Admin

Ne Mutlu Türküm Diyene!

Admin

Bilelim ki ulusal benliğinden yoksun Uluslar başka milletlerin avıdır.

(Atatürk)

***

Ben Türküm! Annem Türk, babam,  eşim kızım, damadım ve torunlarım da Türk!

Atalarım, yedi ceddim, sülalem, Türkoğlu Türk! Tümümüz koro halinde diyoruz ki;

Ne Mutlu Türküm diyene!

Anayasa’mızın 66. maddesinin ilk fıkrası;

“Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”

---

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in suikast sonucu öldürülmesine  söz konusu süreçte onay vermediğimize vurgu yapmıştık. Bu Hrant Dink olabilir,  başkası da. Her yanlış ölüm için acı duyarız. Dahası insanın insanı öldürmesine karşıyız:

---

Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürür. Bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış olur.

(

Maide,32)

---

Bir taraftan vatan için şehit düşen güvenlik görevlilerinin cenaze törenlerine bakıyorum; anneler, babalar, kardeşler ve daha niceleri Ay yıldızlı bayraklar örtülü tabutlara sarılıyor, göz yaşı döküyorlar. Vatanları için, bizim, sizin için şehit düştüler. Onlar için tüm ülke insanı kuşkusuz ayağa kalkacak, doğaldır ve haklıdır.  Gidip de gelmeyen Mehmet’in kara yaslı eşi, nişanlısı, çocuğu, annesi, babası, kardeşleri, amcası, dayısı, dedesi vb. duygu yoğunluğu içinde olacak, yerden göğe kadar haklılar.

Bir tarafta da Hrant Dink’in öldürülmesini protesto için üretilen bir sloganı anımsayalım;

“Hepimiz Ermeni'yiz!”

Dink’in öldürülmesini dün olduğu gibi bugün de kınıyorum,  üretilen sloganı ise asla benimseniyorum. Hepimiz Ermeni değil, hepimiz Mehmetçik ve Mustafa Kemal’iz.

Egemen güçlerle sürekli iş birliği içinde

bulunan bu bağlamda da diplomatlarımızı

katleden Ermeni uzantısı Asala değil mi?

Soykırım uydurmasıyla Türkiye’yi dışarda itibarsızlaştırmak için her türlü yalan- dolanı  bir tür sermaye haline getirenlere tutup nasıl  “hepimiz Ermeni’yiz” diyebiliriz? Bu doğa yasaya,  gerçeklere ters bir mantığın ürünüdür.

---

“Anti-emperyalist milliyetçilik anlamındaki "ulusalcılık" sömürünün önündeki engeldir. O

Yüzden de emperyalistler kavramı modası geçmiş  suçlu göstermeye çalışmaktadır.

Atatürk ilkelerine uygun, şovenizmi reddeden demokratik milliyetçilik, ülkenin kurtuluşu için tek çaredir.

(Prof. Çetin Yetkin)

---

“■

Bu memleket, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür sonsuza değin Türk olarak kalacaktır.

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Türk, çetin işler başarmak için yaratılmıştır.

Ulusal varlığımıza düşmanlarla dost değiliz.

Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeler vermesi irfan ordusuyla mümkündür.

Hiç bir millet, diğer milletin yaptığı usulleri telakki ve taklit etmek cihetine gitmemelidir.

Millete efendilik yoktur. Hadimlik vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.

Ölülerden medet ummak, medenî bir toplum için ayıptır

.

Hakikati konuşmaktan korkmayınız.

İnsanları yükselten iki meziyet vardır;    Erkeğin cesur, kadının iffetli olmasıdır.

Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz,

Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetin dayanağı, Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluluğa dayanan, cumhuriyet o kadar kuvvetli olur.”

---

“Kendilerine has dili olanlara millet denir. Sonu, li, lı ile bitenlerin soyu belirsizdir. Amerikalı, Kanadalı, Perulu, Pakistanlı, Avustralyalı, Arjantinli, Şilili, Yeni Zelandalı, İsviçreli diyebilirsiniz, çünkü bunların kendilerine has dilleri yoktur. Alman’a Almanyalı, Fransız’a Fransalı, İtalyan’a İtalyalı, İngiliz’e İngiltereli, Rus’a Rusyalı, Japon’a Japonyalı diyemezsiniz. Türk’e Türkiyeli diyemediğiniz gibi.”

(İlber Ortaylı)

***

Biz neyiz ve kimiz? Bu sorunun tek ve doğru bir yanıtı vardır oda; biz Türk’üz! Biz nasıl

“ Türk’üz, “diyorsak, Kürt de, “Kürdüm”, laz da “Laz”ım “ vb. demeyi yeğleyecek. Önemli olan  bizim “Türklüğümüze “ kimse burnunu sokmaya kalkışmasın, sonra  telef olurlar.

---

Bu vatan toprağın kara bağrında     Sıradağlar gibi duranlarındır,     Bir tarih boyunca onun uğrunda      Kendini tarihe verenlerindir.     Tutuşup kül olan ocaklarından,    Şahlanıp köpüren ırmaklarından,   Hudutta gaza bayraklarından    Alnına ışıklar vuranlarındır.    Ardına bakmadan yollara düşen,   Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,   Huduttan hududa yol bulup koşan,   Cepheden cepheyi soranlarındır.

(Orhan Şaik Gökyay)

---

“Kızılca kıyamet koptu nasıl

Toprağa bastık çöktü

Yaylım ateşlerinden yılmadık hiç

Delik deşik bir ağaca dayandık,

Uyuyalım dedik düşlerin kırmızı serinliğinde

Bir sabah beyazlar içinde uyandık

Göklerin en güzeli üstümüzde

Barış çiçekleri göğsümüzde

Sevindik.

Daha uçarı, daha, daha yeniydik

Daha güçlüydü yaşama tutkumuz.

Bir sevinç doldurdu içimizi baygın

Konukluğa gittik Tanrı katına

Tanrıca bilindik.

Suların böyle istekli aktığı duyulmadı

Çiçeklerin böyle içten açtığı görülmedi

Bu kadar cömert olmadı, toprak hiç

Dağlar başkasına boyun eğmez kolay kolay

Kanımızdan ağaçlar yekindi kıvançla,

Biz yekindik.

Ak sütünü helâl etti analar

Düşlerine gireriz bir kahraman

Dört yönden karşılarına çıkarız gündüzleri

Koynumuzda saklı mektuplar sıcacık

Nişanlımız alıp götürmüş elbiselerimizi

Bayrakları giyindik.

Yedi düvelde söylenir ünümüz

Biz ölmedik gerçekte

Ölenlerin adına diriyiz

Sesimiz barut kokusuyla gelir

Kan renkli çiçekler alın terimiz

Sustuk çağrılan en yücesine karşı

Özgürlüğü canımızdan ileri sevdik

Biz ölmedik.

Genç kızların dilindeki bizim türkümüz

Bayrak tutan eller bizim.

Ekin tarlalarında arayın boy boy

Gün ışığından sorun bizi

Bir mutluyuz ki vatan haritasında

Çocuklarımıza “günaydın” dedik

Biz ölmedik.

(A.Rıdvan bülbül)

Yazarın Diğer Yazıları