Obruk!
Admin
Karapınar’da 25 metre çapında, 8 metre derinliğinde yeni bir obruk oluştu. Bugüne dek kaç tane obruk oluştu, neler oldu, obruklar adım adım nereye doğru ilerliyor bilen yok!
Hoş bilinse de, böyle konularda çetele tutmayı sevmeyiz!
Şu kadar olmuştur herhalde diye konuyu geçiştiririz.
Hele yerel mantık, bulunduğu yeri ve durumu şirin göstermek için olan-biteni en aza indirgemek gibi marifetler de sergiler!
Elinden gelse üstünü bile kapatır da, obruk bu…
Üzerine toprak atmakla kapanması mümkün değil.
Yerel mantık böyle de, kurumsal mantığımız nasıl?
Neden bu obruklar oluşuyor diye, şehrimiz ne türden araştırmalar yaptı, nerelere baş vurdu diye sorsak bir cevap alabilecek miyiz?
Nihayetinde, obruk obruktur! Son yıllarda Karapınar’da oluşmaya başlamıştır!
Ne olur obruk oluşunca?
Hiçbir şey!
Yeni bir obruğumuz daha olur! Çapı şu, derinliği şu kadar denilir, haber yapılır! Fotoğrafları çekilir, yayınlanır! O gün için okunur, yarın unutulur! Yeni bir obruk oluşuncaya kadar, en son obruk olarak anılır! Hepsi bu kadar sevgili okurlar!
Obruk nerede, kimin tarlasında, çapı ne derinliği ne, yazılır!
Bu obruk neden oluyor, yeraltı suyuyla ilgisi alakası ne o konuya özenle ve özetle girilmez!
Bu işle uğraşması gerekenlerin yüreklerinde oluşan obrukları ise kimse görmez, sormaz, araştırmaz!
Yüzün üzerinde obruk sahibi olan Karapınar, işte bu yüzden obruklar şehri durumunda…
Bir tarihte afet bölgesi ilan edilmesi için çırpınan Karapınar’ın çığlıklarını duyan oldu mu?
Sanmıyorum.
Yeraltı sularının vahşi sulamayla canına okunmasına seyirci kalanlar, ruhsatsız kuyuları kapatma konusunda hala ciddi adımlar atamayanlar, yarın Karapınar’ın merkezinde obruklar oluştuğunda, ne yapacaklar?
Günah keçisi aramak kimi kurtaracak?
Meke gölü gibi dünyanın nazar boncuğu diye adlandırılan bir doğa harikasının kurumasını elbirliği ile seyrettik.
Meke’ye su temin edemedik!
Ortada ne göl kaldı, ne o muhteşem görüntü, nede gölü bir kuş cenneti haline getiren sazlıklar.
Göl suları çekildi!
Sazlıklar kurudu!
Kuşlar terk etti Meke gölünü!
Bizler zaten, uzunca bir süredir kendi kaderiyle baş başa bırakmıştık!
Kültür ve Turizmle ilgili kurumun umurunda bile olmadığı, dikkate almadığı, su ile ilgili kurumların, yeraltı sularındaki tehlikeli düşüşe engel olmak için ne yaptığını hissedemediğimiz çalışmaları, hem Meke gölünü yok etti, hem de Karapınar’ı obruk tehlikesiyle karşı karşıya bıraktı.
Obruk konusunun uzmanları, obrukların yer altı sularının çekilmesi sonucu meydana geldiğini belirtiyor.
Konya’nın Çölü diye adlandırılan Karapınar’da, bütün bunlara rağmen, “ vahşi sulama” konusundan vazgeçmeye zor ikna oldu insanlar.
Suyun bir dere gibi tarlalarında göllenmesi, kanallar arasında akıtılması efsane gibi anlatımlara dönse de, yıllarca bu yöntemden ısrarla ve inatla vazgeçmeyen insanların bu inadı oldukça az yağış alan bölgedeki yeraltı sularının seviyesini tehlikeli bir şekilde düşürdü.
Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen ve tanınan Konya ovasında on binlerce kaçak su kuyusu bulunuyor.
Kendi arazisi üzerinde ruhsatsız kuyu açmaktan çekinmeyen, yarın ne olur, ne biter diye düşünmeyen insanların bilinçsizliği, tarım ve su ile uğraşan görevlilerin ikazlarının yeterli olmayışı, cezaların caydırıcılıktan çok uzak olması, mahvetmiş durumda Konya Ovasını…
Damlama sulama yönteminin çok sonra adeta insanların ayaklarını sürüye sürüye, mecburen kabule yanaşması ise, iş işten geçtikten sonra, zevahiri bile kurtarmayan tedbirler olarak karşımızda…
Bir zamanların yer altı su kaynağı zengini olan Konya Ovası, bu bilinçsizlik ve tedbirsizlik yüzünden obruk felaketleri ile karşı karşıya…
Kimsenin ders almaya, ders çıkarmaya niyeti yok…
Bugüne kadar, vahşi sulama ile ilgili ne yapıldı?
Kaç tane ruhsatsız kuyu kapatıldı?
Ne tedbirler alındı?
Bu soruların bir cevabı keşke olsaydı sevgili okurlar. Karapınar Konya’nın yarınlarda gözdesi olacak bir bölge. Ancak Obruk tehdidi altında.
Obruklar olası felaketlerin göstergesi…
Falancanın pancar tarlasında, mısır tarlasında obruk oluştu, valla çok korkutucu ne yapacağız, nereye kadar gider bu obruklar demek, keşke marifet olsaydı!