Hainlerin ehliyeti ve liyakatı yoktur!
Admin
15 Temmuz, ısrarla görülmek istenmeyen, pas geçilen, yanlış yapılıyor denildiğinde, dinlenmeyen ve üzeri devamlı kapatılan bir konuyu gözler önüne serdi.
Ehliyet ve liyakat sahibi insanları tasfiye etmenin nelere mal olabileceğini!
Hainlerin, hıyanetlerin, kendini üç kuruşa satmışların ehliyeti ve liyakatı yoktur sevgili okurlar!
Çünkü, hak etmedikleri, hiç bir zaman ulaşamayacakları görevlere, makam ve mevkilere sinsi oyunlar ve planlar neticesinde tepeden inme getirilmişlerdir.
Gerçek anlamda, ehliyet ve liyakata sahip olan insanların içinden vatan haini çıkmaz, devletine ve milletine hıyanet eden çıkmaz!
Ehliyet ve liyakat o insanların onurudur.
İşinin ehli kavramının ne ifade ettiğini bilenler, ehliyet ve liyakat sahibi insanı kalabalıklar içerisinde olsa dahi bulup çıkarır.
Devletleri ayakta tutan isimsiz kahramanlardır onlar!
İstisnasız her dönemde en çok onlarla uğraşılmış, devlet sıkıntıya düştüğünde ise, ilk önce onlar yardıma koşmuş devleti hainlerin, hıyanetlerin elinden canları pahasına kurtarmasını bilmişlerdir.
Ehliyet sahibi ve liyakatli olan insanların nasıl engellendikleri bugün birer ibret vesikası olarak açıklanıyor.
O günlerde, hiç kimse onları dinlememişti, dikkate almamıştı.
Şikayetlerinin üstü örtülmüştü.
Kendilerine yapılan haksızlığı ispat edememişler, mağdur olmuşlar, hayatları kararmıştı. Ümitleri sönmüştü ki;
15 Temmuz sonrası işin vahametini gözler önüne seren açıklamalar ortaya döküldüğünde yıllardan beri ne kadar haklı oldukları, neden seslerini duyuramadıkları ortaya çıktı!
Gerçekler eninde sonunda ortaya çıksa da...
KPSS gibi hayati önem arz eden sınavlarda soru çalma-soru verme usulsüzlükleri, devlet kademelerinde adına mülakat denen acımasız, insanları ekin biçer gibi biçen, tarafgir, ehliyet ve liyakatı hiçe sayan seçmeler sonucu bugün ortaya çıkan manzara tam bir hayal kırıklığıdır.
Kimlerin kimlere tercih edildiği, neden edildiği, neden böyle bir uygulamaya girişildiği sorularından kaçan kaçana!
Devletimiz uçurumun kenarından döndü.
Vicdansız, merhametsiz, acımasız, Allah korkusu olmayan cemaatin Türkiye'yi düşürdüğü durum ortada...
Cani ruhlu, katil, kendi insanını gözünü kıpmadan öldüren insanların, neler yapabildiğini ve neler yapabileceğini de hep birlikte gördük ve yaşadık!
Eli kanlı cemaatin taraftarları devletin kurumlarından, iş dünyasından ayıklanmaya devam ediliyor.
Bu işlemler devam ederken, hakları gasp edilen, haksızlıklara maruz kalan, gadre uğrayan, adaletsiz sınav oyunlarıyla, görevlerinden alınan, görev verilmeyen, atanamayan insanların önü açılmalı, görevlerini kaybedenler, eski görevlerine iade edilmeli sevgili okurlar!
Türkiye'nin böylesi bir iade-i itibara acilen ihtiyacı var!
Ayrıca, 15 Temmuz’u takip eden günlerde, görevinden uzaklaştırılanlar arasında masum ve suçsuz oldukları tespit edilenlerin en kısa zamanda görevlerine iade edilmeleri de yerinde olacaktır.
Devletimiz, devlete ve millete kimin hıyanet ettiğini, kimin hainlik yaptığını oldukça net bir biçimde görmüş bulunuyor.
Kimin hainlik ve hıyanet etmeyeceğini de!..
Devletimiz, kendine sadık, sadakatini gösteren ve ispat eden evlatlarını bağrına basacaktır!
Bu itibarla, Türkiye, ehliyet ve liyakat şartına o parti, bu parti demeden, sizden bizden ayrımı yapılmadan, kim ne hak ettiyse geri dönmelidir.
Gün sen-ben günü değil, sizden-bizden günü hiç değil!
Doğrudur.
Balta taşa vurulmuştur.
Ancak, balta taşa vuruldu diye oturup bekleyecek, birbirimize küsecek ne halimiz, ne zamanımız var!
Baltanın taşa vurulmuş olmasından, hepimizin çıkaracağı dersler olmalıdır.
Biz, bir olmayı, beraber olmayı unuttuk!
Birbirimizi anlamayı unuttuk!
Dost olmayı, kardeş olmayı, arkadaş olmayı unuttuk!
Taşın altına hep birlikte el koymayı unuttuk!
15 Temmuz unuttuklarımızı hatırlamanın tarihi olmalı…
El ele vermenin tarihi olmalı…
Barışmanın, birlikte hareket etmenin tarihi olmalı...
Merhum Tevfik Fikret,
" Vatan, gayyur ( gayretli) insanların omuzları üzerinde yükselir
" diyor.
Emaneti ehline veriniz düsturunu dillerinden düşürmeyenler için bugün, bütün hataların telafi edilmesine imkan ve fırsat veren bir gündür.
Anlayana ise,
"Alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste"
deyiminin ayniyle vaki olduğu bir gün!