Admin

KEMAL ATAMAN'I HATIRLAYAN VAR MI?

Admin

Konya’da olumsuzdan olumluya dönen her ne varsa, 19 Eylül 1954 yılında Konya Şeker Fabrikasının açılmasıyla başlamıştı.

O gün Konya’nın üzerine adeta sihirli bir dokunuş oldu.

Karamsarlık bulutlarıyla dolu ümitsiz yıllar yaşayan Konya’da kara bulutlar dağıldı, güneş açtı.

Konya’nın ufkunu açan, Konya’ya gideceği yolu gösteren, teşvik eden, cesaretlendiren isim rahmetli Başbakan Adnan Menderes’ten başkası değildi.

Onun sevimli Konyalılar diye başlayan konuşması, Konya Anadolu’nun belkemiğidir diye devam eden hitabı, Konya’yı ayağa kaldırdı.

O tarihi açılış gününde emekli öğretmen Hacı Rüstem Sungur; “Bu fabrika Konyalıları, hayalden hakikate ulaştırdı.” Derken, bugünlere işaret ediyordu.

65 yıl öncesinin ufku olan, ufuk sahibi olan insanları, bugünün tarım şehri ve sanayi şehri olan Konya’nın müjdesini vermişlerdi.

Yine aynı yıllarda deniyordu ki;

“Bir taraftan işsizlik, diğer taraftan işsizliğin verdiği miskinlik, bu şehri, bu vilayeti mahvediyordu.

Şimdi caddelerde gidiş gelişin manası bile değişti.

Konya’nın kaderi değişti dedik. Artık yıkmasını değil, kurmasını… Dağılmayı değil birleşmeyi biliyoruz.”

Konya’nın çılgın projesi diye kabul edilebilecek proje Akdeniz’e inmekti.

O yılların teknolojisini bir düşünün!

Toros dağlarını aşabilecek imkan yok!

Konya’nın Buğdayını, arpasını Antalya’ya ulaştıracak ne karayolu var, ne demiryolu.

Cumhuriyet döneminde Konya’ya bu hayali kazandıran, aşılayan insandı rahmetli Menderes!

Konya hep bu hayalle yaşadı.

Ovasını sulayacak, yetiştirdiği ürünleri, dahası Anadolu’da ne yetişiyorsa Konya üzerinden Antalya’ya ulaştıracak, Antalya’dan gelen narenciye dahil ne varsa Anadolu’ya dağıtan bir merkez şehir olacaktı.

Bu uğurda en büyük gayreti bir Konya Milletvekili göstermişti.

Demokrat Parti Konya Milletvekili rahmetli Kemal Ataman…

*****

Gelin bir zaman tüneline girmişcesine o yıllara şöyle bir geri dönelim;

Sevgili okurlar!

Cumhuriyet döneminde, Konya ile Antalya’yı kavuşturma fikrinin en kuvvetli savunucularından biri devrin Konya Milletvekili Kemal Ataman’dır.

Merhum Kemal Ataman bu uğurda o devrin zor şartlarında Konya ve Antalya arasında adeta mekik dokumuş siyasilerden birisidir.

Konya buğdayını, arpasını Antalya’ya ulaştırmak, Konya içindeki kısır döngüyü bitirmek adına çok çalışmıştı Kemal Ataman.

1952 yılı penceresinden bakıldığında Kemal Ataman’da var olan ufuk zenginliği ve ileri görüşlülük gerçekten bambaşkadır.

Meşhur İhsan Sabri Çağlayangil o tarihlerde Antalya Valisi. Antalya Demokrat Parti İl Başkanı Salih Sipahioğlu’da Milletvekili Ataman’ın iyi dostlarından birisi olunca, Konya ile Antalya’yı karayolu ile bağlamak fikri hem Çağlayangil’e, hem Başkan Sipahioğlu’na makul gelir.

Kemal Ataman tarihe geçen ancak Konya’nın unuttuğu, hatırlamadığı, geçmişe dönüp bakmadığı bir açıklama yapar o günlerde, der ki;

“ Antalya’sız Konya ve bilhassa Konya’sız Antalya düşünülemez. Bu hususu tarihte teyit etmektedir. O takdirde iktisadi hareketi sağlayacak bir devlet yolunun tahakkuku zamanı gelmiştir. Bu mevzuda Antalya Konya birleşmelidir.”

Konya ‘da o günlerde yalnızca hububat yetişmektedir. Ve Konya hububata bağımlı bir şehirdir. Buğdaydan başka yetişen bir şey yoktur Konya’da. Çiftçide, köylüde buğday ziraatından başka bir şey bilmemektedir.

Milletvekili Ataman, Antalyalılara bir teklif götürür.

“Buğdayı der biz yetiştirelim. Siz o çok değerli arazilerinizde size değişik gelir getirebilecek mahsuller yetiştirin. Amma aramızdaki şu dağları aşalım, bir yolla Konya’yı Antalya’ya Antalya’yı Konya ‘ya bağlayalım. Hem Konya kalkınsın, hem Antalya…”

Daha sonraki yıllarda Kemal Ataman’ın bu dileği tam anlamıyla olmasa da, gerçekleşir. Ve Konya-Antalya’ya bağlanır.

Karayolu uzun müddet istenilen düzeyde olmasa da vardır.

Demiryolu ile bu iki şehri birbirine bağlamak, karayolu taşımacılığının çok daha üstünde ve daha emniyetli  ticaret yapmak, Toros’lardan tünel açmak fikri hep kağıt üstünde kalır.

1950-1960 dönemindeki Konya Milletvekillerinin bakış açıları ve gayretleri bir daha yakalanamaz.

Ve geldik bugünlere…

Akdeniz’e indik iniyoruz.

Toros tünelleri açıldı açılacak!

Demiryolu bağlandı bağlanacak!

Belki de en geç, Cumhuriyetin yüzüncü yılına eriştiğimizde, Konya, rahmetli Adnan Menderes’in ve rahmetli Kemal Ataman’ın attığı adımların, kurdukları hayallerin, gösterdikleri hedeflerin müjdesini yaşayacak!

*****

Bugün, neler mi diyoruz?

Tarım Fuarı bizi mest etti, gönlümüzü fethetti.

Avrupa’nın en büyük Fuarı bizde.

12 Holü olan bir Fuarımız neden olmasın diye düşünmeye ve konuşmaya başladık.

Yüzbinlerce ziyaretçinin daha da artmasından yanayız.

Aldığımız  milyonlarca dolarlık siparişten gözlerimiz kamaştı..

Afrika’dan, Orta Asya’dan, Balkanlar’dan ve Orta Doğu’dan gelenlerin çokluğuna, ilgisine ve alakasına bayılmış vaziyetteyiz.

Lakin; vefayı es geçmek gibi, bu şehre gerçekten hizmet etmiş, hizmet vermiş insanların isimlerini unutmak gibi, hatırlamamak ve onları yad etmemek gibi bir yanlışta ısrar ediyoruz.

Bugün Konya –Antalya arasında çalışmalar yapılırken,

Rahmetli Kemal Ataman’ı hatırlayan,

Aklına getiren,

Geriye doğru şöyle bir dönüp bakan,

Konya için kim ne yapmış?

Neler demiş?

Ne söylemiş?

Hangi girişimlerde bulunmuş diyen oldu mu?

Olmadı!

Vefa, bu şehirde kaybolmaması gereken bir duygu olmalıydı!

Kemal Ataman’ın adının verildiği, Tarım’la ilgili bir şey hatırlıyor musunuz?

Yazarın Diğer Yazıları