Admin

KOCAMAN'A SORULAR

Admin

Geride kalan 11 haftada sergilediği

inişli çıkışlı futbolu ile şaşırtan

Konyaspor’da öncelik elbette futbolcularda ama

sen de sorumlusun

Aykut Kocaman!.

Günümüz futbolunda rakip yarı alanda bunaltıcı baskı kuran, rakibini hataya zorlayan, bu sayede netice almanın devri kapandı kimilerine göre. Bunun yerini oyunu sahasında kabul ederek,

alan daraltarak kontratak ile sonuca gitme

mücadelesi aldı birçok takımda. Ayağa

garanti pas

ve hızlı ataklar,

uzaktan sert şutlar

işin aslını oluşturuyor ve bu anlamda da

istatistiklere göre

hızlı ataklar hariç

en iyi takımlardan biriydik

bir zamanlar.

Doğru mu doğru ama bazı sorular da aklımıza takılıyor. Bu

kontratak futbolu

bizim futbolculara yasak mı hızlı atak yapmıyorlar? Kaleciden başka kimse

uzun pas

atmıyor, yoksa

atamıyor mu

o da yasak mı hocam? Bir garip

iki kişilik korner taktiği

var

tek kişi atsa

yasak mı? Hele

o taç atışları

, rakip yarı sahanın ortasında, hatta

korner bayrağına

yakın yerden kullanıyoruz

orta sahaya doğru atmak

ve

kaleciye dönmek

nedir hocam? Ceza sahasına

uzun taç atışı yapılması

yasak mı hocam? Yani soracak sorular o kadar çok ki bunların

cevabı sadece sende

olduğu için sorumlusun

Aykut Kocaman.

Yan pas, geri pas

, rakip sahadan kaleciye kadar dönen toplardan

sorumlusun. Sezon başı

yönetimi düşünüp

golcü ve

yırtıcı forvet lazım olduğu aşikar

ortadayken,

‘bütçeyi aşmayalım ekonomi ortada’

diyerek

transfer istemediğin için de

hatalısın Kocaman. Bırak işin parasal boyutunu yönetim düşünsün.

Bajic

başta olmak üzere takım kurgusunda

güvendiğin dağlara kar yağdığı için

suçlusun hatta!..

Maça gelecek olursak; Sivas’ta Ali Turan, Alper ve Miloseviç yedeklere çekilmiş, yerlerine Amir, Diagne ve Ferhat 11’e alınmıştı. Sahasında son dakika Gençlerbirliği beraberliği ile tepki toplayan Konyaspor’da bu revizyon çözüm olmadı elbette. Takım zorlu deplasman mücadelesinde

iyi savunuyordu belki

ama ileriye gidecek

hatta rakip kaleciyi görebilecek

pozisyonlar bulamıyordu. 60 dakika oyun öyle

arapsaçı hale geldi ki

artık rakip kaleye gidemesek de rakibi de getirmiyorduk sahamıza, oyun iyiden iyiye adeta kilitlenmişti. Sonra Aykut hocanın hamleleri geldi iki ismi aynı dakikada kenara aldı takımı biraz daha ileriye itti.

Miya-Bajic, Jhonsson-Miloseviç

değişiklikleri Konyaspor’u biraz diriltir gibi oldu.

67’de ilk kez rakip kaleyi gördük

bu dakikaya kadar özellikle ilk yarıda adeta takımda yok gibi olan ayağına 2 veya 3 kez top değen Shengelia’ydı bu şutu atan da. Artık rakip yarı sahada daha sık gözükmeye top çevirmeye başlasak da

ceza sahasına giremiyor

hatta bir çok atakta da yine anlamsız

top kayıpları

yapıyorduk. Sonrasında etkili olabilecek her atak maalesef

rakiplere teslim edilen toplarla

kalemize dönüyordu pozisyonlar.

