Kalkışma, Cadı Avı, Masumiyet Karinesi, Kuru ve Yaş (1)
Admin
■
Cadılık ateizmdir; ateizm ise en büyük suç ve günahtır. Cadı şeytani araçlar yardımıyla bir şeyi denetlemeye ve yürütmeye “bilinçli” olarak çalışan kimsedir. Bilinçli olması hukuksal olarak cadılığa yargı yolunu açar. (Jean Bodin)
...
15 Temmuz kalkışması ve sonrasında kimi sözcük ve kavramlar sıkça telaffuz edilmeye başlandı. Örneğin, “Cadı Avı”,
“masuniyet (masumiyet) karinesi”,
“Kurunun yanında yaşın yanması” gibi.
Konuya ilişkin hayli çok sayıda e-mail ve telefon aldım. Söz konusu sözcük ve kavramların neyi ifade ettikleri isteniyordu.
Kalkışma Türk Dil sözcüğüne göre, iki anlam içeriyor: Bir;
Kalkışmacı, kalkışma işi, isyan, ayaklanma, kıyam. Kıyam dinsel anlamda “ayakta durmak” anlamındadır, sosyal anlamda ise ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme olarak nitelendirilmektedir.
İki;
Kakışmanın ikinci anlamı ise Bir kimsenin, kafasında işlemeği kurduğu suçu, işlemeye girişmesidir.
Bu ön bilgiden sonra bugünlerde en çok dile getirilen kavram Cadı Avıdır.
....
Cadı avı; cadı olduğuna inanılan kimselerin yakalanması, yargılanarak ya da yargılanmadan cezalandırılması. Tarihte cadı avları genelde cadıların yakılarak veya linç
edilerek öldürülmesi ile sonuçlandı.
Günümüzde cadı avı kavramı daha çok, "fikirleri topluma tehdit olarak görülen kimselere karşı düzenlenen kampanya" anlamında metafor olarak kullanılıyor.
Geçmişte Avrupa'da cadılıkla suçlananların dörtte üçü kadındı. Kadınlar; hemşirelik, ebelik, aşçılık gibi; şifalı bitkiler, karışımlar ve sıvılar kullanılan mesleklerle daha çok uğraşıyorlardı. Erkekler sorunlarını kavga ederek çözüyor, kadınlar ise öfkelerini daha çok lanet okuyarak gösteriyorlardı ve lanet okumak cadılıkla özdeşleştiriliyordu.
...
■
Savaşları, veba salgınları, açlığı, sefaleti, vahşiliği ile ortaçağ; çileli, sert, acımasız bir çağdır. Kilisenin yaymak istediği bilgileri adeta unutarak yeni bir düzen kurmak amacıyla hâkimiyetini sağlamlaştırmak istemesi, eski medeniyetlerin, ilkel toplumların bilgini sayılan büyücüleri ‘cadı’ya dönüştürür. Artık o, şeytanın bir aracısı, bir uşağıdır. (Scognamillo)
...
Cadı avı, Batı dünyasında erken modern dönemde yoğunluk kazandı ve bu süreçte 40.000-60.000 kişinin cadılık suçlamasıyla idam edildi. Cadılık İngiltere'de 1736’de suç olmaktan çıkarıldı. Bunu diğer Avrupa devletleri takip izledi. Günümüzde cadı avlarına Sahra altı Afrika toplumlarında,
Hindistan'da ve Yeni Gine'de rastlanırken Suudi Arabistan ve Kamerun yasalarında halen cadılıkla ilgili maddeler mevcuttur.
...
Cadı adı kavramı, Tarihin her evresinde çoğunluğu oluşturan insanların dışladıkları azınlığı; dil, din, ırk milliyet, cinsiyet, refah seviyesi, kültürel farklılıklar nedenlerden ötürü yargılaması, maddi-manevi zarar uğratması hatta yok etmesiyle sonuçlanan olay, olgulara verilen sembolik addır.
özellikle 14. ve 15. yy da orta ve batı Cadı Avına uydurma ortaçağ masalı da deniliyor.
...
Amerika'da (1832) Massacussets'de yapılan cadı mahkemeleriyle - cadı yaftasındaki dul kadınların yakılmasıyla başlayan eylemdir.
...
15 ve 16.yüzyıllarda Avrupa'da 100.000'in üzerinde insanın cadı avları sonucunda mahkemelerde yargılandıkları ve sadece bir alman şehri Trier'de 6.500 kişi yakıldı, türlü işkencelerle öldürüldü. İnsanlar Evlerinden alındı işkenceyle cadılığı kabule zorlandı. Rahipler, kadınlara iftiralar atarak yakıldı.
