Zaman Konya zamanı!

Zaman Konya zamanı! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi

Zaman Konya zamanı!
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Şehirler bazı dönemlerde iyi bir zaman aralığı yakalar. Bu yakalama, o şehirlerin bağrından, içinden birinin yükseldiği ve söz sahibi olduğu bir zamandır!

Bazen yüzyıllarca beklediği olur şehirlerin.

O değerle birlikte, o zaman aralığında, denklikler oluşur.

Kenetlenmeler olur!

Bir ve beraber olma eğilimleri, birlikte daha büyük, daha heyecan veren hedeflere yürüme arzusu oluşur!

Heyecan ve coşku gelir şehirlere.

Şehirlerin ölçeği büyür!

İnsanlar azimli olmaya meyleder!

Gayretli olmaya azmeder!

Şehre sevdası olan insanlar yüzünü şehre döndürür!

Ne kadar yarım kalan...

Ne kadar geciken...

Ne kadar hayalden gerçeğe dönüşmesi beklenen yatırım varsa, birer-ikişer gerçekleşmeye başlar!

Hele ki şehriniz bir hoşgörü şehriyse..

Gönül sultanlarının postlarını serdiği bir şehirse...

Anadolu'nun en büyük Sultanlarının gönül verdiği, hanlarla, kervansaraylarla, taş işçiliğinin en mükemmel eserleriyle donattığı bir şehirse...

Bir Başkent'se...

Zamanında, Bağdat'tan sonra en fazla merak edilen, en fazla görülmesi tavsiye edilen bir kültür ne medeniyet şehriyse...

"Gez dünyayı, gör Konya'yı"

sözünün darbımesel olduğu bir merkezse...

Dengeler taşların oturması gibi kendiliğinden oturur!

Fokur-fokur kaynayan kazanların haset ateşi söner,

fokurtular nihayete erer.

Kazanda kaynayan sular, öylesine ılır ki,

Kara kazan bile sevimli bir hale gelir halkın nezdinde!

Frekanslar tutar, kantarın topuzu hizaya gelir!

Şakülün kaydığı dönemler biter, şakül şaküllüğü öğrenir!

Ahenk denen mızrap, akortu yerine gelen saza dokunduğunda, şehrin ruhuna dokunur.

Acılı türküler, neşeli türküler olur!

Kapkara bulutların arasından kendini gösterir güneş!

Ne soğuk dinler, ne kış!

Isıtır insanların yüreklerini sımsıcak!

Şehrin kimyası kendini toparlar!

O kimya bir toparlandı mı, toparlanmaya engel olanların kimyaları bozulur, haleti ruhiyeleri tarumar olur!

Şehrin yüzünde güller açtı mı?

Korkmayın artık!

Şehir karamsarlıklardan vazgeçer!

Vesveseleri rafa kaldırır!

İsyan, isyan ettiği kapılardan bin tövbe ederek geri döner!

Gönüller el ele verir, el ele!

Un var, şeker var, yağ var, hani helva diye bağıran o aceleciler...

Sözüm ona insanları sınayanlar...

İmtihan edenler, günümüz tabiriyle test edenler!

Önlerine bir kazan dolusu helva gelse...

Yine de eksik aramaktan, eksik yazmaktan vazgeçmeyenler var ya...

Eğer başını otururlar bir köşeye...

Şehrin beklediği gelmişse, boyalar, foyalar çıkar ortaya...

İşte böyle zamanlar taşın altına ellerin hep beraber konulma zamanıdır!

Buna rağmen o eller o taşın altına hep beraber, hep birlikte konulamazsa, yarın "Birlikte Konya'yız" lafı her birinizden davacı olur öte dünyada haberiniz olsun!

Bakmadan Geçme