Mart Havası...
Admin
Kış mevsiminin son ayı şubat da tarihin tozlu raflarına kaldırıldı.; Mart ayına geçiş yaptık. İlkbaharın ilk ayındayız. Kışı bu yıl elverişsiz koşullarda sert yaşadık.a Soğuklar canımıza okudu. Kömürle ısınanlar kömüre, odunla ısınanlar oduna, kaloriferle ısınanlar da doğalgaza kucaklar dolusu para ödediler. Fakir fukara ise ısınmak için yorgan altını yeğledi.n Geleneksel söylemdir “Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır.” Bu Mart her ne kadar ilkbahar ayı ise de, kış ayları gibi soğuk geçer anlamındadır. Mart’a “dert ayı “ denmesi vergilerin bu ayda ödenmesi kaynaklıdır. ...
...
Bardağın dolu tarafına bakarsak; Dünyanın en büyük deniz savaşını 18 Mart 1015’de kazandık, Dünya tarihe altın harflerle geçtik; özet bilgi verirsek; “Çanakkale’nin -Âkif’in anlatımıyla - tarihe sığmayacak ulusal gururumuz, ama 250.000 insanımızın kaybı telâfi edilemeyecek kadar büyük Doğu+Batı kültürü ile yetişmiş, iki kültürü birden kucaklayabilen son Türk kuşağı idi. Üstelik Sarıkamış’ta 90.000 askerimizi buzlu dağlara gömdüğümüzden sadece birkaç ay sonra meydana geldi. Galiçya, Yemen, Libya cephelerinde bile savaşan 9 ordulu imparatorluk silahlı kuvvetlerimizin tükenmesi, insan kaynaklarımızın kuruması, harap, perişan, yoksul, okulları, iş yerleri kapanmış bir Türkiye ile sonuçlandı. İstanbul, İzmir, Edirne, Bursa gibi beldelerimiz yıllarca işgal felâketi yaşadı. İmparatorluğumuzu 1950’ye doğru Avrupa devletleri ile paralel kendi irademizle tasfiye etmek, herhalde Musul, Haleb gibi Türk eyaletlerimizi muhafaza etmek çok büyük şansından mahrum kaldık. Demokrasi ile yönetilen, gelişmiş ekonomiye sahip, büyük Avrupa devletleri arasında bir Türkiye’yi oluşturamadık.
Zira 33 yaşında maceracı bir general, iki tecrübesiz arkadaşını zorlayıp yanına alarak, hâkan-halîfeye, parlamentoya, hükûmete, sadrâzama, askeriyeye haber vermeden, İngiltere, Fransa ve Rusya’ya savaş açtı.
Çanakkale Zaferimiz ile taçlanan savaşta tam 10 (on) cephede ordularımızı muharebe hattına sürdük. Böylece 2 yılda bitecek Birinci Cihan Savaşı 2 yıl daha uzadı. Bu itham, 1919’da İngiltere Başbakanı tarafından yüzümüze söylenerek önümüze Sevr paçavrası kondu.
24 Nisan 1915’te başlayan Ermeni tehcîri, Sarıkamış bozgunundan hemen sonra ve Çanakkale’de dünya ile boğuştuğumuz günlerdedir. Allah bize bir daha İstiklâl Marşı da yazdırmasın, bizi Çanakkale destanları gerçekleştirmeye de mahkûm etmesin!”
...
Aylardan Mart ayı bizde “dert ayı” olarak değerlendiriliyorsa da tarih hiç öyle demiyor.
Antik Roma’da Mart ayının adı, Roma Savaş Tanrısı "Martius" vurgu yapılarak konuldu; bu ayın savaşa başlamak için şanslı zaman olduğu kabul edilirdi. Ocak ve şubat ayları savaş için uygun olmadıkları varsayımı nedeniyle Roma takviminin ilk ayının Mart olduğu sonucuna varıldı. Julius Caesar'ın MÖ 45 yılındaki takvim reformundan sonra yıl, 1 Ocakta başlatıldı. Buna karşın çok ülkede, yılın mart ayı ile başlaması geleneğine devam edildi. Yeni yılın ilk günü 1 ocak olarak 1564'de Fransa'da kabul edildi. Büyük Britanya ve kolonilerinde ise 25 Mart geleneği, 1752'de Gregoryen takvimine geçene dek sürdü. Mart ayının adı pek kimi dillerde özdeşti. Örneğin, Mars (Fransızca),März-Maerz (Almanca), Maris (Arapça), March (İngilzce) Marzo (İspanyolca), Marzo (İtalyanca) ve Maart (Hollandaca) olduğu gibi...
...
Mart, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 3. ayı olup 31 gün çeker. Ayın 21. gününe bahar ekinoksu denir. Mart’ın 21. günü Türklerde yılın ilk günü kabul edilir ve Bahar Bayramı (Nevruz) olarak da kutlanır.Mart’ta meydana gelen olaylara;Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi siyasal yaşama müdahale ederek anarşik durumu giderme savıyla 12 Mart Muhtırasını verdi; 1971. 1961 Anayasası'nın öngördüğü reformları uygulayacak güçlü bir hükümetin kurulması öngörülüyordu. 31 Mart İsyanı. (Hicrî 30-31 Mart 1327, Milâdi 12-13 Nisan 1909). İkinci Meşrutiyet'in ilanından sonra bir ayaklanma gerçekleştirildi.
...
Mart’la i,lgili deyimler;
Mart dokuzu
: Martın üçüncü haftasında olagelen bir fırtınanın adı.
