YAZARLAR

14 YIL BİRLİKTE BAŞARABİLDİK Mİ?-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Geçtiğimiz hafta Dedeman Otel’de Başkan Akyürek’in 14 yıllık Büyükşehir Belediye Başkanlık dönemini kendi ağzından ve kendi anlatımıyla dinledik.
Yaklaşık bir saat 40 dakika sürdü bu anlatımı.
Geçmiş dönemlerde saatlerce süren 300 eser, 400 eser, 500 eser anlatımlarını da dinlemiş ve yazmışlardan biri olarak, 14 yılın anlatımı ne kadar sürer diye tahminlerde bulunanlar oldu.
Allah’tan Başkan Akyürek, ayrıntılara girmedi!
14 yıl geldi geçti, sevgili Başkanım!
Bu 14 yılda, keşke bizleri 14 kere dinlemiş olsaydınız!
Üçüncü döneminizin hemen başında, Japon Bahçesinde, Kyoto Kriterleri de diyebileceğimiz, sözlerle bezenmiş bir karşılıklı helalleşme talebiniz vardı!
Büyük bir ekseriyetle ve memnuniyetle sözlerinize katıldık!
Defalarca o sözlerinizi referans gösterip şehrimizde aksayan ne varsa size köşelerimizden ulaşmaya ve ulaştırmaya çalıştık!
Sanmayın ki, bize hiçbir şey ulaşmıyor, bizim her şeyden haberimiz var demiştiniz!
Laf dumandır uçar gider derler ya…
Bizler öyle yapmadık!
Uçan lafları, zapt ettik, kaydettik, not aldık bir köşeye…
Etme Tahir Bey dedik!
Yapma sayın Akyürek dedik!
Bizi dinler misiniz dedik!
Yazdıklarımız size ulaşmıyor mu, ulaştırılmıyor mu, dedik!
Beyaz Kapı, Mavi Kapı, Açık Kapı, size ulaşan hangi kapı dedik!
Aksayan, yorulan, bezgin, uzatmaları oynar gibi hareket eden, vatandaşın telefonlarına bir yıldan sonra dönen dairelerinizin durumlarını örneklerle anlattık!
Çevrenize örülen, yada zatıalinizin ördürdüğünü artık düşünmeye başladığımız duvarlardan biz memnun değiliz, siz memnun musunuz diye sorduk!
Rahmet gecelerinde, eğlence gecelerinde rahmeti neden hep Konyalı sanatçıların dışındaki sanatçılara yağdırdığınızı sorduk!
Konya sanatına, Konya kültürüne, Konya’nın öz evladı sanatçılarına ne zaman sahip çıkmayı düşündüğünüzü sorduk!
Yıllardır aynı insanları çağırmaktan, sahne aldırmaktan, nazlarına kaprislerine katlanmaktan bıkmadınız mı dedik!
Alternatif Şeb-i Aruslar için sesimiz neden yükselmiyor diye sorduk.
“Konya Sanatçısı” diye bir paye ihdas edip, Konya’nın halen yaşayan ve Rahmeti Rahmana kavuşmuş sanatçılarına vefanızı ne zaman göstereceğinizi sorduk!
Engelli kardeşlerimizin taleplerine neden bu denli geç döndüğünüzü, Engelli kardeşlerimiz için ihdas ettiğiniz Engelli Şube Müdürlüğünün başında neden bir Engelli kardeşimizin getirilmediğini, getirilemediğini sorduk!
KOSKİ’nin, MEDAŞ’ı geçen, Doğalgaz faturalarıyla yarışan, zamlı faturalarının sebeplerini sorduk!
Büyükşehir yasasıyla birlikte, köyden mahalleye, kasabalıktan mahalleye dönüşen ve tel tel dökülen, hele o geçtiğimiz dönemlerde yaşanan ağır kış şartlarında duman olan yeni mahallelerin durumunu sorduk!
Konya’nın kaybolmaya yüz tutan mesleklerinin ihya edileceği ve tanıtılacağı söylemleriyle yola çıkılan iki Konya sokağından birincisinin neden simitçi, yumurtacı ve kafeler sokağı olduğunu, ikincisinin neden dernek ve vakıflar sokağı olduğunu sorduk!
Biz 14 yıldır sorduk, 14 yıldır sorduğumuz sorulara cevap alamasak da yine de sormaya devam ediyoruz!
Sizde diyorsunuz ki;
14 yılda; 36 Köprülü kavşak yaptık! 26 Üst geçit, 23 Alt geçit yaptık! 510 km. Bisiklet yolu yaptık ki, Türkiye de ilk.
Türkiye’de ilk defa elektrikli otobüsler aldık, toplam 691 otobüsümüzle 31 ilçemize seferler düzenledik.
Tramvay hattını 59 kilometreye ulaştırdık. 12 adet Katanersiz, 72 adet yeni tramvay aldık.
28 İlçede 98 prestijli yol yaptık. Tarihi Bedesten’i yeniden ihya ettik tam 2687 dükkanda düzenleme yaptık. Dünyanın en görkemli stadyumlarından birini Konya’ya kazandırdık.
Saymaya devam etseniz, saatler yetmezdi. Parklar, meydanlar, sahalar, lokaller, çiçeklendirilen caddeler…İnanın bütün bunları yazmaya kalksak sütunumuz yetmez.
14 yıl, 168 ay…
14 yıl, 728 hafta…
14 yıl, 5110 gün…
14 yıl, 122 640 saat ediyor…
Kyoto yani Japon Bahçesi kriterlerine rağmen, sorduğumuz sorulara yine de net ve açık cevaplar alamayışımız bizi halen düşündürüyor.
Yaptıklarınızı sayarken keşke, yapamadıklarınızı da saysaydınız, acaba yapamadıklarınız konusunda neler söyleyecektiniz?
Şehrimiz 14 yılda tabi bir otopark haline dönüştü. Belediye olarak, en işlek caddelerimizi otopark haline çevirmekten vazgeçmediniz. Halen, şehrin merkezinde günün her saati, bütün sokak araları otopark. Bakanı, göreni, çare bulanı, dinleyeni olmayan bir şehir olduk.
Sevgili okurlar;
Belediyecilik bugünü yaşatmak değil, yarını inşa etmektir diye düşünüyorum. Rahmetli Ahmet Hilmi Nalçacı, Nalçacı caddesini açarken, Konya’nın onlarca yıl sonrasını düşünen bir anlayışı ortaya koymuştu.
Size gelince;
14 yılda, Konya’nın Trafiğine, Konya’nın Sosyal hayatına, Konya’nın ekonomik hayatına ne kattığınızı da duymak isterdik sayın Akyürek?

> Yeni Meram >Yazarlar > 14 YIL BİRLİKTE BAŞARABİLDİK Mİ?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.