İsraf ve İnadın Mı Altında Kalacağız?
Admin
Plansız, programsız, fizibilitesiz icraatların, mamur ve mutlu etmeye değil, perişanlığa açılan kapılarını görürken, ürperip tedirginlik duymaktayız. Yüce Kitabımız Kur’an’da israf üzerine olan ayetler, din adamı olmayı gerektirmez. O yüce kitabın, yüce mealini okuyanların malumudur. Sahih hadislerin özüne bakıldığında da keza israfın haram yüzü görülmektedir.
Muhafazakâr bir idare ve siyasetin özü ile okullarımızın adını İmam Hatip yaptık. Müfredatımızın akışını çağın icaplarından uzak tutunca, inançlı olanlarla olmayanlardan bir kozmopolit cemiyetin içinde bulunuyoruz.
Cumhuriyetimiz ilkelerinden kopmayı hafife alırken, dinimizin ilkelerinden kopmayı da beraberinde yaşamayı sürdürdüğümüzden bihaberiz. Ekmeğimizin, aşımızın karneli hayatını fiilen yaşamış bir fani olurken, cesaretimizin kutsal değeri peşindeki kara bulutlar ürperip uyanmamızı emrediyor.
Bir yanda milli gelirimizden aslan payını alan zengin grubunun TUZU KURU iken, diğer yandan %80’leri geçen düşük gelirli ve fakir halkımız semt pazarlarında boynu bükük filesini dolduramamanın acısı ile evine dönüyor.
Öz kaynaklarımız envanterindeki Cumhuriyet armağanı KİT’lerimiz teker, teker elden çıkıp giderken, özel sektörümüzün azim ve atılım gücü ile yaratılan kaynaklar ve ödenen vergilerden doğan keza kaynaklar, bir taraftan bir türlü halledilemeyen terör belası, diğer taraftan hesabının kitabının bile tutulmasının mümkün olamadığı gereksiz ve lüks yatırımlar,bir diğer taraftan haksız ve anlamsız keza lükse kaçan harcamalar, ekonomik gücümüzün ayağına çelmeler takmaktadır.
Bir kaç kötü örnekle yetkilileri uyarmak istiyorum. Zafer de bir tarihi binamız var. Adına Kız Orta Okulu diyoruz. Bu tarihi binanın çatı ve tavan ve saçak kaplamaları ahşap olup yanmaya müsait verniklidir Binanın dört başı saçakları ahşaba monte edilmiş ampullerle donanımlı, yağmurdan, yaştan bir kıvılcım binayı yanıp kül etmeye yeterli. Bu keyfiliğe ve anlamsız süslemeye bir son verilmeli. Bir başka kötü örnek. Şu inancımızın onur abidesi Şıh Sedreddin Camii ve çatı ve saçakları da keza ahşap olup aynı tehlikeyi taşımaktadır.
Yine Şıh Sedreddin Mahallesi ve Atatürk Anıtı yanındaki AMBERREİS Camimizin de tavan ve saçakları vernikli ahşap olup, saçaklarındaki ampuller uyarı ve ikazlar karşısında arındırıldı ve fakat caminin boş duvarlarını Doğusu, Batısı ve Kuzeyinde gece sabahlara kadar yanan 8-10 projektörle aydınlatılmakta enerji israfının dorukta olması, görülmek istenmemektedir.
Hani ne derler; ‘BİN NASİHATTEN BİR MUSİBET EVLADIR.’İstanbul boğazı boyuna ecdadımızın yaptırdığı yüzlerce köşk, yalı, kasır ve saraylar ahşap özellikleri nedeni ile maalesef korunamadığından yana yana tükenip gitmektedir
Konya’mızda israf attan bir yanlışta Alaeddin Tepesindeki ordu evi bina ve tesislerinin yıkılıp yok edilmesidir. Yerine, ilimize gelecek yerli ve yabancı devlet büyüklerine misafirhane olarak tahsisi, o tarihi binanın Konya’nın simgesi olması ne denli münasipti ki, bu gerçeği görüp de üzülmeyen yürek olacağını kabullenmek mümkün değildir.
YÜCE RABBİMİZ güzel yurdumuz ve insanlarına ADİL, İNANÇLI, MEDENİ ve MÜSBET İLİM VE İRFANLA donanımlı yetkililer nasip etsin, dualarımızla...