Şeb'i Arus, Düğün Gecesi...
Admin
■ Ölüm, yaradılmışın yaradan’a kavuşması, Şebi ’i Arus ’dur
. (Hz. Mevlana)
***
Hz. Mevlana, ölümü bir düğün gecesine benzetir. O gece sevgiliye kavuşulacaktır. Bu nedenle damatlık, gelinlik (kefen) giyilmeli, hazırlanmalı, yıkanmalı ve hoş kokuyla sevgili beklenilmelidir. Azrail; nikah memuru, kabir; gelin arabası, münker ve nekir nikah tanığıdır.
...
Hz. Mevlana Mesnevi’sinde der ki;
“
Ölüm günümde tabutum yürüyüp gitmeye başladı mı, bende bu cihanın gamı var, dünyadan ayrıldığıma tasalanıyorum sanma; bu tür kuşkuya düşme! Bana ağlama, yazık deme! Şeytanın tuzağına düşersem işte o zaman hayıflanmamın sırasıdır. Cenazemi görünce ayrılık deme. O dem benim buluşma ve görüşme zamanımdır. Beni kabre indirip bırakınca sakın elveda deme; zira mezar cennetler topluluğunun perdesidir. Batmayı gördün ya, dogmayı da seyret. Güneşe ve aya batmadan ne ziyan geliyor? Belki Sana batmak görünür ama o, doğmaktır. Mezar hapis gibi görünür o, canın kurtuluşudur.”
...
Hz. Mevlana adım adım hakka yürümeye yaklaşmaktadır. Sevenlerini ayrılık ateşidir, sarmış giderek yayılmakta, şiddetlenmekte;
buna koşut, ev içinde bir telâştır başlar. Onu sevenler yanına daha da yaklaşıp sorarlar;
- Efendim, vefat ederseniz kime tâbi olalım?
Hz. Mevlana yanıt verir;
-
Hüsameddin Çelebiye ,Vekilim Odur!
Yeniden sorarlar;
- Cenaze namazını kim kıldırsın?
Sadreddin-i Konevi’ yi işaret eder.
O anda “zelzele” olur ve ev halkı korkuya kapılır. Hz. Mevlana, konuşur;
- Yerin karnı acıktı, yağlı lokma ister.
Ölümü iyice yaklaşır; Hz. Mevlana’nın yanında sadece Hüsameddin Çelebi vardır.
İçeriye bir delikanlı girer. Hz. Mevlana Onu görünce yatağından fırlar ve ayakta saygıyla karşılar. Hüsameddin Çelebiye der ki;
- Döşeğimi kaldır!
Hüsameddin Çelebi; “peki efendim!” der ve emri yerine getirir. Bu gelen yiğit kimdir? Çok merak eder. Saygıyla yanına yaklaşıp sorar;
- Siz kimsiniz efendim?
- Ben Azrailim. Geldim ki, Mevlana’yı Hak teâlâya davet edeyim.
Hz. Mevlana bunu işitir; ölüm meleğine dönerek ricada bulunur;
- Ey Azrail! Çabuk ol, beni Rabbime çabuk kavuştur!
Cemaziyel-ahir (5) günlerden pazardır;
İkindi ezanları okunurken, Odada, “Kelime-i şehadet” yankılanır. Hz. Mevlana dünyadan ayrılır ve Rabbine varır. Gaslini yaparken, gaibten seslenir;
- Âşık maşukuna kavuşmuştur! Bugün, Onun bayramıdır. Ona korku ve hüzün yoktur!
Aşık maşukuna kavuşmuştur ve bu da Şeb’i Arustır. Hz. Mevlana diyor ki;
“Ölümden sonra, hayata giden bir yol bulunur.”
...
Ölümden sonra yaşama giden yolu bulanlardan biri Hz. Mevlana’dır. Hakka yürüyüşünden bu yana 743 yıl geçmesine karşın, O, hala, şiir, öykü, ileti, özdeyişleri, yaşam biçimi ve görüşleriyle yaşamaktadır.
Mevlana’yı anlatmaya ne kalem, ne kağıt ne de diller yeter. Ney inler, tambur çalar, duygular ayaklanır ve şaha kalkar. Yeşil Kubbenin gizeminden Ferit Kam seslenir.
“
Yegâna Şemsi Hüdadır Cenabı Mevlana
Hulusu kalp ile kıl intisabı Mevlana
Tariki ışkı hakikiye rehberin olsun
Kitabı pencüm-ü Haktır Kitabı Mevlana.”
....
Şiirler şiir, ırmaklar nehir ve denizler umman olur. Mevlana düşüncesinde geceler gündüzdür, gündüzler daha gündüz.
Ahmet Kutsi Tecer seslenir, inceden ince;
“Görünmez bir depdebede
Gönüllerden bir Türbede
Yeşil üsküflü kubbede
Uyur Mevlana uyanık.”
...
