Admin

Son kurban Fenerbahçe

Admin

Gurur dolu bir haftayı daha geride bırakıyoruz.

Ligde bu sezona damga vuran takımımız aldığı sonuçlarla yine şaşırtmaya devam etti.

Aslında maç öncesindeki haftada bazı çevreler tarafından başlatılan ‘Kocaman Yatış’ı başlıklı kampanyanın bizi olumsuz etkileyeceğini düşünmüş ve Fenerbahçe karşısında istenen oyunu sergileyemeyeceğimizi öngörmüştüm.

Ancak öyle bir teknik ekip ve futbolcu grubuna sahibiz ki, ne yapsalar, ne yazsalar da bizi yolumuzdan alıkoyamıyorlar.

Özellikle kaleci Serkan ve teknik direktör Aykut Kocaman’ın üzerine oynayan zavallılar belki de bizi böyle motive etmek istediler.

Sözde Beşiktaşlı ve Galatasaraylıların öncülüğünde yapılan bu karalama kampanyasına katılanların maç sonrasında utanmadan özür dileme yarışına girmesi de ayrı bir zavallılıktı.

Tarihinde hiçbir dönem adı şaibeye karışmamış ender takımlardan biridir Konyaspor.

Aykut Kocaman ve öğrencileri tüm dedikodulara, gereken cevabı sahada vererek büyüklüklerini göstermişlerdir.

***

Maç öncesi tam bir duygu sağanağı yaşandı.

2010 yılında idman dönüşü geçirdiği trafik kazası sonucunda tekerlekli sandalyeye mahkum kalan eski futbolcumuz Poljac’ın kendisini çok seven taraftarlarla buluşma anı kalbimizi yordu.

Hem Poljac, hem de stadyumu dolduran onbinler göz yaşlarına hakim olamadı.

Bence Konyaspor’un unutulmaz isimleri arasında yer alan Poljac için daha fazlasını yapmamız gerekli.

Hayatının bundan sonraki bölümünü engelli bir birey olarak geçirecek Poljac için kısa zaman içinde yardım kampanyası başlatmalıyız.

Mesela Fenerbahçe maçının tribün hasılatı hiç dokunulmadan Poljac’a aktarılabilir.

Veya kupada oynayacağımız Fenerbahçe maçı için bu konu gündeme gelebilir.

Yönetim bu işe sıcak bakmazsa, taraftar ve basın el birliği içinde bir kampanya düzenleyebilir.

Kendi hatasından kaynaklansa da, Konyaspor formanı giydiği dönemde sakat kalan futbolcuya vefayı sadece forma vererek değil maddi destekte bulunarak da göstermeliyiz diye düşünüyorum.

***

Gelelim maça.

Fenerbahçe’nin saldırarak başlayacağını düşünmüştüm.

Tam tersi bir durum oldu ve müthiş taraftar desteğiyle ilk dakikadan golü istediğini belli eden ekibimiz henüz 2. dakikanın içinde harika bir organizasyondan golü buldu.

Skubic’in derinlemesine pasında Ömer Ali’nin ceza sahasına süzülüşü zaten golün habercisiydi.

Rangelov’a sadece golü atmak kaldı.

Golün ardından Fenerbahçe’nin şuursuz baskısı altında geçti maç.

İlk yarının sonlarına doğru Volkan Şen’in kişisel gayretiyle ve Serkan’ın hatasıyla gelen gol bizi baya demoralize etse de, öyle bir rakip teknik adam vardı ki kenarda, sanki bizim kazanmamızı istiyordu.

Hem sahaya sürdüğü 11, hem de yaptığı değişiklikler bize hediye gibiydi.

Aykut Kocaman kalitesindeki bir teknik adam da hediyeyi geriye çevirmedi.

Pereira’nın her geri vites hamlesine, Kocaman da vites artırarak yanıt verdi.

Maç tam beraberliğe gidiyor dediğimiz anda ise yine müthiş bir organizeyle akıl dolu bir gol bulduk.

Son haftaların parlayan yıldızı Ömer Ali’nin sağdan ortasını Bajic ne kadar güzel indirdi ali Çamdalı’ya.

Kaptan ise bu pası asistte çevirmekte zorlanmadı ve rakiplerini sürklase ederek bombanın pimini çekerek filelere yolladı.

Sonrasında bizlere, Burcu Güneş’in Konyaspor taraftarına özel yaptığı ‘Konyaspor Geliyor Bak’ marşıyla coşkuyu yaşamak kaldı.

Harika bir galibiyet daha tattık.

Teknik heyetinden futbolcusuna kadar emeği geçenleri yürekten tebrik ediyorum.

Kalan 6 haftaya ikinci sıradaki Fenerbahçe’nin 7 puan gerisinde giriyoruz.

Bu işin sonu nereye varacak bilmiyorum ama maçın ardından çalınan Şampiyonlar Ligi müziği sanki yeni hedefin habercisi gibiydi.

Yazarın Diğer Yazıları