Ortaçağ Kilisesi düzene karşı gelen bayanlar, 'şeytanın uşağı' savıyla engizisyon mahkemelerinde yargılanarak öldürüldü.
...
.Cadılık inancının tarihi, ilk insan topluluklarına dayansa da, Roma İmparatorluğu’nun Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra kabusa dönüşmeye başlıyor. Şehirler, bu tek tanrılı dinin yayılmasına karşı çıkmazken, köylerde çoktanrıcılık devam ediyor. Ancak bu, kilisenin, Pagan adı verilen köylüleri şeytanla işbirliği yapan cadılar olarak tanımlamasına neden oluyor. Şeytanla işbirliği yaptıklar ve havada uçtukları, kötülüklerini dünyaya yaydıkları söyleniyordu. Bunlar çoğunlukla halkın cahilliğinden kaynaklanan hurafelerdi. Ne var ki, ortaçağ Avrupa’sında cehalet o kadar yaygındı ki, açıklanamayan her şey büyüye yoruluyordu. Kilisenin çeşitli amaçlarla yürüttüğü cadı avları da kısa sürede toplumsal bir histeriye neden oldu. Kilise, 1233′te, mezhep sapkınlıklarını önlemek ve Hıristiyanlıktan uzaklaşan tarikatlarla uğraşmak için engizisyonu kurdu. Cadılar da bu mahkemelerden nasibini aldı. Ortaçağda Avrupa’da cadılık büyücülük suçlamasıyla yüzlerce kişi canlı canlı yakıldı.
...
370 İskenderiye Tarihin ilk bilinen kadın matematikçisi Hypatia, rüyalar, astronomi ve matematikle uğraştığı için, kilisenin iftirası üzerine cadı ilan edildi. Suçlama:“Kadının okumuşu cadı olur”
Amerikalı Fizikçi Carl Sagan, Kitabında “Cinselliği bastırılmış, erkek egemen bir toplumda, yargıçları bekar kalmaya mahkum edilmiş rahipler tarafından gelen ortamdan bekleneceği gibi, engizisyonda güçlü cinsel ve kadın düşmanı öğelerin de söz konusu olduğu biliniyor” yorumunu yaptı.
....
Afrika’da Barotse ve Yeni Zelanda’da Maori kabilelerinde Guetemala’da Kişe Kızılderililerinde cadılık inancı bulunuyor.
ABD’de 31 Ekim gecesi halen geleneksel Cadılar Bayramı olarak kutlanıyor.
Ortaçağda Avrupa’daki “cadı avı”yla ilgili son araştırmayı Haydar Akın yaptı. Akın, Almanya’da yazılı kaynaklar, mahkeme tutanakları ve diğer belgelere dayanarak yazdığı, “Ortaçağ Avrupasında Cadılar ve Cadı Avı” adlı kitapta 1430-1780 yılları arasında, yaşlı ve kimsesiz kadınlarla başlayan ancak erkekler, çocuklar hatta din adamları olmak üzere geniş bir kesime yayılan av sonucunda 50 bin kişinin öldürüldüğünü ortaya koydu.
---
Cadılık inancına eski Türklerde de rastlanıyor. İnanışa göre, cadı hortlamış bir insandır. Hortlamaya neden ya gömülmeden ışıksız bir odada bırakılması ya da ölünün üzerinden kedi atlaması gösterildi.
---
Kurunun yanında yaşın da yanması atasözüne gelince;
... Yanlış bir davranıştan dolayı cezalandırılan, suçlu kişilerin yanında bulunan suçsuzlar da suçlular gibi cezalandırılır ve zarar görür.
... Üzücü bir toplumsal olayda hiç suçu olmadığı halde masum insanlarda zarar görür.
Sonuç mu? Ne cadı avı yapılsın , ne de kurunun yanında yaşlar da yansın..
Suçları güçlü kanıtlarla saptananlara da
Yargı kararıyla en ağır cezalar verilsin.
Birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya yönelik kalkışmalara bundan sonra kimse cesaret edemesin, dahası sapkın düşünceli ve kötü niyetli kişilerin bu dünya ve öteki dünyada da yerleri yoktur.
...
■ Zalimleri bağışlamak, yoksullara cezadır. (
Sadi)