Admin

Türk'ün Türk'ten Başka Dostu Yok!

Admin

■ Gerçek dost sıkıntılı zamanlarda senin gurur ve izzet-i nefsini kırmadan, sana yardım edendir.

(Hz. Ali)

■ Beni düşmanımın kötülüğü değil, dostumun sinsiliği korkutur.

( Hz. Hamza)

***

Almanya bizim geleneksel dostlarımızdan biridir.(biriydi) ama şimdi artık değil. Örneğin,   II. Dünya Savaşında yanyana yer aldık. Üstüne üstlük Türk nüfusunun günümüzde 3 milyonu bulmasıyla dostluk pekişti, hemşerilik de oldu.

Evlenmeler, doğumlar, ölümler, yemekler, ziyaretler, ticaretler, seçimler derken Türkiye profili Almanya’ya yansıdı. Ancak ne var ki, baş ağrımız sözde Ermeni Soykırımından yana resmen tutum sergilemesi dostluğu zedeledi ve  düş kırıklığı yarattı. Almanya büyük ayıp etti

...

Tarihini ve soyunu bilmeyen bir toplum, kökleri olmayan bir ağaca benzer

.

(Marcus Garve)

---

Almanya Federal Parlamentosu, 1915 Ermeni Olayları’nı ‘soykırım’ olarak niteleyen yasa tasarısını kabul etti. Partilerin görüşlerini kürsüde dile getirmesinden sonra oylamada bir çekimser ve bir ret oyuna karşı geçti.

Yeşiller Partisi’nin öncülüğünde getirilen, hükümet ortakları Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU), Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD) destek vermesiyle tasarı kabul edildi.

Tasarı, 1915- 1916 Osmanlı İmparatorluğu'nda

Ermeni ve Hristiyan azınlıklara uygulanan 'soykırım'ın hatırlanması ve anılması' başlığını taşıyor. Yaşananların dönemin Jön Türk hükümetinin talimatıyla gerçekleştirildiğine de dikkat çekiliyor. Olaylardan Asuri, Süryani ve Keldaniler gibi diğer Hristiyan azınlıkların da etkilendiğine yer veriliyor.

Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, 1915 olaylarının 100. yıldönümü olan geçen yıl yaptığı konuşmada 'soykırım' ifadesini kullanmıştı. Alman parlamentosu 2005 yılında, 'Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermeni katliamları, etnik temizlik ve tecrit yaşandığına vurgu yapan tasarıyı onaylamıştı.

Benzer tasarılar ve kararlar, aralarında Fransa, Rusya, İsveç, Hollanda, Belçika ve İsviçre'nin de bulunduğu 20’nin üzerinde  ülkenin parlamentosunda kabul gördü. En son Brezilya- Lüksemburg - Avusturya 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanıdı.

---

Tarihten bir yaprak çevirince, geleneksel ve kadim dostluğun, izlerine ulaşabiliyoruz:

Aramızda Dostluk Paktı (Türkisch-Deutscher Freundschaftsvertrag) II. Dünya Savaşı (1939-1945) 18 Haziran 1941’da imzalandı. Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden (1 Eylül 1939) hemen sonra imzalanan Türk-İngiliz-Fransız Üçlü İttifakı'yla Türkiye izlediği geleneksel tarafsızlık politikasından ayrıldı. Bu durum, Nisan 1939'da İtalya'nın Arnavutluk'u ilhak etmesiyle gerginleşen Türk-Alman ilişkilerinin daha da soğumasına neden oldu. Ama İtalya,

Fransa'ya savaş ilan ettiğinde (10 Haziran 1940) Türkiye, Müttefik Devletlerin yanında savaşa girmekten kaçındı ve Almanya'ya karşı daha ihtiyatlı ve ılımlı bir politika izlemeye başladı; Türk-Alman ilişkilerinde yakınlaşma Mart 1941'de belirginleşti. Alman Ordusu

