Admin

GÜMÜŞ DERENİN SUYU KESİLMESİN!

Admin

Ulu Önder Atatürk Kutsal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmanın arifesinde Samsun’a çıkıp, Anadolu yollarına minicik bir arkadaş gurubu ile düştüğünde yanındakilerden şu malum veciz şiiri hep okumalarını istermiş. İşte o şiirin ilk dörtlüğü.

DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ

GÜMÜŞ DERE DURMAZ AKAR.

GÜNEŞ UFUKTAN ŞİMDİ DOĞAR

YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR

Atatürk’ün gümüş dere dediği binlerce yıldan beri varlığını sürdüren Türk ve Türklük kavramının adıdır. Bu öylesi bir derin anlamdır ki, beşeriyete hayat veren suyun tertemiz çakıl taşları üzerinden süzülerek akarken, billur görünümünün yüreklere yansımasının ta kendisidir.

Güneşin ufuktan doğması bir karanlığın sona ermesinin ta kendisidir. Bu karanlığın sona ermesinden sonra, durmak yok yürüyelim arkadaşlar geliyor ki. Şair ondan sonrada!

DURMA YÜRÜ AYAKLARIN

YÜRÜMEKTEN KABARSIN

ÖLÜMLERDEN KURTULURSUN

İLERİYE GİTMEKLE!!!

Türklüğün tarihinin özünde demokrasi vardır. Aşiret hayatından Cihan İmparatorluğuna, tükenmişlikten Türkiye Cumhuriyeti olana değin Türklüğün varlığının her zerresinde demokrasi kavramı vardır.

Bu kavramın mevcudiyeti Ulu Önder Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş besmelesini çekerken, güneşin ufuktan doğmasını da, gümüş derenin akmasını da yüreğine koyduğu içindir ki, bu vecizeler yüreklere kazınmış.

Bir genel seçim arifesindeyiz, demokrasi anlayışımızı yenilemek için yollara düştük. Düştük de yüreğimizi yakan manzaralardan müştekiyiz, üzgünüz, adeta şoke olmaktayız. Atatürk’ümüzün ruhu taciz oluyor. Bu ülke ve insanı asla ve asla, savrulup yüzümüze gelen o galiz sözleri kutsal değerinin özünde görmek istememektedir.

Çok partili hayatımızın yüz karası şu merhum Menderes’in idamı, bu ülkeyi yönetmeye soyunanlara bir ders vermiş olmuyor mu?

Merhum Menderes boynuna idam ilmiği geçmezden sadece 3-5 dakika önce yanındaki nöbetçi subaydan kağıt kalem ister. Ciğerparesi evladı Yüksel Menderes’e bir vasiyet mektubu yazmak ister. Elleri titrer yazıyı yazamaz. Yanındaki koruma subayından söyleyeceklerini yazıp oğlu Yüksel Menderes’e iletilmesini ister.

O vasiyetin birinci maddesinde Yüce Rabbine olan inancına sığınarak. ‘Allah’ımdan sözlerimin sana ulaşmasını niyaz ediyorum’ dedikten sonra 2. madde de bankadan para alınmasına asla tavassut etmeyeceksin.

Maddesinde beşeri zaafların dışında benim suçlu olduğuma katiyen inanmayınız.4. madde de cesaretinizi hiç bir surette kaybetmeyiniz.

madde de inandığın şeyi tahakkuk ettiremiyorsan bir an için mevkiinden ayrıl.

madde de bütün bu olanlardan sonra benim mefkurem olan millet ve vatanıma varlığınla hizmet etmekten fariğ olma!

Merhum Menderes’in dünya insanlık tarihinin altın sayfalarına giren bu veciz ve derin anlamlı vasiyetinden ders alamayanlara, Yüce Rabbim akıl versin affı mağfiret etsin dualarımızdan başka söz kalmıyor.

Yazarın Diğer Yazıları