Admin

Yürekler toplu vurdukça!...

Admin

Aidiyet duygusu hemen bir çoğumuzda bir hayli yüksek. Bir yere ait olmaya, taraf olmaya, taraf tutmaya karşı meylimiz çok yüksek.

Küçük yaşlardan beri tuttuğumuz futbol takımlarını, kavga edecek, dövüşecek, kafa, göz yaracak kadar belli etmek bize ait hasletler.

Siyasi Partilere gönül verenlerin, siyasi liderlere hayranlık duyanların onların peşi sıra yürümeleri, liderlerine laf söyletmemeleri, ben falanca partiliyim diye gurur duymaları siyaseten aidiyet olarak tanımlanır.

Bu doğduğumuz şehirler ve ilçeler içinde değişmez.

Aslını inkar eden haramzade

deyip, Konyalı'yız, Adanalı'yız, Kayserili'yiz, Trabzon'luyuz diye hemen bir adım öne fırlamamızda bu aidiyet duygusu ile alakalıdır.

Bir şemsiye altında olmak gibi, bizimle aynı dünya görüşünü paylaşan insanlarla aynı ortamı paylaşmak hemen herkese oldukça iyi gelmiştir.

Bir yere ait olma duygusu insanın için bir serinlik vermiştir.

Aynı okuldan mezun olmak...

Aynı sınıfta okumak...

Yatılı okul arkadaşlığı yapmak...

Askerde aynı birlikte, aynı koğuşta bulunmak...

Daha sonraki yaşantımızda, bize kardeşimiz kadar,  yakın dostluklar ve arkadaşlıklar edindirmiştir.

Bu türden tanışıklıklar insanları birbirine bağlar.

Aynı kurum içerisinde çalışan mesai arkadaşları da aynı kategoriye girerler. Bir fabrikada, işletmede, müessese de çalışanlar içinde durum aynıdır.

Aidiyet duygusunun zirve yaptığı anlar, bir ülkenin vatandaşı olmanın şuuruna ermektir. Vatanın birliği ve bütünlüğü tehlikeye girdiğinde birlik ve beraberlik içerisinde verilen topyekün tepki, harikulade bir aidiyet örneğidir.

Orada sen yok,  ben yok, biz varız denmiştir.

Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşları, 15 Temmuz 2016 gecesi alt kimlikleri her ne olursa olsun, ellerine ayyıldızlı bayrakları alıp meydanlara inebildilerse, yıllardan beri Türkiye'de bilmem ne kadar etnik gurup var diyerek ülkemizi bölmeye ve parçalamaya çalışan mihraklara verilen en büyük cevaptır.

Dikkatinizi çektiyse, başta Gaziantep olmak üzere bir çok Güneydoğu ve Doğu Anadolu şehrimizde yaşanan hüzün dolu, hazin, alçakça katliamlar karşısında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Ayyıldızlı bayraklarıyla olayları lanetlemeye devam ediyorlar.

Bu görüntü, millet olma şuuruna erişmiş, sağlam bağlarla birbirine bağlanmış, bir ve beraber yaşamayı özümsemiş insanların bütün bölücülere, bütün mihraklara, art niyetlilere, fesat yuvalarına verdiği en güzel cevaptır.

Bin yıldır bu coğrafya'da birbirinin sevincine, kederine ortak olmuş, akrabalıklar tesis etmiş, dostluklar ve arkadaşlıklar kurmuş 79 milyon insan, inanıyorum ki,  hem ezberleri bozdu, hem de çizilen yol haritalarını paramparça etti.

Ne diyordu İstiklal Marşı'nın şairi rahmetli Mehmet Akif,

"Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez."

Ne oldu?

Tanklara karşı durdu bu millet!

Yaylım ateşlere aldırmadı!

Kurşun yağmurları vız geldi!

Millet olmak böyle bir duygu işte!

O gece ve ondan sonra ki her gece, 79 milyon tek yürek olmadı mı?

Demokrasi meydanları yüzbinlerce insan elindeki ayyıldızlı bayraklarla, hep beraber buradayız mesajı vermedi mi?

Türk Milleti olmak...

Türk Milletinin mensubu olmak...

Ben Türk'üm...

Ben de Türk'üm...

Hepimiz biriz, hepimiz Türk'üz...

Türkiye Cumhuriyetinin mensuplarıyız, vatandaşlarıyız diyen 79 milyon insandan bahsediyoruz.

Bu zenginlik göz kamaştırıcı bir zenginlik sevgili okurlar.

Rabbimiz, birliğimizi, dirliğimizi, beraberliğimizi bozmasın inşallah!

Yazarın Diğer Yazıları