Basit hatalara

iki kişinin korner atışı yapma hastalığımız

ekleniyor,

Ömer Ali ve Shengelia

korner atışında ortaya çıkardıkları inanılmaz karmaşa ve gecikme sonrası Shengelia sarı kartla cezalandırılıyordu ki aynı isim bir kaç dakika sonra orta sahada taç çizgisi üzerinde

inanılmaz bir hareketle top yerine rakibinin karnına vuruyor

ve doğal olarak gördüğü

2. sarı ile takımını 10 kişi

bırakıyordu. Bu dakikaya kadar Sivas’a etkili ani atak fırsatı vermeyen

iyi alan daraltan Konyaspor

yine de 1 puanı kurtarır diye düşünürken 80’de sahanın en iyilerinden Emre 25 metreden

öyle bir füze gönderdi ki

Serkan’ın çaresiz bakışları arasında top 90’dan ağlara gitti. Müthiş bir gol attı Emre ama o şutu attıran neredeydi neden kapatamadı sormak gerek. 89’da bu kez

Hakan yine 25 metreden adeta bir füze

daha

gönderdi ilk gole benzer şekilde Serkan uzansa da direğe çarpan top

Sivas’ın 2. golü olarak ağlarımıza gidiyor, Konyaspor sevdalılarını ise

derin bir üzüntüye

sevk ediyordu.

Sivas deplasmanına çıkmadan öncesinde hatırlarsak geride kalan 10 maçta deplasmanlarda Galatasaray’dan 1, Denizli ve Kasımpaşa mücadelelerinden 3’er olmak üzere

7 puan toplamış

bir takım vardı ortada, bu deplasmandan da silkelenerek en azından 1 puanı kurtarmasını beklediğimiz. Ancak hocanın da dediği gibi, baskı anında

kırılgan

olan takım, haftalardır üst üste gelen kötü sonuçlar sonrasında

özgüvenini de yitirmeye devam ediyor

. Düşünsenize ayaklarına iyi hakim olan Jonsson ve Skubiç bile

topu rakibe kaptırma ikili mücadelelerde pes etme yarışında

bırakın diğer isimleri. 6. haftadaki evimizde son dakikada gelen golle 3 puana ulaşabildiğimiz 2-1 kazandığımız Kayserispor maçı sonrası da yazmıştım 29.9.2019 tarihli köşe yazımızda

‘Bir şey eksik ama tamam olan 3 puan’

başlığıyla. Gol atmakta inanılmaz zorlanıyorduk, ayağa pas yapamıyor baskı anında topu rakibe bırakıyorduk. Çünkü

sistem hep aynıydı ve rakipler çözüyor

ona göre oyun planı gerçekleştiriyordu. Peki, hemen o maçın sonrasında Kasımpaşa deplasmanında

4 gol atmak 3 puanla dönmek

nasıl izah edilir. Üstelik bu kadar coşkulu galibiyetin dönüşünde

evde alınan Malatya mağlubiyetine

ne denir? Fenerbahçe’den 5 yedikten sonra da

kartalın irtifa kaybının önüne neden geçilemez

de kötü oyunla Gençlerbirliği ile de evde berabere kalınır? Dolayısıyla Sivas deplasmanında önceki haftalara göre biraz daha diri futbol sergileniyor görünse de rakip alanda

ara pas

çıkaracak ve

gol atacak ayaklar

olmamasına bir de Shengelia’nın anlamsız kırmızı kartı eklenince

kaçınılmaz son

acı şekilde ortaya çıktı. Haftalardır ortada olan

gerçeğe neşter vuramadın Kocaman!.

Şimdi milli ara var.

Çare olur mu

göreceğiz. Kalan maçlara bakacak olursak evde

Beşiktaş, Antep ve Trabzon

ile deplasmanda ise sırasıyla

Rize, Başakşehir ve Alanya

ile oynayacağız. Bu zorlu maçlar

sıralamada yerimizi

belirleyecek. Takımın aldığı

neticelere oldukça sessiz kalan yönetimin

de ortaya çıkan tablodan

sorumluluk duyma

zamanı

geldi. Verilen bu milli arada hem yönetim, hem teknik kadro hem de futbolcuların

istişare ve özeleştiri

yapma ve artık

neşteri vurma

zamanı diyelim..

Yazarın Diğer Yazıları