Ermeni Konusu Başağrımız!
Admin
■ Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir.
(Atatürk)
■ Tarih ulusların yetiştirdiği büyük kahramanlardan söz edip onların milli duygularını uyandırarak birlik olmalarını sağlar.
(Max dreyer)
***
Ermeni konusu bizim baş ağrılarımızın başında gelir. Her yıl 24 Nisan’da aynı plak çalınır, sözde Ermeni Soykırımı gündeme getirilir. Olay, hemen “Türk Düşmanlığına” dönüştürülür, açıklamalar yapılır, kararlar alınır çoğu Uluslar ve kaynaklar soruna hep ters açıdan bakmayı yeğler can sıkarlar.
Sözde Ermeni soykırımı iddiasının iç yüzünü bir kez daha dile getirelim.
■ Rus kuvvetlerinin Mart 1915 ‘de Van ayında bu kez Van yönünde harekete geçmeleri üzerine 11 Nisan’da geniş çapta bir Ermeni isyanı başladı. İsyan sonucu Van, Rusların eline geçti. Rus Çarı I. Nikola Van’daki Ermeni komitesine 21 Nisan 1915‘te bir telgraf gönderdi; Rusya’ya hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. ABD’de yayınlanan Ermeni gazetesi Goçnak 24 Mayıs 1915 tarihli sayısında, Van’da 1.500 Türk’ün kaldığını yazdı. İngiliz ve Fransız donanmaları Çanakkale Boğazı’na kadar geldi. Galiçya cephesinde savaş sürerken Irak’ta İngilizler taarruza geçmişti.. Osmanlı hükümeti, savaş halinde olmasına karşın, Ermeni patriğini ve cemaat ileri gelenlerini, milletvekillerini çağırarak, onları son kez uyardı;
“Ya.. Bunlardan vazgeçin ve Müslüman katliamını durdurun, yoksa gerekli önlemleri alacağız! ”
---
Uyarı olumlu sonuç vermeyince Osmanlı hükümeti 24 Nisan 1915’te bütün Ermeni komitelerini kapattı ve 235 yöneticiyi devlet aleyhinde faaliyetten tutuklattı. Tehcir Yasası gereği Ermeniler, Ruslarla savaşılan Doğu Anadolu’dan çıkarıldı, Suriye’ye göç ettirildi. Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı’na girince Ruslar saldırıya geçti. Rus ordusunda bulunan
Ermenilerle, Osmanlı’daki Ermeniler, Rus ordusuna kaçtı. Dahası Osmanlı ordusunun gerisindeki Ermeni komitecileri ayaklanınca, Hükümet, 27 Mayıs 1915 tarihinde “Tehcir Kanununu çıkarmak zorunda kaldı, gerçek bu.
---
Ermeniler yıllardan bu yana “tebayı sadıka” diye bilinen bir azınlıktı. Onlar da isyan edince Osmanlı Devleti Kendisini korumaya yönelik önlemleri alacaktı, tehciri gündeme getirdi.
İddialarının biri de 2 milyon Ermeni’nin soykırıma uğradığıdır. Batı kaynakları bile, o tarihteki Ermeni nüfusu hakkında 1 milyon 56 bin ile, 1 milyon 555 bin arasında rakamlar vermektedir. Osmanlı kayıtlarına göre de (Osmanlı nüfus idaresinin başında Mıgırdıç Efendi bulunuyordu) Ermeni sayısı 1 milyon 300 bindir. Lozan Konferansı’nda Ermeni heyeti başkanı Boğos Nubar Türkiye’de hala 280 bin Ermeni olduğunu, 700 binin başka ülkelere göç ettiğini ifade etti. Buna göre, 1,5 milyonluk soykırım da kocaman bir yalandır.
■ Zalimin zulmü karanlık kuyudur.
