındaki bir insanın hayran kaldığım hassasiyetine karşılık, bir şeyler yazmam gerekiyordu. Bendeniz de bu talebi Konya kültürü adına görev telakki ederek, sizlerle paylaşıyorum.

> Yeni Meram >Yazarlar > Akkülâh Medresesi neresi?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.