Mevlana Meydanı!
Admin
Hatırlarsanız, daha önceden Mevlana Türbesi ve Sultan Selim Camiinin önünde böyle bir meydan yoktu.
En azından benim hatırlayabildiğim son çeyrek asır kadarıyla öyle...
Park vardı. Ağaçlar vardı, yeşil bir alan vardı. Mevlana türbesi, Alaeddin tepesinden bakıldığında görülemiyor lafları dolaşıyordu.
Sonra tramvay bu caddeden geçer mi, geçmez mi soruları dolaştı bir süre de...
Yaptırmayız diyenler, ağaçları kestirmeyiz diyenler, tramvay buradan geçerse şöyle olur- böyle olur diye akıl aşındıranlar vardı.
Kim ne düşürse düşünsün, kim ne söylerse söylesin, olayların seyri, Mevlana Meydanına doğru çoktan dönmüştü!
Mevlana meydanından önce, Hükümet Meydanı vardı.
Valiliğin önünden, Vakıflar Bölge Müdürlüğüne kadar uzanan o meydanda kimler konuşmamıştı ki..
İsmet Paşa, Osman Bölükbaşı gibi siyasi liderlerin sözleri yankılanıp duruyordu o meydanlarda. Vakıflar Bölge Müdürlüğünün önündeki bu alana kültür havuzu yaptık, meydan meydanlıktan çıktı. Artık daha da Kültürlü Meydan olmuştu!
Bütün yapılan çalışmalar bilerek, bilmeyerek, Mevlana meydanına doğru çıkıyordu da, o günlerde onu göremedik, hayal bile edemedik.
Eski Adliyenin yıkılmasından sonra, Alaeddin tepesini o civardan en net gören, tepe ile arasında sadece bir cadde bulunan Kent Meydanı, bir çok siyasiyi ağırladı.
Ramazan eğlencilerine ev sahipliği yaptı, Kitap Fuarlarıyla donattı her yerini, olmadı, tutmadı...
Çok amaçlı bir meydan olmasına rağmen kadersiz bir meydandı...
Mevlana Meydanı yapılmaya başladığında, hemen bir çoğumuz farklı düşünceler ortaya koyduk. Farklı şeyler yazdık.
Yazılanlar ve söylenenler konusunda haklı gerekçeler belki de çok daha fazlaydı.
Mevlana meydanının amacı neydi, ne için ağaçları kesilmişti, ne için cirit alanına benzer bir alan haline getirilmişti.
Gölgelenecek yeri bile yoktu.
Üstüne üstlük bir de tam ortasına bir şadırvan konmuş, meydan, meydanımsı bir hale dönüştürülmüştü.
Amma velakin yine de geniş bir meydandı.
Artık tramvaylar selam vererek önünden geçiyordu.
Engelli kardeşlerimizin meydana girmesini engelleyen dubalar bile başlı başına mesele olmuş, uzunca bir süre sonra, bir Mühendis kardeşimizin elinin değmesiyle mesele ancak çözülebilmişti.
Bir türlü restoresi bitirilemeyen Sultan Selim Camiinde kılınamayan teravih namazları Ramazan ayının yaz aylarına denk düşmesiyle, meydan bir açık hava camisi haline getirilerek eda edildi.
Mevlana Meydanını bir hayli eleştiren Konya, Mevlana Meydanında kıldığı namazdan büyük bir haz almaya başlamıştı.
Herkesin hem ayağı alışmış, hemde kendiliğinden buluşma noktası oluvermişti
Böyle olunca da, Mevlana Meydanına alternatif bir meydan olarak yapılan yada o şekilde görülmek istenen Kent Meydanı, Mevlana Meydanından resmen fark yedi.
Merkez İlçe Belediyelerimizin zorlama cazibe merkezlerinin ise esamisi okunmuyor.
15 Temmuz 2016 tarihi ile birlikte Darbe teşebbüsüne hayır diyen on binlerce insanın buluşma noktası oldu Mevlana Meydanı!
Bir ve beraber olma noktası oldu!
Torku Arena olduğu günlerde, Konyaspor taraftarlarının ful doldurduğu, "Birlikte Konyayız" dedirttiği, muhteşem stadyum, Birlikte Konya olmayı Mevlana Meydanına bıraktı.
Mevlana Meydanı, artık Konya'nın birlik ve beraberliğinin tecelligahı oldu!
Devletinin, milletinin yanında olan Konyalının ayyıldızlı bayraklarıyla koşup geldiği, sabaha kadar terk etmediği meydanın adı Mevlana Meydanı!
En güzel mesajlar, en kalbi duygular Hz. Mevlana'nın kabrinin yanı başındaki meydandan veriliyor. Mevlana Meydanı, Konya'nın kalbi, sesini duyurduğu kürsü, nabzının attığı, yüreklerin buluştuğu bir buluşma ve cazibe merkezi.
Bu meydandan birlik çıkar, dirlik çıkar, beraberlik ve kardeşlik çıkar sevgili okurlar!