YAZARLAR

OKULLAR SANIRIM iyi bir eğitim veremiyor!

OKULLAR SANIRIM İŞ GÖRMÜYOR!

OKULLAR, özellikle devlet okulları konu öğretemiyor!

Bu kadar dersane açıldığına, bu kadar dersane dolduğuna göre ve Milli Eğitim Bakanı da bu durumu görmezden geldiğine göre… O da memnun.

Bu düzeni şimdiki Bakanlık kurmadı ama değiştirmek için en ufak bir adım atılmıyor.

Okullarda ders yapılmadığı, konu öğretilmediği gibi, çocuklar dersanelere yığılıyor, zavallı veliler dersanelere para yetiştirmek için uğraşıyorlar.

Okullarda Cumartesi-Pazar günleri zaten dolu olan çocuklarla, hiç para ödemeden, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerine vereceği ek ders ücreti ile hazırlık kursları yapılsa ve veliler bu yükten kurtarılsa! Okullarımız da ikinci planda görülmez, öğrenci de, veli de okula güvenle bakar, dersanelerden medet ummaz.

Parası olanın çocuğu özel ders alıyor, dersaneye gidiyor.

Peki ya parasal olanaktan yoksun olanlar?

Ya kıt kanaat geçinirken bir de dersane parası yükü altında ezilen aile bireyleri?

Bu kadar zor mu bu işi çözmek?

Eğitimde fırsat eşitliği sözü nerelerde kaldı?

Dersanelerde öylesine değerli öğretmenler var ki. Neden bunlar Bakanlıkça değerlendirilmez?

Okulda öğrenilmeyen konular, dersanede öğretilecek zanneden veliler aldanmamalı.

Dersanede verilen zaman ayarlama, soru çözme teknikleri istenirse devlet okullarında ek derslerle çözülür.

Sınavlar yüzünden okullar öğretim yeri oldu.

Oysa okul, eğitim yuvasıdır.

Okul; adam olma yeridir.

Okul; iyi vatandaş, sorumlu insan, güveni tam, becerisi, yetisi gelişen ve geliştirilen bir hayat ocağıdır.

Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkarılmasaydı;

Çocuklar test çözmek yerine kitap okurdu.

Öğretmen önce öğrencisine çevre bilinci verirdi.

Sokaklara tükürmeyen, pet şişe, kağıt, naylon poşet, içecek kutusu atmayan gençler yetişirdi.

Ağaçların dibini sigara izmariti ile doldurmayan, kırmızı ışıkta durmasını, yeşil ışıkta geçmesini bilen yaya ve sürücüleri olan bir şehirde yaşardık.

Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkarılmasaydı;

Devlet malını koruyan, kollayan, ülkesini seven, taşını, toprağını, ağacını, deresini, gölünü seven,

Yüreğinden merhamet ve sevgi eksilmeyen,

Hayvanlara eziyet etmeyen, sporu kavga değil, bedenin ve kafanın eğitimi gören,

Avcılığı ve avlanmayı spor gibi görmeyip, doğaya saygı duyan, doğa katili olmayan,

Tiyatroyu, sinemayı, şiiri, resmi, görsel sanatı seven,

İyi müziği, iyi sanatçıyı ayırt edebilen, TÜRK DİLİNİ çok okuduğu için güzel kullanan,

İnsanları inançları, ibadetleri ile değerlendirmeyip, yaratılan her canlıya yaptığı hizmet ve insanlığa yaptığı araştırmalarla, çağdaşlığa attığı adımlarla değerlendiren ve böyle bireyleri yetiştiren eğitim yuvalarından mezun olan bir gençlik de çok okuduğu, çok incelediği için hem ailesine, hem ülkesine hem de insanlığa yararlı hizmetler sunan kişiliği ile hayata güvenle adım atardı.

Ama olmadı. Test çözmeye, soru çözmeye, sınav koşusuna devam.

Yok olan gençlikle devam!

Yok edilen genç hayatlarla devam!

> Yeni Meram >Yazarlar > 2010?2011 YENİ ÖĞRETİM YILININ İKİNCİ YARISI BAŞLARKEN DERSANE ÖĞRETİMİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.