Admin

NALINCI BABA TÜRBESİ

Admin

Saygıdeğer Yeni Meram sazetesi okurları; bugün yine sizlere Konya'mızın yer altındaki yaşamlarından olan ( toprak altındaki manevi değerlerimiz) NALINCI BABA'YI tanıtacağım.

Selçuklu döneminde yaşadı. Adı, Emir Ni-zamettin Ahmet olup, veliler listesinde yer alan büyük şahsiyetlerden birisidir. 1927 yılında yıktırılan türbesi, Alâeddin Caddesi’nde eski Belediye, şimdiki İş Bankası binasının doğusundadır. Türbesi, halk arasında; “ Nalıncı Baba Tekkesi” olarak ün yapmıştır. Türbe yıkıldıktan sonra türbenin kitabesi, Konya Müzesi Taş ve Ahşap Eserler Müzesi’ne kaldırılmıştır. Türbe, son dönemlerde yıkılıncaya kadar mescit olarak da kullanılmıştır. Konya’da Yatan Peygamberler ve Evliyalar Risalesi’nde adı geçen bu zatın Selçuklular devri ulemasından olduğunu tahmin ediyoruz. Kendisi “Baba” ünvanını almakta “Bektaşi” olması, adına o devirde en meşhur Medrese inşa olunduğu, türbesinin de bugünkü Belediye Sarayı ile Tekel İdaresi arasındaki geçide tesadüf ettiği kayden anlaşılmaktadır. Türbesi 1924 yılında yıktırılmıştır. Bu medresenin diğer adı da Nizamiye Medresesi’dir. Nalıncı Baba Türbesi’ne yakın bulunduğu için halk kolayına gittiğinden Nalıncı Baba Medresesi demiştir. Bugünkü Belediye Sarayı “Şimdilerde İş Bankası Konya Şubesi binası” ile Tekel Binasının bir kısmını iştigal ederdi. Yani yeri burası idi. 1925 senesinde Belediye’ce istimlak edilerek yıktırıldı. Medrese Selçuklu Hükümdarı I.Keykavus zamanında Emir Nizamettin Ahmet tarafından inşa ettirilmiştir. Mimarı da Abdullah Bin Kelük’tür. Bu medresede 19.yy sonuna kadar ders okutulmuştur. Bugünkü belediye sarayı, şimdilerde “Türkiye İş Bankası Konya Şubesi”nin güney doğu yönünde idi. Alt kısmı taş üzeri tuğla yapılı bina olup, tek kubbeli idi. 1927 senesinde yıktırıldı. Sanat eseri bazı kalıntıları müzeye konuldu. Mimarı, Abdullah oğlu Kelük idi. Türbede “Nalıncı Baba–Nizamiye” medresesini yaptıran Nüzamüddin Ahmed gömülüdür. Selçuklu devri eserlerindendir. Burada medresenin bulunduğu yer hakkında İbrahim Aczi Kendi merhumun “Aşık Şem’i Konuşuyor” adlı eserinde bugünkü Ziraat Bankası ile PTT binaları arasında olduğu belirtilmektedir. Türbenin yeri bugünkü Belediye Binası “sonradan Türkiye İş Bankası Konya Şubesi olmuştur” ile Tekel Baş Müdürlüğü arasında olduğunu çok iyi hatırlıyoruz. Konya tarihinde medrese bu yerde gösterilmektedir. Bizde doğrusu da budur. Medresenin 1830 yılında Konya’yı işgal eden Mısır Ordusu askerleri tarafından tahrib edildiği belirtiliyor. Eskiden bu semte Kavafhane denildiği’de ayrıca zikrediliyor. İbrahim Aczi merhum hocamızın kitabındandır.

Not: Ülkemizin ve dünyanın yaşadığı son günlerdeki bu yangınlar, seller, kuraklık ve malum hastalıklar gibi afetler karşısında BİRLİK ve BERABERLİK içinde olmamız gerekir! Gerçekten dünya bir yere gidiyor ama nereye... Allah beterinden korusun.. Karatay Lisesinden öğretmenim olan saygıdeğer MUSTAFA KARTAL hocamın kaleme aldığı “YAĞMUR “ dizleri ile satırlarıma son veriken, bu değerli yazısı için hocama gönülden teşekkürü borç bilirim. SAYGILARIMLA..!

Bu ne dehşet

Nasıl alev ki bu

Gök kubbe yere

kapansa söner

belki ya hu

Günlerdir susuz kaldı

Tilki,dağ keçisi,âhu

Yağdır yüce Mevlam âsümandan su

Şırıl şırıl soğuk sular var idi

Salkım söğüt araları dar idi

Nice canım şu dereler kurudu

Yağdır yüce Mevlam âsümandan su

Yalaklardan kuşlar sular içerdi

Binbir çiçek

hem güler hem açardı

Sincapları daldan dala

kaçardı

Yağdır yüce Mevlam âsümandan su

Hep ağaç dikmeye ver bize ömürü

İlâhî,yeşile döndür kapkaranlık kömürü

Bulutlardan salıversen yağmuru

Yağdır yüce Mevlam âsümandan su

Yaylaların ormanları meşeden

Böcü börtü zıplarlardı neşeden

Suskunluk çöktü kalmadı hiç

neşveden

Yağdır yüce Mevlam âsümandan su

Yazarın Diğer Yazıları