Admin

DOMBIRA ENGELLİ KARDEŞLERİMİZE ŞİFA OLDU!

Admin

Geçtiğimiz hafta, 30 Mart 2018 Cuma günü öz be öz kardeşlerimiz Nogay Türkleri; Cengiz Han’dan, Berke Han’dan, Nogay Han’dan, bir Türk devleti olan Altınordu Hanlığından, Hace-i Türkistan olarak anılan, Anadolu’yu, Anadolu’ya gönderdiği gönül erleriyle, Alperenleriyle Sultan Alpaslan’dan önce manen fetheden Hoca Ahmet Yesevi’den esintiler getirdiler.

Hoca Ahmet Yesevi Gönüller Sultanı, Türkistan, Türk Milletinin öz diyarıydı.

Nogay kardeşlerimiz;

Dombırayla geldiler.

Dombırayla şad ettiler gönülleri.

Dombıra ilaç oldu, merhem oldu, şifa oldu engelli kardeşlerimize.

Nogay Türkleri Dernek Başkanı Abdurrahman Berkcan kardeşimiz, Orta Asya’yı, Türkistan’ı kıyafetleriyle, yemekleriyle, Kazak, Uygur, Kırgız, Özbek, Nogay dostlarımızla bir arada hepimizle buluşturdu, tanıştırdı, kaynaştırdı.

Bu buluşma; güzel ve anlamlı bir proje olan, “ENGELLİ GENÇLER DOMBIRA ÖĞRENİYOR” projesinin güzel sonuçlarının paylaşılması buluşmasıydı.

Bu buluşmada; Konya Vali Yardımcısı Mehmet Usta ve eşi, Konya Gençlik Spor İl Müdürlüğü Gençlik Merkezi Müdürü Kazım Yazıcı, Konya Büyükşehir Belediyesi Yatırımlar ve İştirakler Daire Başkanı Mustafa Okçu, Selçuk Üniversitesi Rektörlük Genel Koordinatörü Ahmet Şimşek, Gençlik Spor İl Müdürlüğü İhale Komisyonu Başkanı Hakkı Kutlu, Konya Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü Uzmanı Erol Ergin, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Uzmanı Psikolog Cevdet Umay, Sosyal Eğitim Uzmanı Melek Özer, Bilkent Üniversitesi Sosyal Psikoloji Uzmanı Gizem Yücel ve Kazakistan Büyükelçilik görevlisi Berik Kudaybiyev’le birlikte, birçok Dernek Başkanı ve misafir davetliler arasındaydılar.

Konya Nogay Türkleri Dernek Başkanı Abdurrahman Berkcan kardeşimiz bu projeyle ilgili açıklamasında bakın neler söyledi, “ Konya Nogay Türkleri Derneği ile Gençlik Spor Bakanlığımızın ortak projesi olan, “ENGELLİ GENÇLER DOMBIRA ÖGRENİYOR” Projemiz 02.10.2017--30.03.2018 tarihleri arasında kimsesiz yetim, öksüz,  biçare, öz becerilerini yerine getiremeyen anası babası ailesi olmayan, beyin IQ’sü yüzde yirmi civarında zihinsel engelli, sadece üzülmeyi, sevinmeyi, defi hacet giderme işlemini algılayan, kılık kıyafet bilmeyen, çaresiz, devlet koruması altında olan 15 engelli kızımıza, Türk dünyasının Orta Asya'nın, Kafkasya’nın, Nogay Türklerinin, milli çalgısı olan, iki telli DOMBIRA ile bir anlamda kendilerini, sosyal yapılarını değiştirmek  müzikle canlı diri tutmak hayata belli açılardan kendilerine özgü yaşam koşullarında dünyaya gözlerini açmak, bir nevi tedavi ve kendine gelme uyandırma terapisi ile 6 aylık kurs ve eğitim sonrası kendilerine bir nebze olsun kim olduklarını kişiliklerini şahsiyetlerini kazandırmaya çalıştık bunu da, dernek olarak başardık....Ve bize şunu dediler; ”SİZDEN ALLAH'IM RAZI OLSUN BİZİM CANIMIZA CAN KATTINIZ..BİZLER BİZ OLDUĞUMUZU ANLADIK ”  Yüce MEVLAM’a şükürler olsun  projemizi tamamladık”

Osmanlı’da, Manisa’da devrin meşhur Hekimi Merkez Efendi, Manisa Şifahanesinde,  müziğin ruhun gıdası olduğunu ilmen de ispat ederek, hastalarını müzikle tedavi etmişti.

Bunun güzel bir örneği şehrimizde yaşanıyor.

