Dua edin de, Hz. Pir gücenmesin, küsmesin bu şehre!
Admin
Alternatif Şeb-i Arus, sosyal medyanın da konusu. Şeb-i Arus Konya’dan başka bir yerde olmamalı diyor herkes. Diyor demesine de, duyması, savunması, ele alması gerekenlersanki, bu konu bizim boyumuzu aşıyor diyecekler, diyemiyorlar!
Susma hakkını kullanma meselesi, alternatifleri çoğalttı. Mevcut programlara coşku, heyecan ve hareket getirememe, birkaç ismin üzerinde çakılıp kalma, biz bu işi Konya’dan daha iyi yaparız, daha şatafatlı, daha görsel, daha duygulu, daha anlamlı yaparız diyenlere cesaret verdi.
Yıllardır, noktasına, virgülüne kadar hiç değişmeyen, her geçen yıl, daha da rutinleşen, birbirinin aynı programlar, 17 Aralık tarihinin şehrin cümle açılışlarının aynı tarihe denk düşürülmesi çabaları sonucunda el birliği ile alternatif Şeb-i Aruslara davetiye çıkardığımızı göremedik!
Göremedik mi, görmek istemedik mi, konusu da, işin bir başka yönü, bir başka açmazı!
İlk Semazenlerini 1962 ‘de
Konya Turizm Derneğinin efsane Başkanı Feyzi Halıcının
büyük desteğiyle
yetiştiren, yine Feyzi Halıcının, Türkiye’nin en ünlü sanatçılarını Konya’da toplama gayreti ve başarısı, Şeb-i Arus Konya’dan başka bir yerde yapılamaz anlayışını kabul ettirmesi dikkate alındığında, bugün elinde her türlü imkan varken neden hiç bir şey yapamayanları ve bu işlerin önüne geçemeyenleri sorgulatıyor.
Mevlana Kültür Merkezi gibi bir yapın var!
On bin kişilik harika bir Büyükşehir Spor ve Kongre Salonun var!
Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu gibi, seni ülke içinde ve dünyanın birçok ülkesinde başarıyla temsil eden harika bir ekibin var!
Hz. Mevlana ve onun ahfadından gelenler bu şehirde yatıyor!
Bu şehir, Hz. Mevlana’yı sevenlerin buluştuğu, ona kavuştuğu, bu şehrin manevi atmosferini, manevi iklimini yaşamak için milyonlarca insanın aşkla, şevkle, kendiliklerinden, yüreklerinde hissettikleri sevgiyle koşup geldikleri bir şehir!
Ve siz sevgili önde gelenlerimiz!
Sizler sadece ve sadece, helva yapacaksınız!
Neyi arıyor, neyi soruyorsanız her şey hazır, her şey emrinize amade!
Ancak anlaşılamayan konu, Şeb-i Arus’la birlikte koltuğunuza birden fazla karpuz sığdırmak adına, önüne geçemediğiniz ve dizginleyemediğiniz arzularınızın olduğu!
Siz buna onlarca, bazen yüz küsurun üzerinde açılış diyorsunuz, vatandaş, görücüye çıkma günü olarak anlatıyor! Aşırı soğukları, karlı-buzlu havaları, isin-sisin kalın bir örtüyle kapladığı şehri, ayazın insanı dondurduğu o anları, rüzgar essin bu bulutlar çekip gitsin diye ettiğiniz duaları unuttunuz mu?
Unutulan, akla getirilmeyen bir şey daha var!
Hz. Pir’in gücenebileceği!Ya, Hz. Pir gücendiyse?
Bu şehir gönül sultanlarının aldıkları manevi işaretler sonrasında, gelip yerleştikleri, mana postlarını serdikleri bir şehir. Enbiyalar ve Evliyalar şehri!
Dua edin de, Hz. Pirgücenmesin, küsmesin bu şehre!
Alternatif Şeb-i Aruslara çare onu anlamaktan geçiyor. Hz. Pir bakın yüzyıllar ötesinden neler diyor;
“Üzgünlere ve mesud olanlara yoldaş oldum! / Herkes benim bir arkadaşım olduğunu sandı!/Lâkin, hiç kimse içimde biriken sırları araştırmadı! /Oysa benim sırrım, şu inleyişlerin çok uzaklarında değildir!/ Lâkin nerede o sırlara ereceknûru gören göz ve işiten kulak!”
Olan-biteni gözlerimiz görmüyor, konuşulanları kulaklarımız işitmiyorsa, türbesi nasıl olsa burada, az-çok gelen-giden olur mantığı hakimse,
“Konya Mevlana demek, Mevlana Konya demek
” gibi büyük bir argümanı görmezden ve bilmezden geliyorsak, yarın altından kalkılamayacak sorunlar yumağını kucağımızda bulacağız.
Yıllardır bu işi götürdüğünü söyleyen ancak, dut yemiş bülbüllere taş çıkartan ileri gelenlerimiz ilanihaye bu işlerin başında olamayacaklar.
Daima, gün gelmiş, devran dönmüş, görevler ve sorumluklar bir yerde sona ermiş, sona erdirilmiştir. Atalarımız,
“Mahkeme Kadıya mülk değildir”
demişler.
Sevgili büyüklerimiz, ileri gelenlerimiz, Şehreminlerimiz!
Şeb-i Arus, isteseniz de, istemeseniz de, kabul etseniz de, etmeseniz de, manevi ağırlığı tahminler ötesi bir sorumluluk. 17 Aralık’ta ondan başkası taşınamıyor!
Ondan gayrı ne taşıdıysanız, alternatif Şeb-i Aruslar olarak, Sema’nın ulu orta her mekanda icrasına kadar her şey gelip Konya’yı bulmadı mı?
Biz taşırız ısrarı, avunmanın, teselli olmanın, kişisel kazanımların dışında bu şehre ne kazandırdı? Rutin, cılız, coşku ve heyecandan uzak Mevlana Törenleri, alternatif Şeb-i Aruslar Konya’ya manen ve madden çok şeyler kaybettirmeye başladığı için, halk ve kamuoyunca yüksek sesle sorgulanmaya başladı.
Karar sizin. Koltuğunuzda ya sadece onu taşıyacaksınız, yada diğer taşımaya kalktıklarınızla birlikte, ona da yazık edeceksiniz!
Bugüne kadar olan da, yapılan da budur!
Bu yanlışın nişanesi olarak da, şehrimiz altından kalkamayacağı, çare olamayacağı, çare bulamayacağı alternatif Şeb-i Arus’larla karşı karşıya!
Gelin bu yanlıştan dönün artık diyeceğiz, dönmeyeceksiniz! Dönmeye kalktığınızda ise,
“ Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç!”
şarkısını söyler teselli olursunuz artık!