Admin

KONYA'DA, HER PARTİ VEKİL ÇIKARACAK GİBİ…

Admin

İttifak partilerinin baraj sorunu yaşamayacağı bir seçime giriyoruz. İttifaklara dahil olan parti adayları büyük bir oranda seçilebilecekleri yerlerden sıralara yerleştirilmiş görünüyorlar.

Bu manzaradan çıkaracağımız sonuç şu;

İttifaklara dahil olan partiler 27.dönemde büyük oranda Mecliste temsil edilecekler.

Uzunca bir süredir Mecliste vekili olmayan partilerimizin vekillerini bu dönemde mecliste göreceğiz.

Mesela Büyük Birlik Partisi, mesela Saadet Partisi gibi.

Öyle olunca da;

Şehrimiz için seçim toto oynamaya… Boş atıp dolu tutmaya… Kaleden kaleye şahin uçurdum demeye… Karşıdan karşıya elmalı dağlar diye türküler söylemeye gerek yok!

Neredeyse her siyasi parti Milletvekili çıkaracak gibi gözüküyor.

Hemen mümkün değil, mümkünatı yok demeyin! “Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz!” diye meşhur bir sözümüz var. Bu sözün yerinin ve zamanının olduğu bir dönemde bulunduğumuzu düşünüyorum.

Elbette ne kahiniz, ne müneccim, nede seçim anketi filan yapıyoruz. Bizimkisi bir his sadece…

Çünkü, oy veren insanımızın tercih yönü, teveccüh yönü, liderlere ve adaylara vermiş olduğu tepki bu seçime mahsus oldukça dikkat çekici.

Konya sokaklarında yıllardan beri ilk defa partilerin gösterdiği adaylar konuşulmaya ve tartışılmaya başlandı.

Bu algı, bu yaklaşım, bu hava, ekseriyetle sandığa yansırsa, sandıktan büyük oranda sürpriz çıkacağını düşünebilirsiniz!

2002 yılından beri, Konya seçimlerini açık ara önde götüren, yarıştığı diğer partilere ikiden fazla Milletvekili çıkarma şans tanımayan Ak Parti, klasik söylemiyle yani 15’te 15 diyerek meydanlara çıktı.

Konya, son 16 yıldır Ak Parti’nin kalesiydi. Aynı Konya, 1950-60 döneminde Demokrat Partinin kalesiydi… 1960’nın başlarında Cumhuriyet Halk Partisinin kalesi… Daha sonra Adalet Partisinin kalesi… Anavatan Partisinin kalesi… Doğruyol Partisinin ve Refah Partisinin de kalesiydi.

CHP 1977’de beş Milletvekili alırken, Milliyetçi Hareket Partisi 1999 seçimlerinde Konya’da ilk kez beş Milletvekili birden kazanmıştı.

Siyaset yapanlar elbette, bir seçim bölgesindeki vekillerin tamamıma birden talip olacaklar. Bu talip oluş, siyasetin doğasında var olan ve olması gerekli olan bir talep olarak yıllardan beri gündemimizde, siyasilerimizde taraftarlarına doğal olarak bu mesajı veriyorlar.

Konya, çok partili sisteme girdiğimiz 1950 yılından bu yana, değişik partileri desteklemiş, onlara iktidar yolunu açmış Anadolu şehirlerinin başında geliyor.

Siyasi partilerimizin yapmış olduğu ittifaklar, meşhur "barajlı d'hont" sisteminin yüzde on barajını 24 Haziran seçimlerinde kenara aldı.

Baraja takılmak, barajlarda boğulmak gibi tabirlerin askıya alındığını söyleyelim.

Bu ne mi demek? Sürprizlere hazır olun demek!

Konya seçmeni, Saadet Partisinin birinci sırasında olan Büyükşehir Belediye Başkanlarından Mustafa Özkafa için neden Milletvekili olmasın demeye başladı.

Konyalı, siyaset dünyasına katılalı bir yıl bile olmayan, Meral Akşener’in partisi, İYİ partiyi değerlendirmeye çoktan dahil ediyor ve en az iki Milletvekili almaları tesadüf sayılmasın diyor.

Abdüllatif Şener’li Cumhuriyet Halk Partisi iddialı söylemiyle, dört milletvekili alacağız sözleriyle meydanlarda.

Milliyetçi Hareket Partisi üç Milletvekili alma söylemini dilinden düşürmüyor.

Matematikte toplama ve çıkarma diye işlemler var.

Vekillik kazanan partilerin sayılarını alt alta toplar, 15 sayısından çıkarırsanız, geriye ne kalır diye çıkarma işlemi yapar mısınız?

Yaparsınız!

Bu işlemleri elbette sandık yaptırtacak!

Siyaset aynı zamanda ihtimaller hesabıdır!

Vefa, rüzgar, hatır-gönül, kırgınlık, adam yerine konmamışlık gibi maddeler üst üste konur, bugüne kadar kimsenin gözle göremediği konjonktür denen bineğe bindirilir, konjonktür meydan-meydan, sokak-sokak, köy-köy, mahalle-mahalle, kasaba-kasaba, ilçe-ilçe dolaşır ondan sonra…

Ne olur, ne biter, ne çıkar sandıklar açıldığında ortaya dökülür!

Ak Parti Konya’da en fazla 14 Milletvekili alma başarısını gösterdi. Bu rakam 1960 sonrası için bir rekordu. 11 rakamından aşağıya da, hiç düşmedi.

İttifak partilerinin seçim yarışının ne getireceğini bilemiyoruz.

Rahmetli Süleyman Demirel, “ Siyasette 24 saat çok uzun zamandır” diyordu.

24 Haziran’a varıncaya kadar, bir dünya 24 saat var sevgili okurlar.

Siyasetçilerimiz yarım asrı aşan bu sürede siyaset edebiyatı diyebileceğimiz bir edebiyat türü geliştirdiler.

Bu söylemler arasında geçerliğini her seçimde koruyan cümleler vardı.

Mesela;

Surda gedik açma denirdi. Eski meclisin hatip vekilleri, meydanları inim inim inletirler, kürsülerde gümbür gümbür konuşurlar, millet o konuşmaları dinler, kafasında yorumlar, kararını verirdi. Demokrat Partinin, Adalet Partisinin, Cumhuriyet Halk Partinin surlarında gedik açmak başlı başına bir başarıydı o yıllarda. “Bul 226’yı düşür Hükümeti!” pek meşhur bir slogandı.

Bizim gemimiz su almaz, karaya oturmaz denirdi. Ardından “Denizler durulmaz dalgalanmadan” şarkısından esinlenilir, su alan gemiler, karaya oturan gemiler sayılır dökülürdü, kürsülerde.

Sevgili okurlar; Nasipse seçimler sona erdiğinde bu saydıklarımıza benzer birçok hikaye dinleyeceğinizden emin olun!

Yazarın Diğer Yazıları