Admin

Ramazanı özlemek!

Admin

Ramazanı özlemek bambaşka bir şey sevgili okurlar! Kimi ulviyetini, kimi iftarını, kimi sahurunu, kimi teravihleri, kimi iftar sonrası sohbetleri, kimi kaç okey atacağını, kimi hangi cafelerde arkadaşları ve dostlarıyla buluşacağını özlüyor.

Her vakti  bir başka camide eda edenler...

Teravihlerin hatimle kılındığı camilere gitmeye özen gösterenler...

İftarını her akşam bir başka mekanda açanlar...

Davetlere icabet etmeye gayret gösterenler...

Ramazanı özlüyorlar.

Ramazan ayı, sabır ayı, nefislerin terbiye edildiği ay, kimsenin kalbinin kırılmaması, incitilmemesi  gereken bir ay...

Bir önceki yıl yapmış olduğunuz hatalardan, yanlışlardan, dönmeye kendi kendimize söz verdiğimiz, ne yazık ki sözlerimizde durmakta zorlandığımız bir ay...

Evlerimizde iftar saatine yakın çıkardığımız olaylar, ne pişirdin muhabbetleri, iftara yetişmezse hepimize sorarım tehditleri, hepsi oruç tutan hane halkını az darmadağın etmedi!

Sanırım Ramazanın hiç özlenmeyen yönü burası...

Ramazan ayı madem ki rahmet ayıdır, madem ki hoşgörü ayıdır, madem ki kalpleri tamir ayıdır.

Dillere yasak gelmelidir. Kötü sözden, haddi aşmaktan, hakaretten, tahrik ve sataşmadan, el ve kol hareketlerinden, dövmekten ve sövmekten uzak durulmalıdır.

Özlenen ramazan görüntüleri bu manzaranın tamamıyla dışındadır.

Ramazan öğleye kadar uyku ve rehavet, ikindiden sonra iftar moduna girmek demek diye anlatıyor konuya esprili bakan arkadaşlar..

İkindiden sonra, dışarı çıkılacak, az biraz dolaşıldıktan sonra, fırınların önüne kapak atılacak. Oruca sığınıp olay çıkarılmayacak ve mahalleye kapak olunmayacak, diye anlatanlarda var!

Yine de olaysız bir Ramazan yaşamak gibi bir niyetimiz yok galiba!

Geçen sene şöyle olmuştu, ondan önce şöyle şöyle bir şeyler yaşanmıştı diyenler belli ki özlüyorlar o anları!

Ramazanın ilk gününde biraz açlık, açlıktan çok daha fazla sigarasızlık yüzünüzü sirke satar hale getirdiğinde, en sevdiğinizin esprisine karşılık olarak, en olmadık, sizden hiç beklenmeyen, gülüp geçemediğiniz laflar saymayı özlemediniz mi?

Benim pide yumurtalı olacaktı, neden yumurtasız, ben bir saattir bekliyorum, şu arkadaşa neden önce verdin, bizim verdiğimiz para değil mi diye, pideyi sizden önce alanla, yada fırıncılarla yaptığınız tartışmaları hiç mi özlemediniz?

Siz siz olun, bu türden olumsuzlukları özlemeyin!

Oruçlu insan sakin insandır, ne dediğini bilen insandır, sinirlenmeyen, kızmayan, ağzından kötü bir kelam çıkmayan insandır.

Melek tabiatlıdır oruçlu insan!

Oruçlunun bu halini özlemediniz mi?

İlk on gün, yada ilk hafta şaşkınlığını....

Uyum zorluğunu...

Kendine gelememeyi...

Uykuyu abartmayı...

Orucu uykuya tutturduk üç-beş gün demeyi,...

Dükkanı ondan-on birden önce açamadık diye anlatmayı...

Onuncu günle, yirminci gün arası davetlerden başınızı alamamayı...

Son on gün bayramda nereye gideceğinizi, ne giyeceğinizi

Özlemediniz mi?

Arandığınızda bulunamamayı...

Borcunuzu-harcınızı bayram sonrasına ötelemeyi...

Gündüz bana dokunma, iftardan sonra ne anlatacaksan anlat demeyi..

Özlemediniz mi?

Yazarın Diğer Yazıları