Bulgaristan'a girmeye başladıktan sonra Adolf Hitler Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye mektup gönderip Almanya'nın, Türkiye'yle savaşmak istemediğini belirtti; iki ülkenin de karşılıklı çıkarları doğrultusunda işbirliği yapılmasını istedi. Bu bağlamda Alman Ordusuna Türkiye sınırına 50 kilometreden çok yaklaşmaması için de emir verdi. Nisan 1941'de Irak'ta bir darbeyle işbaşına gelen Alman yanlısı yeni yönetim Alman askeri gücünü yardıma çağırdı. İran' şahı Rıza Pehlevi'de Hitler'e sempati duymaktaydı. Almanya, İngiliz işgali altındaki Ortadoğu topraklarına ulaşabilmek için Türk topraklarından geçmek zorundaydı. Bu amaçla Türkiye'den resmen izin istendi; bu isteğin kabulüne karşılık Türkiye'nin kimi sınır düzeltmelerini kabul edebileceğini bildirdi. Bu  konuda görüşmeler uzun sürdü. Mayıs1941’de  sonunda İngiliz askeri gücünün Bağdat'a girip

Raşid Ali Geylani'nin Alman yanlısı yönetimi iktidardan uzaklaştırılınca sorun daçözüldü.

İran'ın güneyi İngilizler tarafından işgal edildi, Kuzey İran'a Sovyetler Birliği girdi.  Hitler'in  amacı Sovyetler Birliği'ne saldırmaktı. Ama bundan önce Türkiye'nin Almanya'ya karşı herhangi bir harekâta girişmemesi güvence altına alınmalıydı. Almanya Türkiye'yle bir saldırmazlık antlaşmasına varma çabaları yoğunlaştırdı. Pakt, 18 Haziran 1941'de imzalandı.Buna göre, her iki devlet o tarihten önce imzaladığı antlaşmaları ve kabullendiği yükümlülükleri saklı tutacaktı. İki devlet de karşılıklı birbirlerinin toprak bütünlüğünü onaylıyor, birbirlerine yönelik dolaylı ya da dolaysız her türlü eylemden kaçınmayı taahhüt ediyordu. Ortak çıkarları ilgilendiren sorunlar  uzlaşma ve dostça sağlayacak görüşmelerle çözülecekti. Antlaşma, imzalandığı tarihte yürürlüğe girecek ve 10 yıl süreyle geçerli olacaktı.  Dostluk Paktı Müttefiklerin yanında savaşa girmekten kaçınan Türkiye tarafında savaş boyunca önemli gerekçe gibi kullanıldı. Antlaşmanın imzalanmasından 4 gün sonra

Almanya,  Sovyetler Birliği'ne savaş ilan etti (22 Haziran 1941). Antlaşmanın imzalanması

sonrasında, 10 Ağustos 1941’de Sovyetler ve Birleşik  Krallık Türkiye’ye nota gönderdi. Notada, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyulacağı Montrö Antlaşmasıyla Boğazları savaş gemilerine kapalı tutması gerektiği belirtildi. Türk-Alman Dostluk Paktı, 24 Ekim 1945'te Türkiye'nin Birleşmiş Milletler'e üye olunca fesh edildi.

---

Nereden nereye? Geleneksel ve tarihsel Alman dostluğu sözde Ermeni soykırımıyla bir tür alaşağı edildi ve yazık oldu. Türk kökenli 11 Milletvekilinin haksız kararın alınmasında  baş rol oynamalarını  içimize sindiremiyor onlara kabaca “yuh!” size diyor, annelerinin ak sütüne hıyanet ettiklerini anımsatıyoruz.

...

■ Günahların en büyüğü nankörlüktür. Ve bir insanın başına gelen en büyük talihsizliktir. (

Tolstoy)

...

Dostumuz yok denecek kadar az. Bu konuda durmadan kan kaybediyoruz. Ortadoğuda, komşularımızda dost arıyoruz bulamıyoruz.

ABD ve Avrupa Birliğinin ikircilikli politikalarından bıktık usandık.  Stratejik ortağımız olabilirler ama, dostumuz değiller.

Acı gerçek böyle olunca, ne yapmamız  konusunda fikir jimnastiklerine başlamalı, en önce değişen koşullara karşı dış politikamızı acele revize etmeliyiz. Değilse dostlarımız daha da azalacak, karşıtlarımız ise çoğalmayı sürdürecek. Son söz şu;

Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur!

---

Sen verdikçe dost görünen çok olur.

İste de gör hepsi birden yok olur.

Sen kendi kendine yetmeyi öğren;

Tüm dünyanın malına gönlün tok olur.

(Hz. Mevlana)

Yazarın Diğer Yazıları