Konyaspordan Başlayarak...
Admin
■ Sporlar karakter yapılandırmaz, ortaya çıkarır. (
H.Broun)
***
İyi şeyler olmuyor değil, oluyor ama
Konya’ya her dönem de, her süreçte kimi haksızlıklar da sür- git devam edip gidiyor. İyi başlayıp iyi devam edelim dileklerimizi yineleyip önceliği “ iyi gelişmelere “ verelim. İyi gelişmeler den söz edince satırbaşını da Konyaspor’dan açalım. Bu sıkıntılı süreçte Konyaspor’un üst üste aldığı başarılı sonuçlar moral dopingi oluyor. Kimi dokunuşların ne denli pozitif enerji ürettiğine tanıklık ediyoruz. Son olarak, Pazar akşamı yeşil beyazlılar takım Trabzonspor’ u puansız postaladı; 2-0 yendi. Kimi çevreler Konya için, futbol kenti nitelemesi yapıyor. Başarıda sporcularımız ve taraftarların katkısı büyüktür. Üstelik küfür yok, kavga yok; konukseverlik ve centilmenlik var; Konya’nın tanıtımına katkı var...
...
Sözü spora getirmek istiyorum. Her ne kadar soyadı benzerliğinden dolayı beni sevgili Nail Bülbül ile karıştırsalar da spor yazarı olmadığımı öncelikle vurgulamak isterim. Spor yazar değilim ama, sporun da gerisinde değilim. Çocukluk yıllarında anamın diktiği çabuk topla, Küllük başı sahasında mahalle takımında başlayan futbol sevdamız, sonra her genç gibi resmi kulüplerde seyirciler önünde devam etti. Albay’ın takımında başlayan futbol serüvenimiz, bizi takımın kaptanlığına kadar yükseltti.Başarıyla övündüğümüz Konyaspor’da bir dönem Valiliğin isteğiyle kısa süre de olsa ikinci Başkanlık görevini de yürüttük. İletişim Fakültesi ilk kez proğramda yer alan “Spor Gazeteciliği” konusunda da ders verdik. Demem şu ki; sporun teorisinde ve pratiğinde var oldum. Futbol, voleybol oynadım, yürüyüşte de vardım.( Yürüyüş de spor olduğuna göre sabahları halen 4-5 Km. yürüyorum. Neden mi yazıyorum duyarlı bir kişilik yapım var. Spor yazarı ve muhabir arkadaşları demezler ama “ bizim alnımız da ne işin var ?” itirazında bulunmasınlar diye...
...
Kendimi bileli Beşiktaşlıyım. Mevzubahis Konyaspor ise öncelik Konyaspordan yanadır. Beşiktaşlılığım 2. sıraya geçer, iki takımın karşılaşmasında siyah - beyaz tutkum yönünü değiştirir, yeşil-beyaz olur; beyaz her koşulda vardır, o hiç değişmez...
Ankara’da olduğum için Konyaspor Beşiktaş karşılaşmasını A Haber’den izledim, hop kalktım, hop oturdum, bu heyecan dalgasına kapıldığımın resmidir. Öfkelendim ve kızdım daha sonra. Bu da gazetecilik ve her meslekte nesnel anlayışımın gereğidir. Karşılaşmayı aktaran spiker, 6 kez Konyasporlu futbolcular için “Bursasporlar” dedi; yetmedi aynı hatayı, anlı şanlı futbol yorumcusu da üç kez aynı hatayı tekarladı. Haydi dil sürçmesi olur ama, 3,4,5,6 kez tekrarlanırsa, arkadaşlar kusura bakmayım bunda hem art hem de kötü niyet ararım ve genelleme yaparak derim ki;
Bu, yanlışlar bile bile lades örneğidir. Yine derim ki, bu yanlışlar içsel güdülerinin dışa vuru mudur, Konya’ya ve Konyaspora karşı olmanın yansımasıdır, üç nokta...
---
Spor ve Atatürk’ü anımsama:
Dünyada yenilmez kimse, yenilmeyen takım, yenilmeyen ordu, yenilmeyen kumandan yoktur. Yenilgilerden sonra üzülmek de tabiidir. Ancak bu üzüntü insanın maneviyatını yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır. Yenilen, toparlanarak kendini yeneni yenmek için olanca gücüyle, azimle daha çok çalışmalıdır. Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece gelişirse gelişsin bedensel devinimi noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.
Türk Çocuğu! Her işte olduğu gibi, havacılıkta da, en yüksek düzeyde, gökte, seni bekleyen yerini, az zamanda dolduracaksın. Bundan, gerçek dostlarımız sevinecek, Türk Ulusu mutlu olacaktır. Bir insan hayatında büyük bir muvaffakiyet kazanabilir. Fakat, yalnız onunla övünerek kalmak isterse, o muvaffakiyet de unutulmaya mahkumdur.
Onun için çalışmak ve daima muvaffakiyet aramak, herkes için esas olmalıdır.
(Mustafa Kemal Atatürk)
---
Bu şehr-i Konya ki, nice ünlüler geldi geçti; Alaeddin Keykubatlar, Kılıçaslanlar, niceleri.
Meclis Başkanı olanlar: Mustafa Abdülhalık Renda (Konya Milletvekili olarak) Prof. Sadi Irmak, Refik Koraltan (I,II, III, IV dönemlerde Konya Milletvekili seçildi) ve Ömer İzgi...
Tevfik Fikret Sılay ( CHP Genel Sekreteri, TBMM Başkanı ve Adalet Bakanı)
Başbakan ve Bakanlar: Osmanlı Meclisi Mebusan-ı 1 ve 4 dönem Konya Mebus Mehmet Vehbi Çelik (Hadim kökenli) 1V. İcra Vekilleri heyetinde Şeriye ve Evkaf Vekilliği (Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı) yapmış bir din ve siyaset adamıdır.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal
(Konya Lisesinde okudu, merhum Haydar Koyuncu ağabeyimizin sınıf arkadaşı)
Başbakanlar: Prof. Dr. Sadi Irmak, Mehmet Keçeciler (Vekil), Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu.
Bakan olanlar; Sedat Çumralı, Faruk Sükan, Bahri Dağdaş, Mehmet Keçeciler, Vefa Tanır, İrfan Baran, Sezai Ergun, Mustafa Üstündağ Abdullah Tenekeci, Saffet Sert, Sami Güçlü. Başbakanı saymazsak Sami Güçlü’den sonra Konya’dan Bakan çıkmadı. Akademisyen olmasının dışında, edebiyat ve sanat kültürü olan bilge bir insandı, Sayın Güçlü. Siyasal aktörler onun bu zenginliğini maalesef analiz edemedi. Üstüne üstlük Doğu lobisinin sudan nedenlerle harcama atağına yanıt veremedik, öz söylemle oyuna geldik. Bu satırların yazarı ve bir Konya olarak bu değerimize sahip çıkamamanın üzüntüsünü yaşıyorum
--
■ Sahip olduğunuz tek şey bir çekiç ise her şeyi çivi olarak görürsünüz. (
Abraham Maslow
)
■ Sahip olma isteği, sahip olmaktan daha güçlüdür. (
Sang H. Kim)