Ölüm Aylarında Yaprak Dökümü Özdemir Asaf
Admin
Bir güIün peşinde koşanIar, çiğnedikIeri kır çiçekIerinin farkına varmazIar…
Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben.
Bir yere gidiyorum, delicesine…
Aklımda sen.
( Özdemir Asaf)
...
Ben ölseydim, o belki ağlardı.
Ama o ağlasaydı; ben ölürdüm…
Sus be yüreğim, ben de biliyorum özlediğimi; Sus da bilmesin, özlendiğini.
Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?
(Özdemir Asaf)
***
Cumhuriyet döneminin aykırı şairlerinden edebiyat dünyamızın 2. yeni ekolünün önemli adlarından şair Özdemir Asaf, Neyzen Tevfik gibi başka tarihte aynı günde 28 Ocak 1981’de
İstanbul’da öldü, Doğumu 11 Haziran 1923;
Ankara; 34.Ölüm yılında saygıyla anıyoruz.
...
Özdemir Asaf olarak ünlenen şairin asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf, Şura-yı Devlet'in kurucularındandır.Babasının öldüğü yıl( 1930) Galatasaray Lisesi'nin ilk bölümüne girdi; 1941’de 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi'ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'ne, İktisat Fakültesi'ne (3. sınıfa kadar) Fakültenin bir yıl Gazetecilik Enstitüsüne devam etti Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı. İlk yazılarını Servet-i Fünun ile
Uyanış dergisinde yayınladı ; 1951 yılında da Sanat Basımevi'ni kurdu; kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları yayıma verdi.1962'de Mehmet Ali Aybar öncülüğünde kurulan Temel Hakları Yaşatma Derneği'nin kurucularından oldu.İlk eşi Sabahat Selma Tezakın'dan Seda isimli bir kızı; ikinci eşi Yıldız Moran'dan Gün, Olgun ve Etkin adında üç oğlu var.
...
Daha gidilecek yerlerimiz var
Şu sohbetini dinler gideriz.
Coştukça şarkılar, türküler, sazlar
Rakı mı, şarap mı, içer gideriz.
Geçse de umudun baharı yazı
Gözlerde kalıyor yaşanmış izi
Kimseler kınamaz burada bizi
Ne varsa hesabı öder gideriz.
Söyleyecek sözü olan anlatsın
İsterse içine yalan da katsın
Yeter ki kendinden, bizden söz etsin
Yalanı doğruyu sezer gideriz.
Neler gördük neler bu güne kadar
Daha gidilecek yerlerimiz var
Bizi buralarda unutamazlar
Kalacak bir türkü söyler gideriz.
Sevgiye var olduk sevdik sevildik
Kavgalara girdik öldük, dirildik
Bir anlam fırını içinde piştik
Anlamlı güzeli sever gideriz.
...
Yapıtları:
1955 Dünya Kaçtı Gözüme, 1956 Sen Sen Sen, 1957 Bir Kapı Önünde, 1961 Yuvarlağın Köşeleri, 1962 Yumuşaklıklar Değil, 1970 Nasılsın, 1975 Çiçekleri Yemeyin
1978 Yalnızlık Paylaşılmaz,1983 Benden Sonra Mutluluk ,1987 Dün Yağmur Yağacak.
.....
Gülüş bir yanaşımdır bir öbür kişiye
Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye
Anılarından kale yapıp sığınsa bile
Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye
(Özdemir Asaf)
...
Şair, düşün ve sanat dünyasından Özdemir Asaf’a ilişkin değerlendirmeler:
■ "Yoğun düşün ve duyarlıkları, çarpıcı sözcükler seçtiğini sezdirmeden küçük dizeler halinde işlediği kısa şiirlerde verdi. Daha sonra, kimi bir kitaptan, kimi yaşamdan kopardığı izlenimlerden esinlenerek bilgece dörtlükler yazdı, kendisiyle birlikte çağıyla ve toplumuyla hesaplaşmalarda buruk öfkesini içinde saklayan taşlama biçimleri getirdi."
...
Özdemir Asaf’ın şiirlerinin öz söyleyiş bakımlarından A.H. Çelebi'nin şiirleriyle yakınlığı var. İlk kitabındaki şiirlerde de düşünceye ve sözcük oyunlarına eğilimi görülüyor. Dağlarca, O. Veli, Necatigil
etkileri gözlemleniyor.. İkinci kitabında (ilk kitabında da bazı şiirlerde duyumsanan) lirizm öne geçiyor. Fakat, gerek temaları, gerek sözcük dağarcığı ile fazlaca daralan bir şiir dünyası. Üçüncü kitabında bilgelik, özlülük, duygululuk ve ironinin üstün bir sentezi var.
...
“
1950’lerde edebiyat matineleri gözdeydi. Öyle ki, edebiyat matinesiz hafta geçmezdi neredeyse. Yazarlar,özellikle şairler matineden matineye koşturur dururlardı. Bunun şiirini bile yazan Behçet Necatigil,"Yahu," demişti bir keresinde, "her gün sahnelere çıkıp okuyoruz. Müzeyyen Senar’ı bile geçtik."
Dinleyicinin ilgisi inanılmaz ölçüdeydi. Okul salonları, halkevleri, tiyatrolar dinleyicilerle dolup taşardı. Ayakta kalanlar bile olurdu.
Dinleyiciler dedim..Aslında seyirciler demem gerekirdi belki. Çoğu sanatçıları seyre gelirdi. Asaf Halet Çelebi’nin sahneden "Kendimi sirkte vahşi hayvan gibi hissediyorum" dediğine tanık olmuşumdur. En büyük ilgiyi ise her zaman Attila İlhan’la Özdemir Asaf çekerdi. Çoğunlukla sona bırakılırdı onlar. Attila siyah balıkçı kazağıyla sahneye çıkıp uzun atkısını arkaya fırlattığı zaman alkış kopardı, tempo tutulurdu: "Pia! Pia! Pia!" Attila da gözlerini kısıp ufuklara bakarak başlardı "Pia"yı okumaya.Özdemir Asaf mikrofona çağrıldığında ise gülüşmeler başlardı. Bir güldürü oyuncusu gibiydi Özdemir Asaf. Uzun uzun mikrofonu ayarlar, sessizce seyircileri süzer, tam şiirini okumaya başlayacakken susar, yine seyircilere bakardı sessizce. Kahkahalar dinince aynı şeyleri yineler, sonunda "r"leri "ğ" gibi söyleyerek
okurdu:- Bütün ğenkleğ aynı hızla kiğleniyoğdu / Biğinciliği- Seyirciler bir ağızdan tamamlardı: "... beyaza veğdileğ."
...
Özdemir Asaf’ın ilk kitabı "Dünya Kaçtı Gözüme" 1955’de yayımlanmıştı. Biçim ve baskı olarak, o güne kadar rastlamadığımız güzellikte bir kitaptı. Ama fiyatı da dehşetti: 250 kuruş! Şiir kitaplarının 100 kuruşa satıldığı dönemde ne büyük eleştiri almıştı bu. Özdemir Asaf, "İçinde 47 şiir var. Şiir başına 5 kuruş çok mu!" diyerek savunmuştu.”
Bizi tanıştıran olmadıydı. Ama yine de tanırdık birbirimizi. Bir gün Cağaloğlu'ndaki "Yuvarlak Masa Yayınları"nın vitrinini seyrederken dükkanın kapısında belirivermiş ve seslenmişti bana:
- Sen Elif Naci değil misin?
- Evet. sen de Özdemir Asaf.
...
Yalnızlık Paylaşılmaz
Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.
Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.
Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.
(Özdemir Asaf)