Yazımız ekte, konu dezenfekte!
Yazımız ekte, konu dezenfekte! - Erol Sunat - Yeni Meram Gazetesi
Toplu ulaşım, toplu ulaşım araçları dediğimiz otobüs ve dolmuşlarla yapılıyor. Tabi bir de tramvaylarla.
Toplu ulaşımdan kastedilen alabildiğince yolcu taşımak. Buna "istiap haddi" deniyor. Yani bu taşıtların alacakları ve götürecekleri yolcu limiti.
Bu limit her ne kadar araçlarda yazmış dahi olsa, uyana, o rakamlara itibar edene neredeyse hiç rastlamadık da diyebilirsiniz, mesela dolmuşlarımızın Trafik ekiplerini gördüklerinde ya yolcu almadan duraklardan transit geçtiklerini, ya da ayaktaki yolculara eğ başını abla, abi oturur gibi yap, şu ekipleri bir geçelim, ayağa ondan sonra kalk dediklerine şahit olmuşsunuzdur!
Konumuz yolcu sayıları değil, toplu ulaşım araçlarının özellikle üst solunum yolları hastalıklarına davetiye çıkartıyor olması!
Öksüren, hapşıran, aksıran, tıksıran insanların bulunduğu araçlara binmeyenimiz yok! Bu arada kendimizde elimizde mendil, burnumuzu sile sile az binmedik toplu ulaşım araçlarına. Araçların tutunabilecek, kendimizi güvende hissedebileceğimiz kapı kolları, koltuk başlıkları ve tutamaklar gibi yerlere sabahtan akşama kadar kimbilir kaç kişinin tutunduğunu bilen var mı?
Araçların dezenfekte edilip, edilmediği sorusu su götüren bir konu.
Araç temizliği başka şey, dezenfekte denilen olay bir başka!
Benim aracım alındı alınalı o dediğinizden yani dezenfekte denen bir şey görmedi diyen çıkar mı diye de ister istemez düşünüyorsunuz!
Kış aylarının insanı perişan eden hastalığı grip, kalabalıkları seven, kalabalıklarda hastalığı her önüne gelene bulaştıran insanların sırtını sıvazlayan, ev de yatacağına git-gez dolaş, açılırsın diye teşvik eden, toplu ulaşım araçlarından birinden inip, bir diğerine binenlere övgüler yağdıran bir mikrop olarak sevincinden çiftetelli oynamasında ne yapsın?
Doktor kardeşlerimiz, kalabalıklardan uzak durun, evinizde yatın istirahat edin dedikçe, inadında ısrar eden bizler, gönüllü hastalık bulaştırıcı olarak dolaşıp durdukça hastalık zirve yaparken en büyük destekçilerimizden biride toplu ulaşım araçları oluyor. Böylece muhteşem bir ikili oluşturmuş oluyoruz sevgili okurlar!
Hijyen kavramına ve açılımına henüz intibak sağlayamayan, temizlik konusunu alelusul geçiştirmeyi adet edinen, yapma, etme denilene karşı önüne geçilemez bir derecede merak duyan, yasaklara meydan okumayı yiğitlik ve gözü karalık sayan bizler, dezenfekte konusuna olumlu bir şekilde bakamıyoruz!
Araçların dezenfekte edilmesi halinde solunum yollarıyla bulaşan hastalıkların yarı yarıya azalacağı söylense de, araçlarımızı periyodik olarak, dezenfekte etmek yada ettirmek bizi hem bozuyor, hem de sıkıyor!
Arabası kaymadan kar lastiği aklına gelmeyen, Yolda kalırsam endişesi taşımadan zincir, çekme halatı ve takoz düşünmeyen, yine de almayıp, yola gitmeyen arkadaşından ödünç alan bizler değil miyiz?
Aracımıza verdiğimiz değer kadar, insan hayatına değer vermeyen de bizleriz!
Geçtiğimiz yıl, İstanbul Belediyesi Toplu Ulaşım araçlarını dezenfekte etmişti.
Konya Büyükşehir Belediyesi otobüslerde ve tramvaylarda böyle bir uygulama yaptı mı? Yapmadıysa ne zaman yapmayı düşünüyor? Mesela, Minibüsçüler Odamızda böyle bir uygulama düşünüyor mu?
Toplu Ulaşım araçlarımızla seyahat eden insanların dezenfekte edilmeyen araçlarda hastalık mikrobu yayma oranları gerçekten çok yüksek!
Binmesinler, evlerinden çıkmasınlar deme lüksümüz yok!
Ancak tedbir gibi bir argüman varken, bunu neden kullanmadığımız sorgulanmalı!
İnsan sağlığının, insanı yaşatmanın, insana değer vermenin, insan rahatsızlıklarına çare olmanın önem kazandığını söylenilen dünyamızda, toplu ulaşım araçları mikrop saçmamalı!
Mikropların yuvası olmamalı!
Hastalıklara davetiye çıkaran kapı durumunda gözükmemeli!
Belediyemizin Sağlık İşleri Daire Başkanlığı bu konuya acil müdahale etmeli diye düşünüyorum.
Adım Hıdır, elimden gelen budur hikayeleri savsaklama ve yasak savma hikayeleridir.
Kar yağdı, havanın mikrobu kırıldı. Salgının ve bulaşıcı olma halinde beli kırıldı, bundan sonra hiçbir şeycikler olmaz babından iplere un serilmemeli.
Her fırsatta; Maske takın. Ellerinizi mutlaka yıkayın. Hasta değilseniz, korunmak için olabildiğince az yere dokunun. Ellerinizi yıkamadan ağız ya da gözlerine temas ettirmeyin. Dışarıda ve toplu taşıma araçlarında hava sıcaklığına uygun olacak şekilde giyinin. Yolculuk sırasında havadan gelebilecek mikroplara karşı ağzınızı atkı ile kapatıp, ellerinizi ise deri eldiven ile koruyun. Alerjiniz varsa kumaş koltuk yerine deri koltuk bulunan araçlarda seyahat edin! diye millete ikazlarda bulunanlara; valla doğru söylüyorlar, aynen öyle yapsınlar bizi de, kendilerini de kurtarsınlar diyenlere, siz ne yapacaksınız birde onu duyalım diye sormayalım mı sevgili okurlar?
Bakmadan Geçme