Admin

Havanın kalitesi!

Admin

Kaliteli hava, temiz hava, zehir solunmayan hava konusunda havanda su dövmeye devam ediyoruz. Bizde bu hava meselesi, daima 17 Aralık öncesinde dile gelir, gündeme gelir, tavsiyeler sunulur, kararlar alınır.

17 Aralık denilince hemen Şeb-i Arus aklınıza gelmesin. Devlet erkânımızın Hz. Mevlana için bu tarihte Konya’ya gelme sebebine, son yıllarda şehrin bütün açılışlarını 17 Aralık gününe denk düşürmek gibi bir ekleme yaptık. Ve bu eklemeyi öylesine şatafatlandırdık ki, Şeb-i Arus gölgede kaldı, usulen anılır, geçilir oldu.

Alternatif Şeb-i Aruslara zemin hazırladığımızı gördüğümüzde geri dönülmez bir yola girdiğimizi susarak, renk vermeyerek, cılız karşı çıkmalarla telafiye çalışıyoruz. Atı alanın Üsküdar’ı çoktan geçtiğini, bize de tur bindirdiğini görüyor, Hz. Pir’in türbesi, programın aslı bizde diye garip bir teselliye bürünmüş ve sığınmış olarak bir 17 Aralık gününü daha bekliyoruz!

Bu iş 2007 Mevlana yılı ve onu takip eden yılların 17 Aralık  tarihine yaklaşıldığı dönemlerde ciddiyet kesbeder oldu. Doğalgaz hayatımıza girip de, şehrin havasını temizleme konusunda gözle görülen faydalar yaşandıktan sonra, hava kalitesi diye bir kavramla tanıştık.

Aralık ayının hatırı sayılır soğukları, bazen karlı, bazen dondurucu ayazlı, umumiyetle kapalı, isi-sisi ve dumanı şehrin üzerine çöken havası Aralık ayının ilk günlerinden itibaren hepimize birden merhaba diyeceği günleri sabırsızlıkla bekliyor.

Yöneticilerimiz, büyüklerimiz ve ileri gelenlerimiz için hava nasıl olursa olsun, 17 Aralık günü müstesna bir gün olsun bekleyişi mevcut!

En büyük temenni, rüzgarın, şehrin üzerine kümelenmiş bulunan isler, sisler ve dumanlardan oluşmuş tabakayı hiç değilse o gün için, dağıtması, alıp gözden ırak bir yerlere götürmesi! Az biraz güneş çıkarsa, bahardan kalma bir gün şehrin üzerine doğarsa, her şey aliyyülala sevgili okurlar!

Dua da böyle, temenni de...

17 Aralık kendimizi gösterme, aferinler alma, takdir ve teşekkürlere mazhar olma ve özellikle karelere girme, açılışlarla mest olma ve bir sonraki 17 Aralık gününe kadar, anlatmalara doyamama gününe hazırlanır dururuz yıllardır!

Havanın kalitesi de, en iyisi de, en hası da, en bulutu olmayanı da, bize o gün için lazım!

Diyeceksiniz ki, bu tarihe gelinceye kadar ne yapıldı, ne yaptınız, havanın kalitesine katkıda bulunmak için!

Son yıllarda vatandaşın alması gereken tedbirler maddeler halinde sıralanır, 17 Aralık gelmeden, muhtemelen Kasım ayının son haftalarında yayınlanır, herkes üzerine düşen vazifeyi yaptığı inancıyla, beklemeye başlar 17 Aralık’ı.

Kentsel dönüşümden önce, doğalgaza dönüşümleri yaşamıştık. Doğalgaza dönüşümcüler havanın kalitesinden önce paranın kalitesine, tazesine, sıcağına ve peşin alınanına meftun olduklarından bir anda yüz bin aboneye ulaşmış ve orada tıkanıp kalmışlardı!

Şehrin geri kalan semtlerine doğalgaz bağlama mecburiyeti getirme yolunda Mahalli Çevre Kuruluna aldırmış oldukları karar, İdare Mahkemesinden döndü. Vatandaşın işini kolaylaştırmak yerine, zorla istedikleri noktaya getirmeye kalkışmışlardı. O dönem, bu haber Kömürcülerle- Doğalgazcılar arasındaki savaşı kömürcüler kazandı, “ Kömürcülerin Zaferi” şeklinde verildi.

Doğalgaz, bu şehre sevimli gelme imkanına sahipken, her nedense soğuk ve antipatik olma yolunu seçmişti. Kazdıkları çukurlara, insanlar düştü, araçlar düştü. Çukurların başında en küçük bir ikaz işareti ve tabelası dahi yoktu. Deli Dumrul misali, madem temiz hava istiyorsunuz, bize mecbursunuz gibi bir hava estirildi. Bu yaklaşım ters tepti!

Konya reste, rest dedi.

Konyalılar, sokağın bir başındaki eve, birde sonundaki eve bağlanan ayırım görüntüsü veren, adam seçen, paralı olana itibar eden doğalgazcılara daha da tepki gösterdiler

. İşte o kargaşa ve karmaşanın yaşandığı dönemde şehrin büyükleri ve ileri gelenlerinin müdahalesi lazımdı.

O müdahale yapılmadığı gibi, olaylar seyredilmekle yetinildi.

Hatırlarsanız, o yılların 17 Aralık gününe isabet eden tarihlerde, şehrin üzerine kalın bir sis tabakası çöktü. Ne rüzgar esti, ne o ağır tabaka şehrin üzerinden çekip gitti.

Konyalının ahını aldıklarını bir türlü algılayamayan yöneticiler, bu şehrin bu hali ne, bu sis bulutu ne, doğalgazı yaygınlaştıramadınız mı, neden gerekli tedbirleri almadınız sorularına cevap veremediler!

İnanın bugün yine, verebilecekleri makul ve mantıklı bir cevapları yok!

Bugüne kadar şehirde doğalgaza dönüşmeyen mahalle kalmaması lazımdı. Sığınmacılar geldi, şehrin nüfusu en az yüz bin daha arttı mazeret değil.

Şehrin bütün semtlerini doğalgaz dönüşümlerine dahil etmek için elinizde dünya kadar zaman vardı, çözüme yatkın kurumlar, ilgili kurumlarla bu problemleri pekala çözebilirlerdi diyenleri keşke bir dinleyen, keşke bir ciddiye alan olsaydı!

Gelinen durumda, Konya cephesinde değişen fazla bir şey yok! Hava kirliliği, Karatay ve Meram’da ciddi boyutlarda.

Aslında, yıllardan beri alınmış olunan kararlara sadece ve sadece bazı olmazsa olmaz yaptırımlar eklenecek!

Doğalgaza dönüşüm meselesinde evine doğalgaz bağlatamayanlara destek olunması,  Doğalgazcıların daha da esnek davranmasının sağlanması ve doğalgazın istisnasız bütün şehirde kullanılmasının kararı, siz ileri gelenlerimize ve şehrin büyüklerine düşüyor!

Değilse, yaptırım gücü olmayan ve her yıl birbirinin benzeri olan maddelerle şehri ne isten, ne sisten, ne de duman altı olmaktan kurtarabilirsiniz!

Yazarın Diğer Yazıları