Admin

Terör ve Manipülasyon!

Admin

Terör aldı başını gidiyor. Her gün evlere ateş düşüyor. Analar, babalar, kardeşler ve akrabalar dahası tüm ülke ağlıyor.

Sabahları korku ile uyanıyoruz;

“Yine ne oldu, canlara, mallara, ne oldu?”

Terör belasından manevi maddi öylesine kayıplarımız var ki…

Terör, kalleşliğin mizansenidir.

Terör, çağ dışılığın kan kusan belasıdır.

Terör, şeytanın değişik görüntüsüdür.

Terör şeytanın insanlığa tuzağıdır.

Terör, lanetli bir zihniyetin ürünüdür; acımasızdır; hak ve hukuktan yoksundur.

Terör manipülasyon, el ele, kol kolaır.

Kimin, nerede ve nasıl kurşunlarla hedef olacağı önceden bilinememektedir. Teröre açık ya da gizli destek verenler bilsinler ki, kendileri de her an hedef tahtasıdır. Kimi Avrupa ülkeleri terör olgusuna yanlı yaklaşarak adeta pirim vermektedirler.

Terör, amacını yitirmiş silik cinayetler olarak algılanmamalıdır. Anlayışımızda ülkemizin her bölgesi aynıdır ve kutsaldır. Bölgeler arasında ayırımcılık yapmak, fesat tohumları ekmekle eş anlamlıdır.

Yüce Yaradan buyuruyor ki;

“Fitne (anarşi) uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin!”

Terörün son günlerdeki tek amacı, Ulusal birliğimizi bozmak, ayrıştırmaya hız vermek.

15 Temmuz kalkışmasıyla iktidarı muhalefeti, basını, sivil toplun örgütleri, toplumun tüm katmanları ile pekişen birlik ve beraberlik olgusunu, ulusal vicdanda yaralar açmaya dönük yaralar açmak, güzel ülkemizi bölüp parçalamak. Sözü gelmişken belirtelim ki Dış ve İç düşmanlarınızın art niyetli, gözü dönmüş oyunları amacına hiçbir zaman ulaşamayacak yüce Ulus zor koşullarda da olsa kahramanlık destanları yazmaya devam edecektir.

■ Kim ki haksız yere suçsuz bir insanı öldürürse, sanki tüm insanları öldürmüş gibi sayılır. Kim de suçsuz tek insanın hayatını kurtarırsa tüm insanları kurtarmış gibi kabul edilir. (Maide Sûresi)

Terör, hangi örgütten gelirse gelsin, tümü de tıpkısının aynısıdır; amaçları ülkemizi bölmek, kardeşi kardeşe düşürmek kargaşa yaratmaktır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu’na dönük suikast girişimli terör olayı bu belanın başka alanlara da kaydırılacağının işaretidir.

Başta Cumhurbaşkanı, Başbakan, yürütmenin tüm önde gelenleri, iktidar- muhalefet, bizzat Kemal Kılıçtaroğlu’nun dik duruşları birlik ve bütünlükten ödün vermemeleri yüzlerine acı tokat olarak geri dönmüştür. Acı tokatlarımız onların kökü kazınıncaya dek sür- git devam edip gidecektir, anahtar sözcükler, bir olmak diri olmak, birlik ve beraberliktir.

Sayın Kılıçtaroğlu’na bir kez daha geçmiş olsun diklerimizi iletiyor, ona yapılan saldırıyı ülkemize yapılmış gibi nitelendiriyoruz.

Dicle’deki son terör olayında onca güvenlik görevlisi şehit oldu, kanları yerde kalmayacak.

Ailelerinin başı sağ olsun…

Son iki yıl hariç ulaşabildiğimiz verilere göre, 1984 yılından şimdiye dek ülke sınırları içinde 45 bin 453 terör eylemi gerçekleştirildi, 36 bin 628 yurttaş yaşamını yitirdi, bunlardan 4 bin 354’ü asker, 272’si polis, 1330’u korucu, 123’ü öğretmen ve 325’i kamu görevlisi. Yine 1984 yılından bu yana 117 bin 207 terörist yakalandı. Öldürülen terörist sayısı ise 25 bin.

Operasyonlarında yaralanan asker sayısı 9 bin 722, polis sayısı 1547 olurken, geçici köy koruyucu sayısı da 1932 oldu.

