Admin

Yenikapıdan demokrasi kapısına 'Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizi'

Admin

■ Büyük işler, önemli atılımlar; ancak birlikte çalışma ile elde edebiliriz. ( Atatürk)

■ Girmeden tefrika bir millete düşman giremez / Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez. (Mehmet Akif Ersoy)

***

Düş mü görüyoruz yoksa gerçek mi? Bir dakika duraksayıp sonra umuda sesleniyoruz;

Düş değil gerçek...

Düş değil gerçek...

Düş değil gerçek.

Bu gerçek İstanbul Yenikapı’dan Yurt coğrafyasına, umut, aydınlık, yeni ve ileri demokrasi anlayışı, birlik ve beraberlik güneşi olarak doğuyor; Edirne’den Karsa, Sinop’tan Antalya’ya dek.Yeni bir anlayış, yeni bir duygu.. Düğün dernek gibi.. Çanakkale ve Kurtuluş Savaşçının başka yansınması gibi...

Atatürk Anıtkabir’den keyifle seslenir gibi,

Yıllar sonra işte bu, beklediğim gibi;

■ Türk olmayı onur, Müslümanlığı gurur sayarım! Bol yıldızlı değil, ay yıldızlı bayrak altında saf tutarım. Ne mutlu Türkün diyene.

■ Üstün olmak için Türk olman kâfidir.

■ Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum, böyle öleceğim.

■ Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.

■ Türk'ün haysiyet, izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır.

■ Benim yaratılışımda fevkalâde olan bir şey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir.

■ Türk, öğün, çalış, güven.

■ Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur.

■ Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkı’na “Türk Milleti” denir.

(Mustafa Kemal Atatürk)

...

Bu mutlu, bu aydınlık, bu çağdaş fotoğraf karesinde bakın yan yana kimler var;

Cumhurbaşkanı: Recep Tayip Erdoğan...

11. Cumhurbaşkanı: Abdullah Gül...

TBMM Başkanı: İsmail Kahraman

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan: Binali Yıldırım. (Eski Başbakanlar Ahmet Davutoğlu ve Tansu Çiller de Yenikapı’daydı.)

CHP Genel Başkanı: Kemal Kılıçdaroğlu

MHP Genel Başkanı: Devlet Bahçeli...

KKTC Başbakanı; Hüseyin Özgürgün

Genel Kurmay Başkanı: Orgeneral Akar.

(Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak da Yenikapı’ya gelenler arasındaydı.)

Milyonlarla ifade edilen halk, iş adamları, Sivil Toplum Örgütleri sanatçı ve sporcular özcesi herkes Yenikapı’daydı.

Gönül isterdi ki, bu fotoğraf karesinde Mecliste olsun ya da olmasınlar tüm siyasal partilerin Genel Başkanları yer alsaydı da birlik iletileri tek ses olarak verilseydi.

...

Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, polis helikopteriyle yapılan metrekareye düşen kişi sayısı analiziyle, "Demokrasi ve Şehitler Mitingi"ne katılım ölçümü gerçekleştirildi.

Yenikapı Miting Alanı, şehir merkezi ara sokaklar, Kennedy Caddesi'nin Eminönü ve Zeytinburnu istikametlerindeki ölçümlerde,

sayısının yaklaşık 5 milyon olduğu belirlendi.

...

Konuşmalarda çirkin politikanın soğuk yüzü hakaret, sataşma, suçlama aşağılama, kayıkçı kavgası ve bel altı vurmalar hiç yoktu. Sadece Barış, kardeşlik, birlik ve bütünlük vardı;

■ İki birden, üç de ikiden hayırlıdır; o

halde birlik olun. ( Hadis)

■ İman etmedikçe cennete giremezsin, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. (Hz. Muhammed )

■ Bölüşürsek tok oluruz,

Bölünürsek yok oluruz.

(Yunus Emre)

...

Darbeciler teröristler,

Hep dile getirmişizdir, başkaldırı da bir terör eylemidir ve bunu yapanlar da teröristtir.

Terör Örgütünün korkunç yüzünü gösteren bir haber dün gece geldi.

■ “Slopi üzerinden Irak'a geçen 60 haini Zaho'da PKK'lı teröristler karşıladı ve Kandil'e götürdü MİT ve Genelkurmay Başkanlığı bilgiyi doğruladı. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra firar eden 9'u General 288 muvazzaf askere ilişkin çok önemli bir gelişme yaşandı. FETÖ/PDY üyesi darbeci askerlerden 60'ının bölücü terör örgütü PKK'ya sığındıkları tespit edildi. Hainlerin PKK terör örgütünün “inine” sığınması Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genelkurmay Başkanlığı'nca teyit edildi.

...

Ne zaman birlik ve bütünlükten satırbaşı açılsa Goethe’nin inci sözlerini anımsarım.

“ İnsanları birleştiren duygular, ayıran da fikirlerdir...

Duygular bizi bir araya getiren basit birer bağdır...

Fikirler ise, çeşitlilik prensibinin temsilcileridirler ve bu yüzden insanları çeşitli gruplara ayırırlar...

Gençliğin dostluğunu meydana getiren duygulardır...

Yaşlılığın hiziplerini çıkaran ise fikirlerdir...

Eğer, bunun zamanında farkına varabilir ve başkalarına daha toleranslı bir gözle bakacak şekilde düşüncelerimizi eğitebilirsek, daha barışçı bir karaktere sahip olur ve fikirlerin dağıttığı insanları, duygu bağları ile bağlamayı başarırız.”

...

Yenikapı’da sergilenen bu birlik ve bütünlük sür- git devam edip gitmelidir. Bu olgu özenle korunmalı, başka atılımlarla taçlandırmalıdır.

Yeni demokrasi anlayışımızda, işe alacaklar için “Parti rozetleri, senin- benim adamım” mantığı değil, liyakat ve hak edişler egemen kılınmalıdır Temeli atılan ileri demokrasi

tomurcuğunun boy vermesini içtenlikle ileriye taşımak istiyorsak, halkın özgür iradesi öne çıkarılmalı politik müdahalelerden uzak durulmalıdır. Somut örnek vermek gerekirse 15 Temmuz sonrası bir Rektör atamasını dile getirmek istiyorum. Önemli bir üniversitede, seçimlerde 1. aday değil,hatta 2 ve üç sıradaki de değil 4. sıradaki Rektörlüğe getirildi. Bunu şöyle okumak da gerekli, Rektörler seçimle değil atamayla saptanıyor. Yeni dönem dönemde mutlaka bu sorun çözüme kavuşmalı, ya seçime saygı gösterilmeli ya da atama sistemi uygulanmalıdır.

...

Olağanüstü Hal (OHAL) kısa sürede sonlandırılmalı parlamenter sistem daha da güçlendirilmeli, başta yasalar ve diğer düzenlemeler TBMM iradesine bırakılmalıdır. İktidar -Muhalefet ilişki içinde bulunmalı,

İktidar yapılanlar - düzenlemelere ilişkin sıkça muhalefeti bilgilendirmeli, danışma ön plana çıkarılarak devreye sokulmalıdır.

■ Dört şeyi yapan dört şeyden mahrûm kalmaz. Şükreden, nimetin artmasından; tövbe eden, kabûlden; istihâre eden, hayırdan; istişâre eden hakîkate ulaşmaktan, doğruyu bulmaktan mahrûm olmaz. (İmâm-ı Gazâlî)

...

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan

Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan

bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak

ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,

yok edin insanın insana kulluğunu,

bu davet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine,

bu hasret bizim...

(Nazım Hikmet Ran)

Yazarın Diğer Yazıları