Admin

Merak buyurmayın!

Admin

Konya İç Anadolu'nun güneyinde bir şehir. Çevresinde ulaşılması pek de zor olmayan sekiz şehir sıralamıyor.

Ankara'ya 258 km., Eskişehir'e 338 Km., Afyon'a 223 km., Isparta!'ya  264 km., Karaman'a 119 km., Mersin'e 240 km., Niğde'ye 241 km. ve Aksaray'a 148 km.

Bu durumda en yakın Karaman, en uzak Mersin oluyor sevgili okurlar!

Git-gel Konya altı saat söylemleri mazide kaldı!

Konya Hızlı Trenler, Uçaklar, bölünmüş yollar sayesinde daha rahat ulaşılabilen komşu illerle çevrili.

KOP Bölgesi illeri olan Niğde, Aksaray ve Karaman artık adları Konya ile birlikte anılan iller oldular.

Bu gelişmeler, Ankara ve Eskişehir'i bir hayli yakınlaştırırken, İstanbul bile 4 saat 15 dakikaya indi!

Bu şu demek, uzaklar, yakınlaşmaya başladı artık!

Konya çok uzak, şu olmaz, bu olmaz, gidilmesi zor, kalınması zor, gelinmesi bir çile şeklinde yapılan anlatımlar ve mazeretler da bitti.

Tarım Fuarı gibi girişimler ve organizasyonlar, Konya'yı Mevlana İhtifalleri kadar olmasa da, ilgi çeken bir şehir haline getirmiş durumda.

Artık Konya, sadece Tarım şehri değil, aynı zamanda sanayi şehri de..

Ticaret şehri ve Turizm şehri!

Şehir Başkentlikten gelen bir tecrübeye, deneyime ve donanıma sahip.

Şehrin ruhunda ve özünde mevcut olan dinamikler, ufku olan insanlarla, yöneticilerle birlikte anında harekete geçebilecek, bir sinerji oluşturabilecek kabiliyete ve donanıma sahip.

Bir koltukta bir kaç karpuzu, bana mısın demeyecek bir şekilde taşıyabilecek bir performans var şehirde.

Bunun farkında olan var, olmayan var..

Olmak istemeyen de!

Şehir başkent diyorsunuz, utanmasa eskidenmiş o diyecekler var!

Şu işin ucundan gelin hep beraber tutalım denildiğinde, neden bizden önce söyledi, neden bizden önce düşündü hasisliği ve kıskançlığı ön yüze çıkıyor!

Şehir bütün bu ne oldum delilerine, kendini bulunmaz Hint kumaşı sananlara rağmen, istim arkadan gelsin diyerek aldırmadan yoluna devam ediyor!

Bu yola devam edişi içine sindiremeyenler,  neden bize danışılmadı, neden bizim görüşümüz alınmadı diyenler  pek çok!

Bu yola devam ediş, bizsiz, biz olmadan, bizi almadan nasıl devam eder gider, laflarına aldırış etmeden sürüyor!

Konya yürümüyor, koşuyor diyeceğiz, biz onun yürümesini de biliriz diye ahkam kesiciler dudak bükecekler. Bizim olmadığımız yerde, kimse hiç bir yere gidemez de, varamaz da diyecekler!

O halde yürüyün, yürüyelim denildiğinde, dur bakalım, bu karar aceleye getirilecek bir karar değil diyerek, ipe un serenler sanki başkalarıydı?

Hasislik ve kıskançlığın, çekememezliğin, bir şehre neler kaybettirdiği, kaybettireceği bazılarının umurunda bile değil!

Kendilerini fasulye gibi nimetten sayıyorlar!

Bu saymanın karşılığı, yerinde sayma sevgili okurlar!

Onlar yerinde sayadursun, biz olsaydık demeye devam ededursun, şehir çoktan koşmaya başladı bile!

Biz, başkalarının demesiyle, fikir üretmesiyle, falanca-filanca dedi diye, hiç bir şey yapmayız diyen akıldaneler, kendiliklerinden niye hiç bir şey yapmadılar acaba?

Bahar mahmurluğu, uykulardan uyanamamalar, gerinmeler, nefes açma çalışmaları, bugün yağmur yağar mı, hava rüzgarlı mı, soğuk mu esiyor. Atkı mı alayım mı, kabanı, paltoyu giyeyim mi, bot giysem fena olmayacak benzeri yaklaşımlar uzadıkça, dışarıya adımızı atmanız geciktikçe gecikiyorsa ne yapacaksınız?

Havanızda değilseniz, psikolojiniz iyi değilse, sevinç ve mutlulukları dahi paylaşmayı, bölüşmeyi bir arada kutlamayı hiç öğrenememişseniz ne olacak?

Şehir, sizin keyfinizi mi bekleyecek?

Bugüne kadar bu şehir bazılarının keyfini lüzumundan fazla bekledi!

Keyif keyif olmaktan çıktı, şımarıklığa, ego tatminine dönüştü, ben olmasam, bu şehir batar, ayakta duramaz sendromlarına dönüştü!

Merak buyurmayın! Bu şehir sizler gibi düşünenlere rağmen, hem ayakta, hem de yoluna devam ediyor. Bu dünde böyleydi, bugünde böyle, yarında böyle olacak!

Yazarın Diğer Yazıları