Kadına Şiddet ve Puşkin
Admin
■ Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi kimse değer verir. Onları ancak kötü ve aşağılık kimseler hor görür/ ■ Erkeğin kendindeki güzelliği görmek için bakabileceği yegâne ayna kadındır
/
■ En hayırlılarınız, kadınlarına hayırlı olanlardır.
( Hz. Muhammed)
***
Severdim sizi
Severdim sizi Bu Aşk’tı belki.
Benimleydin tamamen sevgin içimde sönmedi..
Endişelendirmesin bu sevgim sizi artık,
İstemem hiç bir şeyden üzülmenizi
Severdim sizi, çaresizce lâl olmuş dilim
Bazen üzgün, kıskanç çoğu zamanda çekimserim
Öyle içten bir sevgi ki olabildiğine hassas ve tarifsiz
Dilerim Tanrıdan! Versin size sevginin tükenmezini.
(Puşkin)
---
Ülkemizde kadına şiddet olayları bütün hızıyla devam edip gidiyor. Gün geçmiyor ki, bir ya da daha çok kadın öldürülüyor; çoğu eşi, eski eşi ve sevgilisi tarafından üstelik...
Kadına Şiddetle Puşkin’nin ilintisi nedir, diye mutlaka sorulacaktır. Dahası da var;
- Puşkin de kim?
Soru sahipleri “okumayanlardan, sanat ve edebiyatla ilintileri olmayanlardan oluşan kalabalıklar.
Kimileri de şu soruyu soracak;
- Durup dururken Puşkin nereden çıktı?
Bunlar, okuyan sanatı ve edebiyatı bilen mutlu azınlık..
Nereden çıktı? Sorusuna yanıtım şu olacak;
Puşkin’in yaşam öyküsünü okuyun irdeleyin!
O, eşi için düelloya girdi ve yaşamanın henüz ilkbaharında öbür dünyaya gitti.
---
Puşkin, modern - çağdaş Rus Edebiyatı’nın oluşmasına büyük katkılarda bulunan yazın ve düşün adamıdır. Klasik Batı edebiyatını Rus halk ruhunu sentezlemiş“gerçekçilik akımı”nı başlattı ünlendi. Dünya edebiyatında en büyük Rus şairi olarak onay buldu. Puşkin, Eşi İçin yaptığı düelloda 37 yaşında yaşama veda etti ve tarihe geçti. (10 Şubat 1837)
...
Şair, Charles d'Anthès adlı Fransız gencinin eşi Natalya Puşkin’e imzasız mektuplarla kur yaptığını öğrendi koruma içgüdüyle d'Anthès’i düelloya çağırdı. St.Petersburg’da Kara Dere'nin bir köşesinde düellonun yapılmasına karar verildi. (27 Ocak 1837) Puşkin'in tanığı arkadaşı Danzas oldu. Düello'da kullanacağı silahı satın almak için gümüşlerini satmak zorunda kaldı. Düelloda Puşkin d'Anthès’i omzundan, d'Anthès’de Puşkin’i karnından yaraladı. Ağır yaralı olarak iki gün boyunca can çekişen Puşkin, Şubat ayında bir öğleden sonrası yaşama gözlerini yumdu. Puşkin’in davranışı canı pahasına da olsa kadınına sahip çıkması aşk ve sadakatını sembolleştirdi.
...
Gogol, bu olayın sonucu şöyle yorumluyor;
“Puşkin, olağanüstü bir olaydır.”
Dostoyevski ise mistik açıdan yaklaşıyor;
“ Puşkin, bize gelecekten haber veren şair, düşünür ve ulu çınardır!”
---
Dünya edebiyatının zirvesindeki şair Puşkin eşi ve aşkı için yaşamının henüz ilkbaharında kendisini ölümün kucağına atarken, biz kadına şiddet ve cinayet olayları ivme kazanıyor
...
■ Kadınlar olmasa öksüz kalırdı eş’arım.
(Celal Sahir)
...
Çoğu erkek eşine “ Hanım!” diye seslenir.
Cengiz Han Sarayına tüm hanları toplamış, tahtın sağ yanına eşini oturtmuş ve Hanlara demiş ki; “Ben Hanlar Hanı Cengiz Han! Hepinizin Hanıyım.” Sonra da Hanımını göstererek devam etmiş;
“ Bu da benim Hanım !“
---
Dinimiz, kadına önem vermiş, ona sahip çıkan söylemler geliştirmiştir; kadın evin sultanıdır. Yüce Yaradan kadını erkeğe; onu koruması, kollaması, himaye etmesi için emanet olarak vermiştir. Nasıl ki, emanet üzerine özenle durulur, emanete hıyanet edilmezse, kadına da dinimiz böyle davranılmasını emretmektedir;
■ Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar, Allahü teâlânın sizlere emanetidir. Onlara yumuşak olun, iyilik edin
! (Müslim)
...
■ Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olanıdır. Sizin aranızda hanımına karşı en iyi, en hayırlı, en faydalı olan benim.
(Nesai)
■ Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.
(Tirmizi)
---
Sahabelerden biri, Hz. Peygamber'e sorar;
“Ey Allah'ın Resulü! Anneme sırtımı binek yapıyor, yüzümü ayırmıyorum, kazancımı ona harcıyorum. Hakkını ödemiş olur muyum?.
Hz. Peygamberin yanıtı bir kıssadır;
“'Ödeyemezsin, çünkü o yaşamanı istediği için sana bakardı. Sen hizmet ediyorsun, fakat ölümüne talipsin!”
Hz. Peygamber kadın hak ve hukukuna ilişkin çağrıda bulunmaktadır; "Kadınların haklarını yerine getirme konusunda Allâh’tan korkunuz! Zira siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız. Sizin en hayırlınız, eşine ve çocuklarına en hayırlı olanınızdır.”
Hz. Muhammed, erkeklere, kadınlara sürekli iyi davranmalarını öğütler ve der ki;
"Müminlerin iman bakımından en olgunu, en
hayırlısı, hanımına karşı en hayırlı olanıdır."
...
Hz. Aişe anlatır;
Yanıma bir kadın geldi. Beraberinde iki kızı vardı. Yanımda bir hurmadan başka yiyecek de yoktu. Hurmayı ona verdim. Onu iki kızına paylaştırdı. Kendisi bir şey yemedi. Sonra çıkıp gitti. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem gelince, olayı ona anlattım. Şöyle dedi:
“
Kimin bu şekilde kızları olup da, onlara iyilik ederse, onun bu iyiliği, ateşe karşı bir perde olur.”
...
Önceden yazdığımı sonunda da yineleyeyim;
Kadın bir çiçektir; örselenmez. Kadın can suyudur, yaşamın, önsözüdür, sonsözdür.
Kadın, yediveren güldür, onun ilkbaharı, yazı, sonbaharı ve kışı yoktur; her dem taze her mevsim tomurcuktur. İyi gözle bakarsan, iyi yaklaşırsan boy verir, gül gül açar.
■
Kim üç kıza, ya da kız kardeşe, yahut iki kız kardeşe, veya iki kıza bakıp, onları güzelce terbiye edip yetiştirir, sonra da evlendirirse, cenneti hak eder.
(Hz. Muhammed)
...
Kadınlarımızın şanlı tarihimizde ayrı yeri ve değeri var. Onlar vatan için cephelerde nice kahramanlık destanları yazdı. İşte bir örnek;
Mustafa Kemal, Tarsus'u ziyreti sırasında İstasyondan Kent Merkezine doğru bir süre yaya olarak yürüdü. Onu görmek için günün erken saatlerinden itibaren yolları dolduran halkın arasından selamlar vererek ilerliyordu. O sıra ilginç bir olayla karşılaştı. Kurtuluş Savaşındaki çete giysili kadın, yolunu kesti ayağına kapandı.Yaşlı gözlerle haykırıyordu;
“Bastığın toprağa kurban olayım Paşam!”
Mustafa Kemal kadını kaldırmak için eğilirken kulağına halktan biri usulca seslendi;
“Bu ayağınıza kapanan kadın Kurtuluş Savaşında cephelerle çarpışmış Adile Çavuştur.”
Gözlerinden iki damla yaş düşen Mustafa Kemal, güneşten yüzü yanmış kadını elinden tutup ayağa kaldırdı ve sonra dedi ki;
“ Kahraman Türk Kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde yükselmeye layıksın!”....
...
Kadın üzerinde, her şeyin döndüğü bir vidadır.”diyor, ünlü yazar Tolstoy. Bu öz söz yalın bir anlatımla, “kadın olmadan hiçbir şey olmaz “ anlamındadır. Bir ekleme de ben yapmak istiyorum;
Kadın bir şey değil, her şeydir!
Kadın, aynı zamanda her yaşta ve her yerde anadır, sevgilidir ve kadındır!
Gerçeği Oliver Goldsmith de dile getiriyor;
“Kadınla müziğin yaşı olmaz.”