Türk Milleti hainleri hiç affetmedi!
Admin
15 Temmuz ve sonrasında yaşananlar, İktidar ve muhalefeti bir hayli yakınlaştırdı. 15 Temmuz öncesi yapılan sert açıklamalar sona ererken, verilen olumlu mesajlar, bir araya gelinmeler sonucunda tansiyon düştü.
Türk Milleti bu gelişmeyi, gün birlik günü, bir olma, beraber hareket etme günü olarak değerlendirdi.
Türk Milleti demokrasisine, Cumhuriyetine, devletine, vatanına, bayrağına, Cumhurbaşkanına, hükümetine öyle bir sahip çıktı ki, siyasilerimizde el ele verdiler.
Ülkenin içine düştüğü tehlikenin vehametini anında kavrayan Türk Milletinin sokağa inmesi, ölümü hiçe sayıp tanklara, yaylım ateşlere, kurşunlara karşı yürümesi, dünya tarihinde az rastlanan bir olaydır.
Rahmetli Turgut Özakman'ın o meşhur eserinin adı olan,
"Şu Çılgın Türkler"
, 15 Temmuz gecesinde vatanları için ne kadar çılgın olabileceklerini bütün dünyaya gösterdiler.
Bu çılgın Türklerin, dedeleri, dedelerinin babaları da, İstiklal savaşında
Mustafa Kemal Atatürk'
ün önderliğinde, vatan topraklarını işgal eden işgalcileri, sürüp çıkarmışlar, bir kısmını denize dökmüşlerdi.
Çılgın Türklerin, 15 Temmuz'da yaptıkları, sanıyorum, Türkiye üzerine plan yapanları, oyun oynama çabası ve gayreti içerisinde olanları bir daha derinden düşünmeye sevk etmiştir!
15 Temmuz, milletimizi birbirine kenetledi. Küsler, dargınlar, kırgınlar her şeyi unuttular. Demokrasi meydanlarında barıştılar.
Demokrasi meydanları şenlendi, dalgalandı. O meydanlarda partiler yok, birlik ve beraberlik vardı.
Uğur Işılak'ın, "Dombra"
sını
, Mustafa Yıldızdoğan'
ın
"Türkiyem"
şarkısını demokrasi nöbetleri tutulmaya başladığı ilk günden bu yana yüzbinlerce insan heyecanla söylüyor!
Türk milletinin en büyük hasleti, fıtratında var olan en önemli özelliği, vatan yaptığı coğrafyaya el uzatan, dil uzatan, göz diken, vatan hainliğine soyunanlara karşı birleşmesidir.
Yapılan odur.
Türk Milleti hainleri, hıyanetleri, içten pazarlıklı olanları, var olduğu binlerce yıldan beri hiç affetmedi.
"Merhametten maraz doğar"
sözü böyle zamanlar için söylenmiş ve bize ait bir söz!
Devletimize karşı yapılan saldırının hatır-gönülü, affı, hoşgörülmesi diye bir şey olmamalıdır. Atalarımız
"Ya devlet başa, ya kuzgun leşe,"
lafını onun için söylemişler!
Kuzgunların kendini kartal sandığı, kartal yerine koyduğu, sen kartalsın diye sırtının sıvazlandığı ve Türk milletinin üzerine salındığı dönemler ve devirler her daim olmuştur.
Kuzgunlara pabuç bırakmayan, onlara dünyayı dar eden, foyalarını ve boyalarını ortaya çıkaran milletin adı, Türk Milletidir!
Sevgili okurlar!
Siyasi Partilerimiz, iktidarı ve muhalefetiyle el ele veren bir görüntü çizerek, milletin gönlüne su serpiyorlar.
Bugünden itibaren yapılması gereken yaraların sarılması olmalıdır. Siyasi partileri içerisinde var olması gereken iç barış mutlaka sağlanmalıdır.
Neden mi?
15 Temmuz, siyasilerimizi, siyasi parti liderlerimizi, geçmişi sorgulayarak her şeyi sil baştan gözden geçirmeye sevk etti.
Sanıyorum, siyasi partilerimizin içine çöreklenen engerek yılanları, sahte gülüşlü sahtekarlar, riyakarlar, rica minnet yamananlar, hatır için bir yerlere getirilenler bu saatten sonra bu yapıların içinde barınamayacaklar!
Gerçeklerin ve hakikatlerin su yüzüne çıktığı, çıkarıldığı günlerdeyiz.
Zaman devletini, milletini, ülkesini seven insanlara el uzatma zamanıdır. Onların değerlendirilme zamanıdır. Ak Partide, Cumhuriyet Halk Partisinde ve Milliyetçi Hareket Partisinde kenara alınmış, kırılmış, incinmiş amma devletine asla küsmemiş insanların var olduğunu bilmeyen yok!
Bu insanların iktidar tarafından değerlendirilmesi, görevlendirilmesi sanıyorum harika bir jest olacaktır!
Çünkü Devlet, onu seven, onu yücelten, onu korumak için ölmekten çekinmeyen insanların omuzları üzerinde yükselir.
Böyle insanlar her üç partimizde de fazlasıyla mevcut. Siyasi parti liderlerimizden bu değerlendirmeyi mümkün olan en kısa zamanda yapmalarını bekliyor milletimiz!
15 Temmuz 2016, Ülkenin yaralarının ancak vatanını ölümüne seven ve bunu şehadete ererek ispat eden şehit Astsubay Ömer Halisdemir gibi, çalışkan ve gayretli insanlarla sarılabileceğini gösteren bir tarihtir, hepimize ibrettir!