Şeb’i Arus, vuslat, düğün, gerdek gecesi anlamındadır. Hz. Mevlana, ölümü
“
en büyük sevgili Tanrıya kavuşma” olarak niteliyor;
■
Öldünce yas tutmayın, düğün dernek yapın; sevgilime kavuşmuş oluyorum.
Bu söylem, bu öz deyiş aynı zaman da
Hz. Mevlana’nın dünya görüşünün özetidir.
Onu sevenler, inanlar, kısaca Mevlana dostları 743 yıldan beri, 17 Aralık’larda yas tutma, yerine” Şeb-i Arus” içtenliğini yaşıyor;
■ 7 Asırdır batmayan güneş: Mevlana.
Hz.
Mevlana bugün batmadı, yarın da batmayacak. Dünya durdukça insanlığa ışık, umut, barış, kardeşlik, hoşgörü dağıtacak.
...
Merhum Dr. Hulki Amil Keymen, yazıyor;
“Yalnız Şark ve İslam aleminin değil, bütün bir kültür dünyasının, insanlığın iftihar kaynağı Cenabı Mevlana 684 yıldan beri olduğu gibi, bundan binlerce yıl sonra yine irfan nurunu saçan güneş olarak parlamaya devam edecektir.”
Dr. Sırrı Alıçlı,” Anlayabildiğime göre Mevlana’da Üniversellik başlıklı yazısının ilk paragrafında konuya açıklık getiriyor;
“Üniverselleşmeyi, yaşadığımız toprak üzerindeki insanı ve onun ömrünü değil, var olmadan evvel ve sonra, ebediyet meşrikine ve alemine kavuşma (Ezel-Ebed) konusu olarak da ele alıyorum.”
...
Merhum Mahmut Nedim Güntel’in “Mevlana” şiirinden bir kıt’a;
■ Erişilmez bir aczin hudutlarına kadar,
Yükselen bir hudutsuz kudret kanat vuruyor.
Üzerinde ne dünden, ne bugünden gölge var,
Sesinde yedi asır bir gün gibi duruyor.
■ Körler çarşısında ayna satma, sağırlar çarşısında gazel atma.
(Mevlana)
...
Şeb-i Arus’unda kimse ‘ah” etmez. Zira
Hz. Mevlana Mesnevisi’nde şöyle söyler:
“Kuşa, kafesi bırakıp uçmak nasıl hoş, tatlı gelirse, bana da ölmek ve bana da bu yurttan göçmek öyle hoş, öyle tatlı geliyor.”
...
Mevlana, ölüme yürürken söylediği gazel;
“Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi, gamı var dünyadan ayrıldığına
üzülüyorum sanma.
Benim için ağlama, “Yazık oldu! Yazık oldu!” deme.
Nefse uyup şeytanın tuzağına düşersen, işte o zaman hayıflanmanın sırasıdır.
.
Cenazemi görünce “Âh ayrılık! Âh ayrılık!” deme.
O vakit benim ayrılık değil, visal ve mülakat (kavuşma ve görüşme) vaktimdir.Beni kabre indirdikleri zaman sakın “Elveda! Elveda!” deme. Çünkü kabir, öteki âlemin, can topluluğunun perdesi.
Batmayı, gözden kaybolmayı gördün ya, bir de doğmayı gör (düşün). Güneş ve aya gurub etmekten (batmaktan) hiç ziyan gelir mi?
Bu hal sana batmak, kaybolmak gibi görünse de, aslında bu hal doğmaktır, yeniden hayata kavuşmaktır. Mezar insana hapishane/zindan gibi görünse de, orası ruhun kurtulduğu yerdir.
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Niçin insan tohumu bitmeyecek diye şüphelenme?”
...
Dinle Neyden;
■ Soru da bilgiden doğar; yanıtta.
■ İnsana aradığı şeye bakarak değer biçilir.
■ Kardeşim ancak fikirdir varlığın
Gerisi et ve kemiktir bir yığın.
■ Herkes aynı fikirdeyse, hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.
■ Aşıklığımın sırrı kemalindendir,
Her şiirimin ilhamı cemalindendir.
Pervane olup aşk ile her dem dönüşün
Hep rakseden esrarlı halindendir.
■
Allah kuluna üç biçimde yanıt verir;
“Evet” der, istediğini verir, “Hayır der, daha iyisini verir; “Bekle” der, en iyisini verir.
■
Ey yüzü letafette, güzellikte can aynası olan sevgilim! İstiyorum ki, sabahleyin hayalinin ayaklarına yüzümü süreyim. Fakat ok misali kirpiklerim hayalinin canını acıtır diye korkuyorum.
■
Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı, Çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluksa, insanı da ayakta tutanda benlik zannı değil, hiçlik bilinci.
■
Halden âla halsizliğim.
Sözden âla sessizliğim..Ya Rabbi! seninle olduktan sonra, umurumda değil kimsesizliğim.
■
Allah için dökülen gözyaşı, kalbe abdest aldırır.
( Hz. Mevlana)
...
Şeb-i Arus’ unuz kutlu olsun!..