Dombıra nağmelerinin, kendine getirdiği, şifa olduğu engelli kardeşlerimiz, topluma kazandırılma yolunda o sessiz dünyalarında öyle güzel adımlar atmışlar ki, gözleriniz yaşarıyor.

Dombıra türküsü, Nogay Türklerine ait, Orta Asya Türklerini anlatan hoş bir Nogay Türküsü.  'Dombıra” türküsünü Arslanbek Sultanbekov’dan dinledik ve sevdik.

Dombıra türküsü herkesin milli duygularını harekete geçiren bir türkü olmanın yanında, hepimizi bam telinden yakaladı. Fıtratımızdan getirdiğimiz o tarifsiz duygularla bizleri alıp, Türkistan’a götürdü. Ötügen’i, Kaşgar’ı, Semerkan’ti, Hotan’ı, Turfan’ı, Aral gölünü, Orhun ve Selenge nehirlerini, Altay dağlarını dolaştırdı.

Dombıra, Orta Asya ülkelerinde yaygın bulunan kadim bir telli çalgı. Tezeneli çalgılar grubuna dahil.

Dombıra’nın Türkçe sözlerini bir hatırlayalım isterseniz;

“Kara kış köyüme gelende / Lapa lapa kar yere düşende / Dombıramı alırım / Yürek sazımı çalarım /

Kaygılarımı hiç söylenmem.”

“Dombıra sazımı işiten babalar / Manasına kulak veren analar / İşittiğini akıl yorarak, / Yürekleri titreyerek / Göz yaşlarını esirgemezler.”

“Nogayların derdi sayısız, her gününde / Yiğitlerin uyumadığı günlerde / Yüreklerini cesaretlendiren /

Savaşlarda güç veren / Görüp geçirmiş dombıra”

Dombıra yürek sazı, yürekten, kalpten, gönülden gelen bir sesi var. Gönüle dokunuyor. Gönüle dokunması demek, şifa demek, kendine getirmek demek, hayata döndürmek demek!

Engelli kardeşlerimize dombıra etkisi, dombıra tesiri, dombıra şifası olmuş bu gönülden dokunuşlar.

Bu dokunuşlarda en büyük pay sahibi olanlar, hiç şüphesiz, onlara sevgiyle, şefkatle yaklaşan görevli kardeşlerimiz. Onlar bu projenin isimsiz kahramanları, unutulmayanları, unutulmayacak olanları.

Engelli kardeşlerimiz, evlere kapatılır evden dışarıya çıkarılmaz, kimselerle görüştürülmez, konu-komşu, hısım –akraba vah…vah…tüh…tüh…diyerek zerrece faydası olmayan sözüm ona temennilerde bulunurlardı!

Olması gereken, yapılması gereken bu çocuklarımızın rehabilite edilerek, topluma kazandırılmasıydı..

Görmek istediğimiz tablo inanın bu ve bundan sonra atılması gereken çok daha olumlu adımlar. Sadece bu çocukların yüzlerini güldürmüyorsunuz. Onların hayata küsen ana-babalarının ve yakınlarının da yüreklerine sular serpiyorsunuz.

Bir engelli çocuğumuzu, kardeşimizi hayata döndürürken, onlara vermiş olduğunuz yaşama sevincini ne dille ifade edebilirsiniz, nede yazıya dökebilirsiniz.

Engelli kardeşlerimizin elinden tutulduğunda, topluma kazandırılmak için çaba sarf edildiğinde, nelerin başarılabileceğinin güzel bir örneğidir Dombıranın getirdiği şifa.

Az şey mi?

Engelli kardeşlerimiz, kendilerine kol-kanat gerildiğinde, ellerinden tutulduğunda, toplumdan soyutlanmadıklarında neleri yapabileceklerini hemen her yerde, her zeminde göstermeye devam ediyorlar.

Konya Nogay Türkleri Dernek Başkanı Abdurrahman Berkcan’a ve ekip arkadaşlarına, engelli çocuklarımızın yaşama sevincine kavuşmasına destek olan, destek veren herkese kalbi teşekkürlerimi sunarken, bu şehrin hamiyetsever insanlarını, vicdan sahiplerini, kalbinde Allah korkusu olanlarını, ilgili işletme ve kurumların sorumlularını, engelli çocuklarımızın derdine derman olacak, bitmeyen, bitirilemeyen müesseselerin bitirilmesi için gayret sarf edenleri, engelli çocuklarımızın ve kardeşlerimizin ellerinden tutmaya davet ediyorum…

Yazarın Diğer Yazıları