Mart havası
: Kararsız hava.
İlgili atasözleri ve anlamları
Mart ayı dert ayı
:
Kışla ilgili sorunların son aşamasına vardığı ay Mart ayı türlü vergilerin ödeme zamanı olması nedeniyle, getirdiği sıkıntılar açısından yurttaşlar arasında bu biçimde dile getirilir.
Mart ayların çingenesidir
: Mart ayı girdimi çıkmak bilmez; mart ayı kolay geçmez.
Mart çıkmadıkça dert çıkmaz
: Mart ayı sona ermedikçe dertler, hastalıklar da bitmez.
Mart dokuzunda çıra yak, bağ buda
: Eski takvime göre martın dokuzu (yeni takvime göre martın yirmi ikisi) olunca gece ışık yakma pahasına bağ budama işinin savsaklanmadan yapılması gerekir.
Mart içeri, pire dışarı
: Mart gelince pireler canlanır, yuvalarından çıkar.
Mart kuruluk, nisan yağmurluk
: Martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye.
Mart martladı, tavuk yumurtladı
: Mart geldiğinde tavuklar yumurtlamaya başlar.
Mart yağar, nisan övünür; nisan yağar, insan övünür
: Martta yağmur yağar, nisan kurak geçerse nisan ayında ekinler yine gelişmeye başlar. En iyisi, çiftçinin yüzünü güldüren yağmurun nisanda yağmasıdır.
Martta sürmez, eylülde ekmezsen sabanı bırak
: Çiftçilikle ilgili işleri vaktinde görmeyen kişi çiftçiliği bırakmalıdır.
Martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye
: Çiftçi martın yağışsız, nisanın bol yağmurlu olmasını diler.
Martta yağmasın, nisanda dinmesin
: Martta yağmur yağması ekinde çok zarar getirir, nisanda yağarsa çiftçinin yüzü güler.
Martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur
: Kara kışta karlar, martta yağmaz, nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine.
....
Mart Ayı İle İlgili Deyimler ve Anlamları
Mart havası gibi:
Günü gününe uymayan, huyu sürekli değişebilir (kimse).
Mart kedisi (gibi):
Çapkın ve azgın kimse.
Mart Ayı İle İlgili Atasözleri ve Anlamları
Mart ayı dert ayı:
Kışla ilgili sorunların son aşamasına vardığı ay mart ayıdır. Mart ayı türlü vergilerin ödeme zamanı olması nedeniyle, getirdiği sıkıntılar açısından yurttaşlar arasında bu biçimde dile getirilir.
Mart ayların çingenesidir:
Mart ayı girdimi çıkmak (bitmek) bilmez; mart ayı kolay geçmez. Mart çıkmadıkça dert çıkmaz: Mart ayı sona ermedikçe kışla ilgili dertler, hastalıklar da bitmez.
Mart dokuzunda çıra yak, bağ buda: Eski takvime göre martın dokuzu (yeni takvime göre martın yirmi ikisi) olunca gece ışık yakma pahasına bağ budama işinin savsaklanmadan yapılması gerekir.
Mart içeri, pire dışarı:
Mart’ta pireler çıkar Mart martladı, tavuk yumurtladı:
Mart geldiğinde tavuklar yumurtlamaya başlar.
Martta sürmez, eylülde ekmezsen sabanı bırak:
Çiftçilikle ilgili işleri vaktinde görmeyen kişi çiftçiliği bırakmalıdır.
Martta tezek kuruya, nisanda seller yürüye: Çiftçi martın yağışsız, nisanın bol yağmurlu olmasını diler.
Martta yağmasın, nisanda dinmesin:
Martta yağmur yağması ekinde çok zarar getirir, nisanda yağarsa çiftçinin yüzü güler.
Martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur:
Kara kışta karlar, martta yağmaz, nisanda durmazsa değme çiftçinin keyfine.
...
Mart, vergi bağlamında dert ayı . Bir öykü;
Dede Korkut öykülerinin kahramanı Duha Koca Oğlu Deli Dumrul’dur;“Deli Dumrul” adıyla ünlendi. Kuru çayın üzerine yaptırdığı köprünün yanına bir bölük oba yerleşir. Obada bir yiğit ölür, feryatlar üzerine Deli Dumrul atıyla gelir ve ne olduğunu sorar. Bir yiğidin öldüğünü öğrenir. Azrail'e kızar ona meydan okur; dövüşmek için Tanrı'ya yalvarır; sonra evine döner. Deli Dumrul, bir toy düzenler ve toyda Azrail gelir. Deli Dumrul başta direnir, Azrail ise ona bir can bulursa yaşamasına izin vereceğini söyler. Deli Dumrul önce annesine ve babasına başvurur, canlarını vermezler. Bu kez eşine gider. Eşi, onsuz yaşamın önemi bulunmadığını canını vermeye razı olduğunu bildirir. Deli Dumrul Tanrı'ya yalvarır;
- Ya ikimizin canını al ya ikimizi de bağışla!
Tanrı onları bağışlar, 140 yıl ömür biçer. Anne ve babasının canını alması için Azrail'e emir verir. Dumrul ile eşi 140 yıl ömür sürer.
Deli Dumrul kuru bir çayın üstüne köprü yaptırır. Üzerinden her geçenden 30 akçe geçmeyenlerden de döve döve 40 akçe alır. “Deli Dumrul vergisi” işte bu 40 akçedir!