(Hz. Mevlana)
---
Araştırma çalışmaları yaptığım bir sırada Erol Ulubelen’in Cumhuriyet yayınları arasında çıkan “İngiliz Belgelerinde Türkiye” adlı yapıtına bir şans eseri ulaştım. Yapıtta Ermeni tehcirine ilişkin somut belgeler de yer alıyor. Kamuoyunu bilgilendirmek için söz konusu yapıttan kimi kesitler aktarıyorum;
■ “Mustafa Kemal'in askerleri nasıl yaşıyor?
Bunları acaba İstanbul mu besliyor?
Mr. Berthelot'a göre Mustafa Kemal'in askerleri hiç para almıyor, onları harekete geçiren vatan aşkıdır?"
(28 Şubat 1920 İngiliz Dışişleri Bakanlığı toplantısı tutanağından)
■"En büyük zorluk, Ermenistan'da hiçbir yerde Ermenilerin çoğunlukta olmamasıdır. Gerçek bir seçim yapılırsa çoğunluk daima Ermenilere düşman grupların eline geçecektir. Gerçek ve mantık Trabzon'dan Adana'ya karşı uzanan Büyük Ermenistan rüyasına karşıdır. Dünyanın dört bir tarafına dağılmış birkaç yüz bin Ermeni, işlerini ve yerlerini bırakıp buralara gelirler mi? Bu yerlere yüz milyonlar sarf edip onarmak gerekir; hepsinden daha önemli olanı, burada yaşayan enerjik Türk toplumuna karşı savaşmaları gerekir. Ermenilerin kendilerine güvenleri yoktur, böyle bir savaşı yapamazlar. Bu sorun ancak ve çok zor olarak Amerika ve Milletler Teşkilatı'nca çözülebilir..."
■."İstanbul'dan Mardin'e kadar bütün bölgeleri geçtik, milliyetçi harekâtın amacı Türklüğün şerefini kurtarmaktır. Türkiye hastalık ve savaşlardan nüfusunun yüzde 20'sini kaybetmiştir. Yerlerinden çıkarılan Ermeniler yavaş yavaş ve hiçbir korku duymadan geri dönüyorlar. Bütün seyahatimiz boyunca, Türklerin, Ermenileri öldürmek istediklerine dair bir işaret görmedik. Üç ay önce, Ermenilerin tek bir adam kalmayıncaya kadar kesildiğini duymuştuk, halbuki duyduklarımızın hiçbiri doğru değildi. Zaten ben bu katliamı her zaman şüpheyle karşılamıştım. Fransızlar, Türkleri mandaları altına almak istiyorlardı, onun için de dünyanın şüphesini Türklerin üzerine çekmek gerekirdi
." (10 Ekim 1919 tarihli bir belge)
■." İstanbul Türklerden temizlenecektir, Türklerin, İstanbul'u alarak kazandıkları esrarengiz kuvvet silinecektir, Erzurum yeni kurulacak Ermeni devletinin başkenti olacaktır.. Anadolu'ya dağılmış 500 bin Ermeni'yle Amerika, İran, İstanbul'daki Ermeniler, Rusya Ermenistan'ındaki 1,5 milyon Ermeni'yle birleşip Büyük Ermeni Krallığı'nı oluşturacaktır."
(11 Ocak 1920 tarihli, Lord Curzon'a sunulan bir barış planı taslağı)
---
Bir Belgede Genel Kurmay Eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’dan;
■ “ Türkiye ile Rusya arasında 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması ve Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan 13 Ekim 1921 tarihli Kars Antlaşması; Türkiye ile Ermenistan arasındaki her türlü ihtilafı gidermiş ve bugünkü sınırları belirlemiştir. Bu antlaşma görüşmelerinde “Ermeni Soykırımı” ile ilgili hiçbir iddia ileri sürülmemiş, tazminat ve toprak gibi talepte de bulunulmamıştır.
M. Kemal1922 TBMM’de konuşuyor:
“Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade, dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre çözülmek istenen mesele, Kars Antlaşması’yla en doğru çözüm şeklini buldu. ”