Terörden ekonomik zararlara da uğradık. Parasal doğrudan maliyeti 100 Milyar doların üzerinde, dolaylı maliyetleri de eklediğimizde sayısal zarar 300 milyar dolara yaklaşıyor. Bu kadar harcama ile neler gerçekleştirilebilirdik;

7 GAP, 75 Atatürk Barajı, 30 bin km otoban yapabilir, 5 milyon derslik açabilir,

83 yıllık sağlık giderimizi karşılayabilirdik!

Ülkemizin en büyük enerji projelerinden yaşama geçebilirdi. Dünya enerji ve su savaşlarını korkuyla beklerken, enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamış, enerji ihraç eden bir ülke haline gelme olanağına kavuşurduk.

Şimdiye kadar 1984 yılından şimdiye dek ülke sınırları içinde 45 bin 453 terör eylemi gerçekleştirildi, 36 bin 628 yurttaş yaşamını yitirdi, bunlardan 4 bin 354’ü asker, 272’si polis, 1330’u korucu, 123’ü öğretmen ve 325’i kamu görevlisi. Yine 1984 yılından bu yana 117 bin 207 terörist yakalandı. Öldürülen terörist sayısı ise 25 bin.

Operasyonlarında yaralanan asker sayısı 9 bin 722, polis sayısı 1547 olurken, geçici köy koruyucu sayısı da 1932 oldu.

Terörden ekonomik zararlara da uğradık. Bu bağlamda eylemlerinin Türkiye’ye doğrudan maliyeti 100 Milyar doların üzerinde, dolaylı maliyetleri de eklediğimizde sayısal zarar 300 milyar dolara yaklaşıyor. Bu kadar harcama ile neler gerçekleştirilebilirdik, kısa bir özet;

7 GAP, 75 Atatürk Barajı, 30 bin km otoban yapabilir, 5 milyon derslik açabilir,

83 yıllık sağlık giderimizi karşılayabilirdik!

Ülkemizin en büyük enerji projelerinden yaşama geçebilirdi. Dünya enerji ve su savaşlarını korkuyla beklerken, enerjide dışa bağımlılığı sıfırlamış, enerji ihraç eden bir ülke haline gelme olanağına kavuşurduk.

Son iki yıl eklendiğinde fatura giderek kabarmaktadır; yazık değil mi?

...

Terör sözcüğü, tarihte ilk kez Fransız Akademisinin 1798 sözlüğünde yer aldı. Sonra 1793 ile 1794 arasında Fransa'yı kan gölüne çeviren "Zanlı Yasasının” sonuçlarını ifade için kullanıldı. Devrim Meclisine "terör gündemi" olarak sunulan yasa, kimi yayın organları ile yazarlarca, dine, özel mülkiyete, devrim muhaliflerine karşı savaş ilanı olarak değerlendirildi. Tasarının oylanmasından kısa süre sonra öngörülen yaptırımlar yüz binlerce kişi için infaz edildi. Sonra küreselleştirildi ve yeni bir boyut kazandı; “Kamuoyunu şiddet yoluyla maniple etmek.” Tanımlar gelişen olaylarla ilgili birbirini izledi. Son nokta şu;

"Terör, belli bir iradeyi zorla kabul ettirmek için başvurulan her tür şiddettir."

Halife Hz. Ebu Bekir savaşa çıkan askerlerine verdiği talimat kıssadan hissedir;

“ Dikkat ediniz! Düşman topraklarında her şeyi yapma hakkına sahip değilsiniz.Düşmanın yaşlılarına, kadınlarına, çocuklarına hasta ve mabetlerdeki din adamlarına dokunmayınız. Hayvanlarını telef etmeyiniz, bağ, bahçe gibi yeşilliklerine zarar vermeyiniz. Sizin düşmanınız sadece cephede sizinle savaşanlar olduğunu unutmayınız!.”

İslamiyet’in ne denli yüce, manevi değerleri koruyucu insancıl bir din olduğun en somut kanıtlarından biridir.

Terör örgütleri, hastaları, çoluk- çocukları kadınları, din adamları ve mabetleri de hedef alırken, hayvanları da telef ediyor, bağ ve bahçelerde de yeşilliklere zarar veriyor.

Demem o ki… Onların dinle diyanetle de ilgileri yok…

Yazarın Diğer Yazıları